Delinin taşı…!

Neler yapmadık bu vatan için?
Kimimiz öldük,
Kimimiz nutuk söyledik;
demiştir.


Düşünün bir kere. Birileri çıktı ve PKK’yı kurdu. Ülkenin bütün akıllıları toplanıp başlangıçta bu örgütün ne istediğini sorgulayacağına, arkasındaki güçlerin kimler olduğunu araştıracağına, otuz yıldır yok Kürtler Dağ Türk’üdür, yok efendim şu, yok efendim bu diye mahalle siyasetinin bile daha muteber olduğu masallarla uyuttular problemi ve işin büyümesine sebebiyet yarattılar. Bu arada PKK’yı besleyenler en modern silahlar kuşanmasını sağladılar.
Öte yandan asker, tahtadan kurulmuş karakollarda iyi yetiştirilen ‘Gerilla’nın stratejilerine karşı etkili eğitim almadan nöbet tutturuluyor.
Ve korunamıyor o karakollarda,
Ölüyor…!


Her iki taraftan ayni vatanın evlatları yok oluyor! İnsanlarımız ölüyor ama ‘Akıllı!’ politikacılarımız kuyudan taşı çıkarmanın yolunu arayıp bulma yerine inanın olayları gövde gösterisi ve ‘Nutuk’ atma fırsatı sayıyor. Ekranlar önüne çıkıp cart-curt ettikten sonra büyük bir iş yapmanın huzuru içinde kendi kendilerine; “Aferin sana ulan çok iyi konuşmuşsun ölenlerin çocukları da, karıları da, sevgilileri de hatta büyütmek için senelerini veren Ana-babaları da salladığın bu nutuk ile acılarını unutacaktır” tatminkarlığı içinde bir başka sefere kadar lüks evlerde bekleyen hüzünsüz kucağa dönerler!
“Ateş düştüğü yeri yakarmış…!”


Ülkeyi yönetenlerin çocukları tahtadan kurulmuş karakollara gönderilmez, çünkü onların çocukları o yerlerde vatan hizmeti vermeyecek kadar kıymetlidir. Oralara ‘Gerilla’ liderlerinin çocukları da gönderilmez. Gidip ölenler hep zavallı, fakir insanların ucuz canlarıdır.
Fakir ve zavallının çocukları ölür oralarda…!
Kalkan cenazeler masum fakirin evlatlarıdır…!


…Ve gerilla komutanı ölümlerine sebep olduğu yoldaşların yasını tutmaz, büyük başarısını kutlar birkaç yareni ile… Başarı addettiği vatan evlatlarının ölümü aslında ‘Vatan’ üzerinde gizli emelleri olanlara mı yaradı, düşünmez. Onun veya evladının burnu kanamadı ya, öldürttüğü askerin sayısına bir hayli sevinir. Devleti yöneten ‘Nutukseverler’ gibi sevgilisinin kucağına girer o da büyük ihtimal ve rahatlıkla…Ve bir başka ‘Kan Gölü’nün planlarını hazırlamaya başlar kafasında o kucağın sıcaklığında…!
Ülkenin yönetiminden sorumlu akıllı devlet adamlarımız da ‘Katil Gerilla’nın üzerine kendi evlatlarının rol almayacağı seferler düzenlemeyi düşünür. Vatan evlatlarının ölümlerine ölümler tertiplenir…! 


Ne garip ‘Bir adım önde’ olmak için Kıbrıs’ın bir Elen toprağı olmasına boyun eğdik. ‘Ermeni Katliamı’nı kabullenircesine Ermenistan’ı ziyarete gittik. Ama ayni vatanın insanı olan Kürt insanının isteklerini oturup görüşmek ve kuyudan taşı çıkarmak için ‘Bir adım önde olma’yı bir türlü akıl edemiyoruz.
İnsanlarımız mı ölüyor?
Ölsün, bunlar bizden olanlar ve canları bedava. Ceremesi bir kazan sudur nihayetinde. Analar ölenlerin yerine başka çıkarır dokuz ay sonra.
Zihniyet galiba böyle…!
Rum’a gelince iş değişir…
Ermeni’ye gelince de ayni. Feda olsun bu yurdun her şeyi…!
Yeter ki ABD ve AB bizi sevsin…!
Vay ki vay mesul beylere…


Ya Kürt halkının istekleri?
Ülkenin barışı?
!!!!!!!!!!


Delinin biri taşı kuyuya atmışsa, taşı çıkaracak akıllımız da yoksa…?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.