Defolun gezegenimizden…

Defolun gezegenimizden…

0
PAYLAŞ

Sadece negatif unsurlar üretmek, ruhi tahribatlar yaratmak, doğayı katletmek, maddi güce bağımlı olarak, sineğin kanadından yağ çıkarıp, egoları besleyen nalıncı keserlerini yontmak, ülkeleri savaşa sokmak, insanın kozmik değerini ve spritüel itibarını sıfırlamak maksatlı çalışan organize bir göksel sistemin, ama göğün karanlık yanından körükle beslenen bir mekanizmanın parçası ya da eseri olmalılar… ki orda erdem, duyarlılık, vicdan gibi mefhumlar olmasa gerek…
İnsan olan, üç kuruş rant uğruna, çoluğunun çocuğunun içtiği içme suyunun boklanmasına müsaade eder mi ya? Maddeye bağımlıysa eder… Bodrum’da deniz kenarında salınan çok otel, ya da tatil köyü bilirim, ki lağımlarını geceden denize saldıkları günlerde, kendi çocuklarının denize girmelerini yasaklarlardı. Ne zaman ki o çocuklar denize girmiyorlar, o gün köpük köpük olurdu turkuaz sular…
Kadı’nın davacı olduğu yerde, sosyete plajlarında böyle paklanmaya layık halkımızın A+ segmentlerinin bile, bok içinde çimmek hiç umurlarında olmadığı için, düzene konulamadı deniz suları bile… Düzen düzdü, koyan kodu her tarafa… Tıpkı, her musibete şerbetli halkımızın, tepki denen müesseseden korkmasından ya da haberi olmamasından dolayı, ne versen sindirmesi, iki ucu şeyli olduğundan bir eliyle tutup doğrultamadığı yenilesi sopanın tam ortasına da bizzat kendilerince oy sandığında gübre atılması gibi…
Yalova ve çevresinin içme ve kullanma suyunu temin eden Gökçe Barajı için yaşanan kronik tartışmaları yaratanlar, bana gezegene kaçak ithal mal gibi giren, sahte, kanserojen ve kalitesiz çirkinlikleri hatırlatıyorlar… Tüm bölgeyi ilgilendiren bu konu için AKP Milletvekili ve AKP İl Başkanı ile, vilayetin koltuk işgal eden bilimum yöre belediye başkanlarının, konunun kendilerini yakından ilgilendirmesine rağmen, sessiz kalmalarını artık olağan karşılıyorum.
Çünkü geride müthiş bir sistem var, sistem dışına çıkıp, başını göstermeye meyilli tüm sesler susturulmaktan veya koltuklarından korktuklarından, anında sistemin çarkına dahil oluveriyorlar ve böylece, doğanın ebesinin çeteler halinde ve incelikli bir ekip çalışmasıyla, taammüden ırzına geçiliyor…
Termal Belediye Başkanı ise, bu sistemin içinde olup olmadığını bile bilemeden, tekniğine haiz olmadan, baraj için ince planlarla ve ısrarla hazırlanan özel hükümlerin havzada olumsuzluk yaratmayacağını savunuyor. Yani bizzat baraj kuruyor pozitifliklere karşı… Sorsan neye hizmet ettiğini açıklayamaz… Radyasyonlu çay içenle, “ bize birşey olmazcılarla“, “aids bize sökmez, biz rakı içiyoruzcularla“ aynı kafa, aynı tufa…
Doğa katillerinin, gerekçe olarak enerji ihiyacına sığındıklarını biliyoruz da, “bunun getirilerini ve götürülerini teknik olarak ve feasable olarak izah et ve bizi ikna et“ desek, hiç biri becerebilecek mi acaba?
Soru şu… Kimin adına ve neleri yok etmek için o mevkidesiniz? İçme suyunun engin bir fosseptik çukuru olmasının kokusunda payınız ne? Rantta payınız ne? Çapınız kaç? Cümrünüzün gramı ne ediyor? Niçin bu gezegeni seçtiniz?
Peki soran niye yok bu basit soruları? Bu nasıl muhalefet? Nerde adam adama markaj? Nerde tam saha press? Senin suyunu şaapıyolar, havanı bazlıyorlar, yarınına baraj kuruyorlar, daha ne yapsınlar? Sen kör olup, konuya hakim olmazsan, işte böyle senin meydanlarında kör topal at koştururlar dört nala.. Sen tırsıp da, tırıs tırıs saklanırsan, senin su içtiğin baraj göllerine işte böyle işerler…
Nasreddin Hoca’nın Akşehir gölüne artık yoğurt mayası çalınabilecek hale geldi, 2 kap su kaldı orda… Bafa gölü kanser oldu, tedavisi yok. Derelerimizin hepsini geri zekalılar HES’apları doğrultusunda HES’lediler… PES diyecek hal kalmadı, elbirliği ile gezegenin içine ediyorlar, düşman birlikleri ittifak halinde saldırıyorlar hayatımıza, çocuklarımızın geleceğine, ceplerimize, besinlerimize, havamıza, suyumuza.. Ve her gece, işgal ettikleri ekranlarda ahkamlar kesiyorlar bu cüruflar, cümbür cemaat…
Defolun gidin Dünya’mızdan serseri mayınlar, çirkin gök taşları, zibidi partiküller, ozon delen tecavüzcüler, azılı yarın düşmanları ve mebzul miktarda her santimetrekareye düşen işbirlikçi ahlaksızlar…
Defolun gidin gezegenimizden…

BİR CEVAP BIRAK