Deniz Feneri davasında karar

 Hapis cezası ertelenen Firdevsi Ermiş, duruşmadan sonra salıverildi.


Mehmet Gürhan, aldığı 70 ay cezanın üçte ikisini çektikten sonra yani 29 ay sonra serbest kalabilecek. 14 aydır gözaltında bulunan Mehmet Taşkan ise 2 yıl 9 ay hüküm giydi. Taşkan'ın bugün tutukluluk halinin kaldırılmasına karar veren mahkeme heyeti cezanın geri kalan 19 aylık kısmının nasıl çekileceği hususunda avukatlar ile savcılığın bir araya gelerek karar vereceklerini bildirdi.


17 aydır gözaltında tutulan Firdevsi Ermiş'in 1 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar veren mahkeme sanığın gözaltı süresini hesaba katarak geri kalan 5 aylık cezasını iki yıl tecil etti. Buna göre Ermiş bugün serbest bırakıldı.


Sanıklar ve savcılık kararda anlaşarak temyize gitmeyeceklerini açıkladılar.


"SİYASİ MALZEME YAPILMASI ÜZÜCÜ"


Yargıç Johann Müller, Deniz Feneri e.V'nin Alman yasalarına göre kurulmuş bir dernek olduğunu hatırlatarak, kararı Alman yasalarına göre verdiklerini vurguladı. Bu davanın Türkiye'de siyasi malzeme yapılmasından dolayı üzüntü duyduğunu dile getiren Müller, basında bu yönde çıkan haberleri takip ettiğini kaydetti. Ayrıca mahkemeye baskı ve davanın Türkiye ile Almanya arasında pazarlık konusu olduğu yönündeki iddialara da değinen Müller, bunun sadece rutin bir bilgi alış verişi olduğunu ve herhangi bir pazarlığın olmadığını vurguladı.


Müller yargılananların dolandırıcılıktan hüküm giydiklerini anlattı. Gerekçeli kararda olayın Türkiye boyutuna da değinen Müller, Mehmet Gürhan'ın dernekte yönetici olmasına karşın büyük orandan Türkiye'den yönlendirildiği ve karar vermede tek yetkilinin kendisi olmadığını, Türkiye'de Zekeriye Karaman'ın ön plana çıktığını vurguladı.


Müller, kararında sanık Mehmet Gürhan'ın, İsmail Karahan, Harun Yoldaş, Mustafa Çelik ve Zahit Akman ile geçmişte ticari ilişkileri olduğunu belirtti.


BAKAN ŞAHİN'İN DEĞERLENDİRMESİ


Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, ''Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının suç işlemesi ve bunun sonucunda yargılananların hüküm giymeleri sevinilecek bir şey değil'' dedi.
Bakanlıktan ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtlayan Şahin, Almanya'da görülen Deniz Feneri davasının hatırlatılması üzerine, ne kendisinin ne de bakanlığının bu davanın tarafı olmadığını söyledi. Şahin, ''Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının suç işlemesi ve bunun sonucunda yargılananların hüküm giymeleri sevinilecek bir şey değil. Özellikle bunun yurt dışında işlenmiş olması ve yurt dışında hüküm giymiş olmaları çok daha üzüntü vericidir. Bakanlığıma bu dava veya başka davalarla ilgili hukuki yardımlaşma açısından bir görev düştüğünde o mutlaka yerine getirilecektir'' dedi.


''Alman makamlarından herhangi bir yardım talebi gelip gelmediğinin'' sorulmasına karşılık Şahin, bu konuda herhangi bir talep gelmediğini ifade etti. Davanın Türkiye ayağıyla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma başlattığını hatırlatan Şahin, henüz ilgili kişilerin kendisine bilgi vermediğini söyledi.


"ASIL SORUŞTURMA YAPMADIKLARI İÇİN ÜZÜNTÜ DUYMALIYDILAR"


MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Adalet Bakanı Şahin ve AK Parti Grup Başkanvekili Nihat Ergün'ün olayla ilgili değerlendirmelerine değinerek, "Asıl üzüntü duyulması gereken husus, o vatandaşların bu duygularının istismar edilmesidir. AKP'nin üzüntü duyması gereken konu, 'vatandaşların birikimlerini hortumlayanlar konusunda neden Türkiye'de soruşturma yapılmaması' olmalıydı, bundan üzüntü duymalıydılar'' diye konuştu.


"İKTİDAR TÜRKİYE'DEKİ SUÇLULARI DA BULMALIDIR"


CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol da gazetecilere, "AKP iktidarı, Hükümet Türkiye'deki Deniz Feneri suçlularını da bulmalıdır, hızla savcılar en az Ergenekon soruşturmasında olduğu kadar titiz, hızlı, çabuk ortaya çıkarmalıdırlar, sanıkları yargıya teslim etmelidirler. Suçları ispat olanlar da cezalarını çekmelidirler'' dedi. 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.