‘Demirtaş’ın avukatları hazırlık içinde, yaptırımlar zinciriyle karşı karşıya kalınabilir’

Sözcü yazarı İsmail Saymaz, tutuklu eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın avukatlarının Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne başvurmaya hazırlandıklarını yazdı.

Saymaz, “Demirtaş’ın avukatları, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne başvurmaya hazırlanıyor. Avrupa Konseyi’nden çıkarılmaya kadar varabilecek bir yaptırımlar zinciriyle karşı karşıya kalınabilir. AİHM, Türkiye’yi sözleşmenin 46’ncı Maddesi’ne uymaya çağırıyor. Bu madde, AİHM kararlarının uygulanacağını taahhüt ediyor. Türkiye uymazsa ne mi olur? Yaşayıp göreceğiz” dedi.

İsmail Saymaz’ın Sözcü’deki yazısından ilgili kısım şöyle:

Üzerinden yaklaşık dört yıl, onlarca duruşma ve yüzlerce siyasi konuşma geçtiği için Demirtaş’ın neden cezaevinde olduğu pek hatırlanmıyor.

Türkiye, 2016 yılına milletvekili dokunulmazlıkların kaldırılması tartışması ile girdi. Erdoğan, o yıl “Parlamento gereğini yapmazsa, bu millet, tarih bu parlamentodan hesabını sorar” dedi.

TBMM, 20 Mayıs 2016’da ‘gereğini’ yaptı.

Anayasa’ya bir madde eklenerek, toplu sünnet töreni gibi, milletvekillerinin fezlekeleri savcılıklara gönderildi.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Demirtaş’ın 39 fezlekesini birleştirdi.

Atfedilen eylemleri arasında 6-8 Ekim 2014’deki Kobani gösterileri de vardı.

Demirtaş, 4 Kasım 2016’da tutuklandı.

Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi, Demirtaş’ı 2 Eylül 2019’da tahliye etti.

Ancak İstanbul’da, örgüt propagandasından 4 yıl 8 ay ceza aldığı için cezaevinden çıkamadı.

Bu arada propaganda suçundan verilen cezalara Yargıtay’a götürülebileceğine dair düzenleme kabul edilince Demirtaş’ın serbest kalması gündeme geldi.

Nitekim 20 Eylül 2020’de cezaevinden çıkması beklenirken, aynı gün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ikinci kez tutuklandı.

Gerekçe yine Kobani Olayları’ydı.

Bir gün sonra Erdoğan, “Bunları bırakamayız” dedi.

Demirtaş, AİHM’e başvurdu. AİHM 2. Dairesi Türkiye’yi 2018’de suçlu buldu. Ne var ki Demirtaş, hızlıca mahkum edildiği için bırakılmadı.

Türkiye AİHM’e, Demirtaş ise Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) gitti.

AYM, 9 Haziran 2020’de Demirtaş’ı haklı buldu. Demirtaş’ın adaylık ve siyasi faaliyette bulunma hakkına kısıtlama getirildiğini ve tahliye başvurularının basmakalıp gerekçelerle reddedildiğini kaydetti ve tazminata hükmetti.

Son söz AİHM’e kaldı.

AİHM Büyük Dairesi, 22 Aralık günü Türkiye’yi beş ayrı maddeden cezaya çarptırdı.

İlk ceza, AİHS’te ifade özgürlüğünü düzenleyen 10. maddeden verildi.

Büyük Daire’ye göre…

Anayasa’nın 83. maddesindeki, milletvekillerinin TBMM’deki sözlerinden ve bunları meclis dışında yinelemekten yargılanamayacağı hükmüne rağmen Demirtaş, demeçlerinden ötürü tutuklandı.

Kararda, Kobani Olayları ve HDP’nin tweetlerine ilişkin “HDP’nin halkı sokağa çağıran tweetleri bu hassas duruma uygun değildir. Bu çağrılar şüphesiz olarak, başta Türkiye’nin güney doğusu olmak üzere zor durumlar ortaya çıkarmıştır. Gerçekten de çağrılar üzerine birçok şiddet olayı meydana gelmiştir” deniliyor.

Ancak tweetlerin ifade sınırında kaldığı savunuluyor.

Demitaş’ın “Apo’nun heykelini dikeceğiz” sözlerini rahatsız edici bulan AİHM’in kararında, “Çözüm sürecinin sonuna kadar başvurucuya karşı adım atılmamıştır” deniliyor.

Kararda, hukuki sürecin 7 Haziran 2015’te HDP, TBMM’ye girdikten ve Çözüm Süreci bittikten sonra başladığına dikkat çekiliyor. Dokunulmazlıklar kaldırılınca CHP ve HDP’li milletvekillerinin tutuklandığı ve ceza aldığı vurgulanıyor.

Türkiye’ye ağır ithamlar var.

Demirtaş içeride tutularak, başkanlık referandumunda etkili kampanya yürütmekten alıkonulduğu ve muhaliflerinin bundan faydalandığı ileri sürülüyor.

Türkiye’ye ilk kez 18. Madde’den ceza veriliyor.

Yani, sözleşmede izin verilen sınırlamaların amaca aykırı kullanıldığı ileri sürülüyor.

Kararda “Başvurucuyu tutuklarken gösterdiği sebeplerin yalnızca baskın siyasi amaçlar için kılıf olduğu, esas amacın demokrasinin aşağı çekilmesine ilişkin olduğu” savunuluyor. Demirtaş’ın ikinci kez tutuklamasına ilişkin suçlamanın ise ilkinin devamı olduğu kaydedilerek, şöyle deniliyor:

“Tutukluluğu haklı çıkarmak için daha önce yetersiz görülen olgularla bağlantılı yeni bir soruşturma başlatılması, yetkililere özgürlük hakkının çevresinden dolaşma imkânı vermektedir.”

Demirtaş’ın avukatları, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne başvurmaya hazırlanıyor. Avrupa Konseyi’nden çıkarılmaya kadar varabilecek bir yaptırımlar zinciriyle karşı karşıya kalınabilir.

AİHM, Türkiye’yi sözleşmenin 46’ncı Maddesi’ne uymaya çağırıyor. Bu madde, AİHM kararlarının uygulanacağını taahhüt ediyor.

Türkiye uymazsa ne mi olur? Yaşayıp göreceğiz

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.