“DB ve IMF’deki hissemiz artacak”

Londra’da yapılan G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı’na katılan Devlet Bakani ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Açık Gazete’den Alpaslan Düven’in sorularını yanıtladı.

G20’de küresel mali kriz ve çözüm yolları ile diğer küresel konularda bir konuşma yapan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, IMF reformuyla ilgili olarak, IMF’in kaynaklarının artırılması ve yönetişim reformu son derece önemli olduğunu söyledi. Bakanın yanıtları şöyle:

– G-20 hakkında bilgi verir misiniz?
– Bildiğiniz gibi G-20, geçen seneye kadar bakanlar seviyesinde toplanan ve en gelişmiş ülkeyi kendi içinde barındıran bir oluşum. Ancak geçen sene Washington zirvesiyle beraber artık lider seviyesinde de toplanmaya başladı. Önce Washington’da sonra Londra’da ve bir sonraki de Pittsbourg’da yapılacak.

– Türkiye’nin G-20’deki rolü nedir?

– Türkiye’nin G20’deki rolünün oldukça önemli.Daha önce 2002-2007 yılları arasında 5 yıl arka arkaya bu toplantılara katılmıştım. Türkiye’nin rolü G-20 içerisinde oldukça önemli. Aktif olarakta tüm çalışmalara destek veriyor. Hatta bakan yardımcıları seviyesinde bir toplantıya da evsahipliği de yaptık. Ancak ilk on yılında daha çok istişari özellik taşıyan G-20, son küresel ekonomik krizle beraber daha önemli kararlar almaya başladı. Hem gelişmekte olan ülkelerin hem de gelimiş ülkelerin birarada olduğu için bir bakıma tüm dünya ekonomisini temsil etme özelliği var. Dünya ekonomisinin tümünü belki içermiyor ülke sayısına baktığınızda ama bu ülkelerin toplam gaysi safi yurtdışı hasılası ya da bu ülkelerin toplam ticaret hacmine baktığınızda dünya ekonomisinin ticaret ve gayri safi yurt dışı hasılı olarak büyük bir bölümünü bu ülkelerin teşkil ettiğini görüyoruz.

– Ekonomik kriz aşılacak mı? Bu yönde ne kadar yol alındı?
– G-20’de toplantılarında küresel ekonomik krizin genel bir değerlendirilmesi yapıldı ve bir çok ülkenin merkez bankası başkanlarınında ortak kanaati dünyadaki ekonomik daralmanın artık sonuna yaklaşıldığı ve bundan sonra göreceli bir iyileşme döneminin başlayabileceği yönünde… Ancak bu toparlanma ‘kırılgan’ bir toparlanma, henüz bu toparlanmanın hızı konusunda kimsenin fazla bir şer söyleyemediğini de burada görmüş olduk…

– Türkiye’nin AB ekonomisinden beklentileri var. Gelinen noktadan AB ekonomisi ne durumda?
– Özellikle bizi yakından ilgilendiren Avrupa ekonomisiyle ilgili beklentiler pekte olumlu değil. Amerika ve Asya’ya göre Avrupa ekonomisinin en geriden toparlanacağı konuşuluyor. Öte yandan, Türkiye’nin pek çok Avrupa ülkesine göre önümüzdeki yıl daha iyi bir performans göstereceği konuşuluyor. IMF, Dünya Bankası gibi pek çok uluslararası kuruluşun kanaati de bu yönde.”

– Türkiye bu yapılanmada ne kadar söz sahibi olacak?
– Dünya Bankası, IMF ve AB Merkez Bankası gibi uluslararası kuruluşları temsilcilerinin de toplantıya katıldı ve yaptıkları değerlendirmeler önemliydi. Bir çok ülkenin Merkez Bankası başkanlarıyla tek tek kısa ya da uzun görüşmeler yaptık.Uluslararası kuruluşların yönetimi de bundan sonra önem taşıyacak. Dünya Bankası ve IMF nasıl yönetilmeli, ülkelerin hissesi ne olmalı, ülkeler ne kadar söz sahibi olmalı… Özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin bu kuruluşlardaki hissesinin daha güçlü olması, daha yüksek bir temsil imkanına kavuşması ortak bir karar olarak açıklandı.

Türkiye’nin daha önceki dönemde 2007’de yaptığımız girişimlerle başlayan hisse artışı söz konusuydu ve bu kabul edilmişti. Toplam 186 ülkenin üye olduğu bir yapıda, 182 üyenin hissesi azalırken, Türkiye dahil 4 üyenin hissesi çoğaldı.Fakat bu hala Türkiye’nin gücünü, Türkiye’nin ekonomik gücünün geldiği noktayı yansıtan bir nokta değil. Dolayısıyla, bundan sonraki yönetim ve temsille alakalı reformlar. Hem Dünya Bankası’nda hem de IMF’de Türkiye’nin hissesi çok daha yüksek noktalara çıkacak. Hangi formülü uygularsanız uygulayın, bu artık görünüyor. Bunun kararı da teyid edilmiş oldu. 2010 yılı içerisinde Dünya Bankası’nda, en geç Ocak 2011’de IMF’de Türkiye’nin dahil olduğu önemli miktarda hissesin artacağı karara bağlanmış oldu…

– Orta Vadeli Program ne durumda. Ne zaman açıklamacak?
– G20’de dünya ticaretinin önündeki engellerin kalkması, korumacılığın herkese birden zarar verdiği teyid edildi… Orta Vadeli Program çok yakın zamanda açıklanacak. Finansal İstikrar Kurulu oluşturuldu ve Türkiye de artık bu kurulun üyesi.

– Bir de bankacıların aldıkları prim ya da ikramiyelerle ilgili konu var. Türkiye’de de bankacılara yüksek miktarlarda prim ödeniyor mu?
– Türkiye’nin bu konuda sıkıntısı yok. Zamanında aldığımız tedbirler çok farklı noktalarda..Banka yöneticilerinin sorumluluğunu ve başarılı olduklu zamanlarda elde edecekleri prim ya da ikramiye konularındaki bu dengeyi iyi kuramadığınız zaman, çok faklı noktalara gidebiliyor işler. Türkiye’de banka sahibi olmak ve banka yöneticisi olmanın ciddi bir sorumluluk getirdiğini herkes bildiği için, Tirkiye’de bankalarımız gayet emin adımla gidiyorlar.Bizde bundan memnunuz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.