Demirel davasında tekelci medya da suçludur

Acık Gazete olarak Egebank’ta mevduat sahiplerinin paralarının çar çur edildiği yerlerin saptanılması ve paraların geri toplanılarak sahiplerine iade edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Yahya Murat Demirel, Egebank’ın içini boşaltırken soyadından dolayı devlet kurumları sessiz kalmış, tekelci basın ise ‘sus payı’ aşırı reklam gelirini sağlamak için soyguna göz yummuştur. Tekelci medya kamu görevini kötüye kullanmış, soygunda dolaylı ama bilinçli olarak yer almıştır.


TEKELCİ BASININ SUÇU


Demirel’in sahibi olduğu Egebank, 1999’un en çok reklam harcaması yapan bankaları arasında yer aldı. öyle ki, “250 Dolara Repo” kampanyası ile topladığı 150 milyon doların yüzde 13.3’ü olan 20 milyon doları reklam için harcadı. Oysa Egebank’ın yalnız reklam için harcanan bu miktar batılı bir bankanın ancak yıllık kazanç oranını teşkil edebiliyordu. Yahya Murat Demirel, kendisiyle Hürriyet Gazetesi’nden özel reklam röportajı yapılmasını sağlamış ve 20 milyon dolar reklam harcamasını o tarih itibariyle bizzat kendisi söylemişti.


Meslek ilkelerini çigneyen gazete yazıişleri ve ekonomi servisi müdürleri, Egebank’ın soyulduğunu bilmelerine karşın reklam bölümünün istemi doğrultusunda muhabirlerine abartılı reklam haberleri ürettirerek hem bankanın içinin boşaltılmasına katkıda bulundular, hem de meslek ilkelerini bir kez daha çiğnediler.


Yahya Murat’ın tekelci medya ile çıkar işbirliği o kadar güçlüydü ki , adında Murat yazmayı unutan Dünya gazetesi muhabirini işten kovdurtmuştu. Kamuoyunda “Hayali sunta ihracatcısı” diye bilinen ve KKTC’de banka da kuran kuzeni Yahya ile isim karışıklığına hep kızan Yahya Murat’ın muhabiri kovdurtma isteğine, Dünya Gazetesi’nin patronu rahmetli Nezih Demirkent boyun eğmişti. “Para kazanılır ama prestij asla satın alınamaz” diyen Demirkent için ne yazık ki reklam geliri “duayen”likten de önce gelmişti.


Açık Gazete olarak Egebank’ın ‘sus payı’ rüşveti sayılan reklam harcamalarının tekelci medyadan alınarak mevduat sahiplerine iade edilmesini istiyoruz. Tekelci medyanın haksız kazancını vergilerimizle ödemek istemiyoruz!


SÜLEYMAN DEMİREL’İN AİLE FOTOĞRAFI


Medya’nın “eski” yerine “9. Cumhurbaşkanı” diyerek onurlandırdığı, Süleyman Demirel, “Suç babadan oğula geçmez” diyerek Egebank olayının bir parçası olmadığını söylemekle yetindi. Türk halkının “baba” dediği Yahya Demirel’in amcası, Süleyman Demirel, “köstebek” ile ilgili sorulara da kızarak, “Bana köstebek diyen delidir” dedi. Oysa, Egebank, Süleyman Demirel’in çok yakın çevresinedki ilk soygun değildi.


İşte Süleyman Demirel’in bilimsel bir mercekle incelenmeyi bekleyen aile fotoğrafı:


* Şefika Demirel: Süleyman Demirel’in yengesi. Hacı Ali Demirel’in eşi ve Yahya’nın annesi… Süleyman Demirel’in başbakan olduktan 6 ay sonra 1992 martında KKTC’de banka satın alıyor. Hemen izleyen aylarda Halk Bankası’ndan KKTC’deki bankaya kredi çikartılıyor. Ve 1994’te banka batıyor.


Devlet Bakanı Yüksel Yalova’nın Emin Çölasan’ın talebi üzerine gönderdiği yazılı açıklaya göre de Vakıfbank ise öbür yeğen Yahya Murat Demirel’in şirketine ilk krediyi 1992’de açmış. Milliyet’ten Meral Tamer haklı olarak soruyor, “Neden 1990 ya da 1991 değil de, 7. Demirel hükümetinin kurulduğu kasım 1991’den sonra?” Yalova’nın açıklamasına göre 1994’ten sonra krediler kesilmiş.


* Şevket Demirel: Süleyman Demirel’in kardeşi, “2. Yahya” Yahya Murat’ın da babası… Yahya Murat, 1993 ocağında “Başbakan’ın yeğeni, SEKA ürünlerine zam gelmeden 1 gün önce 2.5 milyar liralık duralit aldı” haberiyle basında boy göstermeye başlamış. Yeğen Demirel’in Genel Müdürü olduğu şirketin yönetim kurulu başkanı ise babası Şevket Demirel.


Cumhuriyet, 1994 kasımında “ORÜS’te temiz eller çelişkisi. Şevket Demirel’le ilgili iddiaları Teftiş Kurulu ve TBMM KİT Komisyonu farklı değerlendirdi” diye yazıyor. “Hazine’den Demirel’lere trilyonluk teşvik” yine aynı dönemde hemen bütün gazetelerde benzeri başlıklarla yer almış. Sabah’ın 1998 ağustosunda Ballı Birader başlığıyla verdiği haberde de “Şevket Demirel’in 1994’te İzmit yakınlarındaki DYP’li Yeniköy Belediyesi’nden aldığı arazi, 4 yılda 100’e katlandı” deniliyor.


Kendi adıyla kurduğu Şevket Demirel Holding’in Yönetim kurul Başkanı. Şevket Demirel Holding A.Ş. bünyesindeki firmalar ile EDA Finansal Kiralama A.Ş. ve üniversal Yatırım Holding A.Ş.’ye (Firmaların ağırlıklı ortağı yüzde 60 Şevket Demirel A.Ş.) açılan kredilere karşilık olarak Şevket Demirel Holding A.Ş. ve Murat Demirel’in borçlu ve müteselsil kefil olarak kefaleti yanında 28.2 trilyon TL ve 45.5 milyon dolar (toplam 88.9 milyon dolar) tutarında birinci derecede gayrimenkul ipoteği alınmış bulunuyor. Bunlara arasında İzmit’te 800 dönüm imarlı arsa, Beykoz’da 173 dönüm imarlı villa arsası ve fabrika binası gibi 1041 dönüm gayrimenkul de yer alıyor.


* Hacı Ali Demirel: 2000 Ekiminin ilk günlerinde Egebank tartışılırken Süleyman Demirel’in kardeşi Hacı Ali Demirel de, bir başka davadan mahkemede terliyordu. Hacı Ali; Demirel ailesinin kontrolünde olan Orma, Haymak, Terakki Kollektif, Kuştur, Göltaş ve Peraja-Coca Cola gibi şirketlerin ortağı… Süleyman Demirel’in başbakanlığı döneminde devlet bankalarında aldığı krediler kamuoyunda tartışıldı. Dünya Kalkınma Bankası’ndan alınan 2.5 milyon dolarlık kredinin 1.2 milyon doları Demirellere ait Terakki Şirketi’ne verdiği öne sürüldü. Kamuoyunda hakkında tartışılan konular arasında usulsüz ihaleler, kaçak imar ve başbakan kardeşten destek gördüğü yer aldı. Borçlarından dolayı Kasım 1999 ve Nisan 2000’de hakkında iki ayrı tutuklama kararı verildi. İstanbul Tarabya’daki yalısı kredi borcuna karşilık olarak İşbankası’na geçti. Malki davasında Veli Sözdinler cinayetinde azmettirici olarak yargılandı ve Nisan 2000’de delil yetersizliğinden hakkında takipsizlik kararı verildi.


* Yahya Demirel: 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in diğer yeğeni I.Yahya 55 yaşında ve Hacı Ali Demirel’in oğlu… Yahya Demirel adını hayali sunta ihracatıyla duyurdu. Yahya, cezaevinde yattı, çıktı, vuruldu, iyi oldu. Şekerbank’tan büyük paralar çekti. Kıbrıs’ta bir banka kurdu, sonra kapatıldı. Yahya Demirel, usulsüz teminat mektubu sağlamaktan 1 yıl 3 ay hapis yattı ve sahibi olduğu şirketleri baz morfin kaçakçılığından haksız vergi iadesine kadar bir dizi yasadışılıkla suçlandı.


1988’e gelindiğinde hayali sunta ihracatı olayı çoktan kapandı. Yatırımcı yeğen yerinde durmadı. Bu kez de Şekerbank’ı 20 milyon dolar dolandırdığı gerekçesiyle (amcası Süleyman Demirel’le kucaklaştığı bir fotoğrafın eşliğinde) Sabah gazetesinin 1. sayfasına haber oldu. 1992’de 1. Yahya’nın Kıbrıs Yatırım Bankası’nı satın alması da gazetelere manşet oldu.


* Cavit Çaglar: Süleyman Demirel’in “işte ailem” dediği fotoğrafta yer alan Bursalı işadamı Cavit Çaglar da İnterbank’ın “kansız” ama “kirli” soyguncusu olarak adlandırıldı. Egebank gibi köklü bir geçmişe sahip olan İnterbank 1988’de Selanikte kuruldu. Bursa bağımsız milletvekili çaglar’ın kurduğu paravan şirketlere kaynak aktarmada kullanıldıktan sonra 8 Ocak 1999’da Merkez Bankası Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nca el konuldu. İnterbank’ın başvurusu üzerine 1999 Ocak’ında, çaglar’ın beş şirketi hakkında 158.4 milyon dolarlık haciz kararı alındı.


* Kamuran Çörtük: İzmir’deki Balina Operasyonu’nda, Kamuran çörtük’ün sahibi olduğu Bayındır Dış Ticaret’in 1 trilyon 508 milyar liralık naylon fatura kullandığı belirlendi. 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in aile fotoğrafında yer alan Çörtük’ün, Galatasaray Kulubü Başkanı Faruk Süren yöntemiyle naylon faturalarla vergi iadesi aldığı saptandı.


Süleyman Demirel, demeçlerinde “soygunlar dışında” yakınlarına sahip çıktı… Kamuoyu her olayda, “devletin ve bankaları hortumlayanların yakınında Süleyman Demirel olmasaydı soygunlar başarılı olur muydu?” sorusuna yanıt aradı. Demirel’in aile fotoğrafı bilimsel olarak araştırılacağı günü bekliyor…


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.