Denetimde yeni bir oyun. Kimin için? Ne için?

Çalışma ortamının düzenlenmesinden, çalışma ilişkilerinin kurulması, sürdürülmesi, güvenliğin sağlanması, güvencelerin oluşturulmasında, işçi ve işveren arasında, sendikalaşma ve toplu iş sözleşmesi hakları gibi konularda iş müfettişleri görev yaparlar.

Bu süreç içinde bazen işçi, bazen işveren, bazen sendikacı, bazen de kamu yetkilileri, ya memnun olur ya da eksiklikleri ortaya çıkar. Bir taraf memnun olurken, diğer tarafın memnuniyetsizliği ortaya çıkar. Kamu yönetimi ile bile çoğu zaman, karşı karşıya gelebilirler.

Uluslararası Çalışma Teşkilatı (ILO) bu nedenle, çalışma yaşamının denetiminin özgürce gerçekleştirilebilmesi için güvenceler oluşturmak için sözleşme metinleri bile çıkarmıştır. Hükümetimiz de, bu sözleşmeleri onaylayarak, iç mevzuatına da yansıtmış, yasalarda da bu düzenelmeler doğrultusunda metinler oluşturmuştur.

İş Müfettişi, çalışma ilişkilerinin düzenlenmesinde ve çalışma barışının sağlanmasında önemli bir işleve sahiptir. Yargı’ya uyuşmazlıkların gitmesini azalttığı gibi, yargının karar verme sürecinde, doğru saptamalara dayalı bilgilerin ve belgelerin oluşturması bakımından da, denetim önemlidir. Denetimin ayrıca, farkındalık yaratma, bilgilendirme, eğitme ve öğretme yanı da vardır.

Belirli bir eğitim görmek. Bu eğitimin eğitimi yanı sıra, bir sınav sonucu kazanıp, mülakat yapılarak, bilgisini aktarma ve iletişim yeteneği gibi kıstaslar dikkate alınarak, bir seçme sonucunda alınırlar. Belirli bir süre üç yıl gibi, deneyimli bir iş müfettişinin yanında görevlendirilerek, adeta hizmet içi uygulamalı bir eğitim ve denetimden geçirilirler. Bilgi birikimlerinin, yasal düzenlemeler ışığında uygulama ile yoğrulması gerçekleşir. Bu yardımcılık süresinde, daha başka çalışmalar da gerçekleştirdikten sonra, yeniden sınava tabi olurlar. Ve bu sınavı geçtikten sonra da, “İş Müfettişi” olarak atanırlar.

Bazen yalnız, bazen ekip haline işyerlerinde denetimlerini gerçekleştirirler. Bürolarda oturmazlar. Onların görev alanı, işeyleridir. Hep denetimdedirler. Anne, babalarını, eşlerini, çocuklarını daha az görürler. Bulundukları, oturdukları ilin dışında sürekli dolaşmak zorundadırlar. Onların görev alanları, kendi çalıştıkları ortamın dışındadır. Çoğu zaman da denetimlerindeki tarafsızlıkları ve raporları nedeniyle, yönetim ile çatışma içinde olabilirler. Baskılar ile karşılaşırlar. Aile düzenleri bile görevler nedenile bozulabilir. Her açıdan, kelimenin tam anlamıyla RİSK altındadırlar.

İş Müfettişlerinin seçimi sonrası, görevlerini sürdürebilmeleri ve sürekli olarak da kendilerini geliştirmeleri esastır.

Şimdi bunları neden yazma gereği duyduk. Niye bu kadar, konunun önemini sınırlı da olsa aktarmağa çalışıyoruz.

Söyleyeceğimizi uzatmadan baştan söyleyelim. Öyle, akşamdan sabaha iş müfettişi olunmaz. Sabahleyin bir yönetimin kararı ve imzası ile hop, sen iş müfettişi oluyorsun diye bir şey olmaz. Biraz avam kaçacak ama, bu iş “oyuncak” değildir.

Sabah, Ulusal Kanal’da Çetin Ünsalan’ın Ekopolitik programının konuğu olarak, çalışma yaşamının güncel sorunlarını değerlendirmeğe çalıştık. Salıdan Salıya yazımızı göndereceğiz, bir mesaj, haber iletiliyor. Olamaz, yok bu kadar da olamaz dedim ve inanamadım. Sonra gazeteyi açtığımda da haberi gördüm. Deneyimli çalışma yaşamı muhabiri, Ankara’dan Hacer Boyacıoğlu Hürriyet’te aktarıyor.

“Eski yönetciler müfettiş olabilecek”

Paket’e son dakika da verilen bir önerge ile, bakanlıklarda görevden alınan yönetcilerin müfettiş olarak çalışabilmelerinin önü açılıyormuş. Yani, yeni bir “kızak” modeli ile “müşavir”liğe ekleme yapılıyor. Müfettişlik kızak yeri değildir ki. Gerçekten inanamadım.

Salı yazısı bu nedenle değişti. Yerini bu yazı alıyor. Yetiştirmeğe çalışacağız. İş Müfettişleri Derneği Başkanı meslektaşımız hemen bu gelişimi değerlendirerek, yanlışlığı gözler önüne serip, uyarı görevini yapmış. Bürokratik saygınlığını koruyarak, dakkatli bir ifade ile neden olamayacağını aktarmış.

Bu önergenin altına, kim yada kimler imza attı. Çalışma yaşamının öneminden bu denli habersiz nasıl olunur. Anlamakta ve aktarmakta güçlük çekiyorum.

Çalışma yaşamının konularına ve Bakanlık ile ilgili “Ç” kadar bile bilgisi hemen hemen yok, bakanlığın kapısından görevlendime ile adımını atan, yurt dışına gitmek için sıçrama tahtası olarak kullanılan, iş yasaları, sendikalar, toplu sözleşme sistemi, sosyal güvenlik konularında çalışmamış, bir çok üst yönetcinin atanmasını, hemen hemen her siyasi parti döneminde yaşadık. Yaşadık da, bu kadarını da daha doğrusu tahmnin bile edemez, rüyamızda görsek inanmazdık.

Diğer bakanlıklarda çalışan, görevden alınan üst yöneticiler de, iş müfettişi de olabileceklermiş. Yapmayın.

Bürokraside, yöneticileri görevden alma, kızağa çekme, müavirlik kadroları doldu herhalde. Yeni kadrolar aranıyor. Çalışma yaşamına bu yapılmaz. Hem sosyal taraflar, hem bakanlığa, hem de o yöneticilere yazk. Yapmayın.

Küçük basit bir örnek vereyim. Bu karda kışta, Ankara’da, Siteler ya da Ostim sokaklarına şöyle bir bakın. Elinde çanta, tabelalara ve kapı numaralarına bakarak, bata çıka yürüyen bir insan görürseniz. Ona kim olduğunu sorun. “İş Müfettişiyim” derse de şaşırmayın. Belediye zabıtasından, polis e kadar, yönetim araç verirken, iş müfettişleri her yere kendi olanakları ile gitmek, bulmak ve otobüs parasını almakla yetinmek durumundadırlar. Araçları varsa, benzin paralarını da kendileri öderler.

Denetimlerde gerginlikler yaşanır, ama onlar gergin olma lüksüne bile sahip değildirler, dengeli ve öğretici olmak, anlamak ve aktarmak durumundadırlar. Görevden alınan yönetciler, bu konuda bilgi birikimi ve deneyimleri olmadan, yasaların labirentlerinde dolaşmadan, gelişmeleri iğne ile kuyu kazar gibi incelemeden, nasıl bu görevi yürütecekler.

Yapmayın. O insanlara da yazık.

Bu önergeye imza atanların, öncelikle bu önergeden imzalarını çekmeleri, bunları “bilmiyorduk” olgunluğunu göstermelerini, hoşgörülerine sığınarak diliyoruz.

Çalışma yaşamındaki ilişkilerin, koparılmak istendiğine ihtimal dahi vermek istemiyoruz. Bu işin öeminin, bu denli hafife alındığını da düşünmek istemiyoruz.

Yapmayın.
_______________________

İstanbul. 10 Şubat 2015. Salı. ismail.bayer1@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here