Demirel ve 28 şubat…

“Doğrusu asker müdahalesi olabileceğini düşünmedim. Asker müdahalesi olacak olsa tanklar Sincan’da değil başka yerde yürür “

Yukardaki sözler Dokuzuncu Cumhurbaşkanı ve eski Başbakan Süleyman Demirel’e ait.

28 Şubat Postmodern Darbe’nin yıldönümünde Vatan Gazetesi’nde yayınlandı görüşlerinden bir kesitte yer alıyor bu cümle.

Sincan’da tankların sokaklarda yürümesinin haberini alıyor Demirel ve bunu bir askeri müdahale olarak düşünmüyor.

Müdahale olsa tanklar başka yerde yürürmüş Demirel’e göre.

Çankaya Köşkünde oturuyor 28 Şubat 1997’de.

Kendileri  Özal’ın beklenmedik ölümünden sonra Cumhurbaşkanı seçilmiş.

Tüm istihbarat elinde.

Askerler emrinde.

Neticede Anayasanın kendisine verdiği yetkiye göre, aynı zamanda Başkumandan sayılıyor.

Ama Sincan’da tankların tatbikat (!) için yürüdüğüne inanıyor.


İyi ki “ Ne var bunda, tank taburundaki er ve erbaş erken gelen baharı karşılamak için pikniğe çıkamazlar mı?” dememiş.

Diyebilirdi de…


Çünkü bu eylem hiyerarşik…

12 Eylül 1980 Darbesi de…


Nedense Demirel’in darbelerden haberi olmuyor.

Ya da en son duyan Demirel oluyor.


Nitekim 1980 Darbesinin de haberini alamamıştı.

MİT elindeydi…

Emniyet emrindeydi.

Ordu kışlasındaydı.


Başbakan Demirel’in Emniyet Genel Müdürü İsmail Dokuzoğlu, 12 Eylül sabahı Garnizon Komutanının kendisinden 30-40 kadar minibüs istemesi karşısında kuşkulanmamış bile.


Demirel’in bakanlarından en ufak bir “tüyo” gelmemişti.

Herkes ne olacak, askerler gelecek mi diye beklerken, Başbakan Güniz Sokak’daki evinde mamur ve müreffeh vaziyette.


Emniyet Genel müdüründen istenen minibüslere sabaha karşı bakanlar ve Adalet Partisi’nin önde gelenlerinin bindirilip askeri garnizonlarda ağırlanacağını (!) kimse farketmemiş.

Buna Emniyet Genel Müdürü Dokuzoğlu dahil.


Demirel sormuş “İsmail bey, askeriyede bir hareket var mı?” diye.

Dokuzoğlu “Hiç bir hareket yok başbakanım. Hatta öyle mutluyum ki,

Bizden minibüs bile istediler. Hepsini gönderdim” demiş.


28 Şubat 12 Eylül’den farksız değil.

Demirel askerleri ne tanıyor ve ne de iyi okuyabiliyor.


Gerçi 28 Şubat’ın senaristi olmasa da, yapımcısı kendileridir ama cahilleri oynamayı tercih ediyor.


Erbakan’ı indirmenin yolunu 28 Şubat’la gerçekleştiren Demirel’in Postmodern Darbenin önüne geçmesi bal gibi mümkündü.


Kendisini iki kere indiren askerlerin 28 Şubat’ta ne istediklerini başındanberi biliyordu Demirel.


Üstelik Sincan’ın caddelerinde yürüyen tankların pikniğe çıkmadıklarını da biliyordu.


“Yollar yürümekle aşınmaz” cümlesiyle bilinen Demirel’in en büyük korkusu, tank paletlerinin asfaltı aşındırnasındsan kaynaklanıyordu.


Nitekim kendisi de söylüyordu söyleşinin bir yerinde:

“Yollar yürümekle aşınmaz ama tank paletleri yolu aşındırır”


Ne diyelim.

Demirel bu.

Onun için “Dün, dündür” yani. 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

five × three =