Define aramak için hazırlanan ÇED raporları söylentiye dayalı!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Define aramak için hazırlanan ve bakanlıkça uygun bulunan ÇED raporlarının gerekçe kısımlarında “büyüklerimden duydum” ve “define bulma ihtimali yüksek” gibi ifadelere yer veriliyor. Söylentiye dayalı başvurular için parayı yatıran definecilere üniversite diplomalı mühendisler ÇED raporu hazırlıyor…
Dipsiz Göl’deki tahribatın ardından define aranması için ÇED Raporu hazırlama zorunluğu getirilmişti. 2020 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na yapılan başvurular arasında 32 define projesinin ÇED raporu kriterlere uygun bulundu. 2021’in ilk haftasında ise 2 define projesi kabul edildi. Yüz sayfayı aşan ÇED raporları, Bakanlığın yeterlilik belgesi verdiği özel kuruluşlar tarafından hazırlanıyor. Farklı disiplinlerden yaklaşık 5 kişilik bir mühendis ve uzman ekibi, “burada define aramak istiyorum” diyen birisi için ÇED raporu hazırlıyor. Hazırlanan ÇED raporlarındaki en çarpıcı bölümler ise hilti, kazma, kürek, mala, spatula, murç ve ekskavatör gibi projeyle ilgili araç ve gereçlerin belirtildiği kısım ile projenin zorunluluğu kısmı. Nevşehir’de define aramak için hazırlanan ve Bakanlıkça kriterlere ‘uygun’ bulunan bir ÇED raporunda, proje alanı ”yerleşim yerinde yaşayan büyüklerin anlattıkları, nesilden nesle gelen bilgiler ışığında” seçildiği belirtilirken Van’dan yapılan bir başka başvuruda ise “proje sahibinin yapmış olduğu araştırmalara göre define bulma ihtimalinin yüksek olmasıdır” ifadelerine yer verilmesi dikkat çekiyor. Bartın’da define aramak için hazırlanan ÇED raporunda ise proje gerekçesi olarak “Proje için yer alternatifleri incelendiğinde, proje sahibinin beyanı ve kendi yapmış olduğu keşfe dayalı hareket edildiğinden başka alternatifi aranmamıştır” deniliyor.

Zengin doğal ve kültürel mirasıyla dünyanın en şanslı coğrafyalarından birine ev sahipliği yapan Türkiye’de bu benzersiz zenginlik ne yazık ki yeterince korunamıyor. Defineci tahribatı doğal ve kültürel miras için önemli sorunlardan biri.

DİPSİZ GÖL FACİASINDAN SONRA DEFİNECİLİĞE ÇED KARARI GELDİ

Kasım 2019’da Gümüşhane’deki Dipsiz Göl’de yaşanan defineci tahribatı gölü kurutmuş, buna yönelik tepkilerin ardından ise izinli define aramaları için ÇED (Çevresel Etki Değerlendirme) raporu istenmesi zorunluluğu gündeme gelmişti. Ardından 28 Kasım 2019’da ÇED Yönetmeliğinde değişiklik yapılarak define aranması için ÇED raporu (Proje Tanıtım Dosyası) hazırlanması zorunlu hale getirildi.

YÖNETMELİĞE GÖRE DEFİNE: ‘GÖMÜLMÜŞ VEYA SAKLANMIŞ, BİLİMSEL DEĞER TAŞIMAYAN MENKUL VARLIKLAR’

Bu düzenlemenin ardından 21 Temmuz 2020’de Define Arama Yönetmeliği de değiştirilerek ÇED zorunluğu eklendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın hazırladığı Yönetmelikteki define şöyle tanımlanıyor: “Gömülmüş veya saklanmış olduğu ve duruma göre artık malikinin bulunmadığı kesin olarak anlaşılan, 2863 sayılı Kanunun 6’ıncı ve 23’üncü maddeleri dışında kalan ve bilimsel değer taşımayan menkul varlıkları.”

SON BİR YILDA DEFİNE İÇİN 34 ÇED BAŞVURUSU UYGUN BULUNDU

Bir yandan Türkiye’nin dört bir yanında kaçak ve yasa dışı defineci tahribatı sürerken, izinli define aranmasına getirilen ÇED zorunluluğunun ardından yapılan başvurulardan bugüne kadar 34’ünün kriterlere uygun bulunarak kabul edildiği ortaya çıktı. Bu başvurulardan 32 tanesi 2020, 2 tanesi de 2021’in ilk haftasına ait.

ÇED RAPORU İLE DEFİNECİLİK ENDİŞELERİ GİDERMEYE YETMİYOR

Defineciliğin ÇED kapsamına alınmasının Dipsiz Göl örneğinde olduğu gibi çevreye verilecek zararları azaltacağı düşünülüyor. Ancak hazırlanan ÇED dosyalarının daha çok formalitelerden ve tekrarlardan oluşuyor bu konudaki endişelerin gidermeye yeterli değil.

ÇED RAPORU: ‘ŞELALENİN DÖKÜLDÜĞÜ YERDE KAPAK GÖRÜLMÜŞTÜR’

Ordu’nun Çaybaşı İlçesine bağlı İlküvez Mahallesinde bulunan Aşıklı Şelalesinde define aranması için hazırlanan ÇED raporunun ilgili yönetmeliğe ‘uygun’ bulunarak işleme konulması, konuyla ilgili endişeleri haklı çıkaracak boyutta.  Cuma Çayında bulunan Aşıklı Şelalesinde define aramak için hazırlanan ÇED raporunda, “Aşıklı Şelalesinin döküldüğü noktada bulunan göl alanında araştırmalar sonrasında yaklaşık 1 m derinliğinde göl tabanında kapak olduğu görülmüştür. Define arama çalışması şelalenin döküldüğü noktada 50 m2’lik alanda gerçekleştirilecektir” ifadelerine yer veriliyor.

RAPORDAN: ‘SUYUN KESİLMESİYLE DEFİNE ARAMASI YAPILACAK’

Şelalede olduğuna inanılan defineyi çıkarmak için dere yatağının suyunun akış yönün değiştirileceği bilgisine yer verilen ÇED raporunda, “Suyun kesilmesinin ardından söz konusu kapak kaldırılarak define araması gerçekleştirilecektir” deniliyor.

‘PROJENİN ALTERNATİFİ YOK, AMAÇ MADDİ KAZANÇ SAĞLAMAK’

Aşıklı Şelalesi’nde define aranmasının amacı ve gerekliliği ise ÇED raporunda şöyle açıklanıyor: “Define aranacak yer ile ilgili yapılan ön araştırmalardan dolayı yerin alternatifi bulunmamaktadır. Projenin amacı; tarihi ve kültürel eserlerimize zarar verilmemesi, tarihimizin ve kültürümüzün yok edilmemesi, devlet müzesinde olması gereken eserlerin, devlete bildirilerek, devletçe belirlenen değer üzerinden maddi kazanç sağlamaktır.”

KAHRAMANMARAŞ: ‘PROJE SAHİBİ ARAŞTIRDI, DEFİNE BULMA İHTİMALİ YÜKSEK’

Kahramanmaraş’tan yapılan Ocak 2021 tarihli bir define ‘projesi’ ile ilgili hazırlanan ÇED raporunda da 422 metrekarelik proje alanının 50 metrekarelik kısmında ‘Define Arama Projesi’ gerçekleştirileceği, kazı çalışmalarının 10 metreyi aşmayacağı kaydedilerek şu ifadelere yer veriliyor: “Projenin ve yerin seçilme nedeni proje sahibinin yapmış olduğu araştırmalara göre define bulma ihtimalinin yüksek olmasıdır. Proje ile tarihi ve kültürel eserlerimize zarar verilmemesi, devlet müzesinde olması gereken eserlerin ilgili devlet kurumuna bildirilerek, devlet tarafından belirlenen değer üzerinden kazanç sağlanması amaçlanmıştır.

NEVŞEHİR: ‘BÜYÜKLERİN ANLATTIKLARI, NESİLDEN NESLE GELEN BİLGİLER IŞIĞINDA PROJE ALANI SEÇİLMİŞTİR’

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ilan ettiği ve ilgili yönetmeliğe uygun bulunan Define Arama Projeleri arasından incelediğimiz ÇED raporları arasında Nevşehir’den bir proje dikkat çekiyor. Aralık 2020’de başvurusu kabul edilen ve define arama projesiyle ilgili ÇED raporunda, Kozaklı ilçesine bağlı Kalecik köyündeki tapulu arazide define aranmasının amaçlandığı belirtiliyor. Yer seçiminin gerekçesi ise “Proje sahasının seçiminde yerleşim yerinde yaşayan büyüklerin anlattıkları, nesilden nesle gelen bilgiler ışığında ve proje sahibinin bahçesi olması sebebiyle proje alanı seçilmiştir” şeklinde özetleniyor.

 VAN’DAN BİR ÇED RAPORU: ‘DEFİNE BULMA İHTİMALİ YÜKSEK’

2020’de yapılan başvurularından biri de Van’ın Muradiye ilçesinde define aranmasını içeriyor. Muradiye Şelalesinin de üzerinde yer aldığı Bendimahi Çayı yakınında seçilen arazinin mülkiyetinin hazineye ait olduğu belirtiliyor. Van Valiliği’nce ÇED Gerekli Değildir Kararı verilen projenin uygulanması (define aranması) sırasında 5 kişinin çalışacağı kaydedilerek yer seçimi gerekçesi hakkında ise “Projenin ve yerin seçilme nedeni proje sahibinin yapmış olduğu araştırmalara göre define bulma ihtimalinin yüksek olmasıdır” görüşüne yer veriliyor.

KONYA: ‘PROJE BEDELİ 50 BİN TL, DEFİNE İÇİN 10 KİŞİ ÇALIŞACAK’

Konya’nın Yunak ilçesinde aranması planlanan define için hazırlanan ÇED raporunda yer verilen bilgiler de şöyle: “Define, çok eski zamanlardan kalma, saklı, sahibi bilinmeyen ve kıymetli taşınır bir şeydir. 2.813 m2’lik arazinin 49 m2’lik kısmındaki define arama faaliyeti yapılacaktır. Proje alanı Tarım Alanında yer almaktadır. Planlanan proje için ilgili yönetmelik gereğince çalışılacak maksimum süre 15 gün olarak belirlenmiş olup çalışmaların günde 8 saat gerçekleştirileceği planlanmıştır. Define arama çalışmaları, define aranacak yere en yakın müzeden görevlendirilecek iki ihtisas elemanı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığının kolluk hizmeti yürütmekle görevli mahalli birer temsilcisi gözetiminde çalışacak 10 kişi ile gerçekleştirilecektir. ‘Define Arama’ projesi için öngörülen proje bedeli 50.000 TL’dir.

ÇED İÇİN PROJE SAHİBİNİN YÜZEY ARAŞTIRMASI VE BEYANI YETERLİ

Proje sahasının yerleşim yerinde yaşayan büyüklerin anlattıkları, yani nesilden nesle gelen bilgiler ışığında, alanda yapılan yüzey araştırmaları, proje sahibinin beyanı ve kendi yapmış olduğu keşfe dayalı hareket edildiğinden ve proje sahibinin tapulu arazisi içinde olması yer alternatifi aranmamıştır.”

BARTIN: DEFİNECİLİĞİN ÇEVRESEL BİR YATIRI OLDUĞU SÖYLENEBİLİR

Mart 2020’de Bartın’dan yapılan bir define arama başvurusunda ise Ulus ilçesine bağlı Kumluca Beldesi Döngeller köyünde define aranacağı belirtiliyor. Proje sahibinin keşfi ve beyanının gerekçe olarak yeterli görüldüğü kaydedilen ÇED raporunda, “Projenin; olası çevresel etkileri rapor içerisinde yönetmelikler kapsamında belirtilen hususlara uyulması durumunda çevresel bir yatırım olduğu söylenebilir” deniliyor.

HATAY: ‘PROJE İÇİN KAZMA, KÜREK, BALYOZ VE MURÇ ALINACAK’

İncelediğimiz define amaçlı ÇED raporlarından biri de Hatay’ın Samandağı ilçesine ait. Yaylıca köyündeki özel kişiye ait bir arazide define aranmasını öngören ÇED raporunda şu bilgilere yer veriliyor: “Gerçekleştirilecek proje için bir adet tekerlekli kazıcı-yükleyici ve bir adet paletli ekskavatör kiralanacak, kazma, kürek, manila (kaldıraç), balyoz, murç, caraskal, mala ve spatula alınacaktır… Projenin amacı; tarihi ve kültürel eserlerimize zarar verilmemesi, tarihimizin ve kültürümüzün yok edilmemesi, devlet müzesinde olması gereken eserlerin devlete bildirilerek, devletçe belirlenen değer üzerinden maddi kazanç sağlamaktır.”

ÇED İLE DEFİNE ARANMASINDA HATAY VE VAN BAŞI ÇEKİYOR

Türkiye’de defineciliğin yeni boyutu ÇED raporu eşliğinde yasal hazine avcılığı şeklinde özetlenebilir. Define aramak için son bir yılda ÇED başvurusu uygun bulunan iller arasında 4’er başvuru ile Van ve Hatay başı çekiyor. Bolu’dan 3, İzmir, Balıkesir, Kastamonu, Siirt ve Ordu’dan 2’şer; Tekirdağ, Kocaeli,  Artvin, Bartın, Düzce, Nevşehir, Kahramanmaraş, Konya ve Kocaeli’nden ise 1’er başvuru ilgili yönetmelik kapsamında uygun bulunarak işleme konuldu.

 

Önceki haberEndonezya’da 62 yolculu uçağının yeri tespit edildi
Sonraki haberAlmanya Sağlık Bakanı: Aşı tercihi mümkün değil
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.