Deniz Hanımın zinâ suçu

ABD’yle kardeş ülke Kanada arasındaki sınır, bizim hudut diye bildiğimiz, tel örgülü, mayınlı, duvar örülü şeyden sayılmaz.
Arada tel örgü falan yoktur; işaretler, uyarı tabelaları, mayın tarlası filan da bulunmaz.
Dolayısıyla, isteyen elini kolunu sallıyarak oradan ötekine geçse kurdun kuşun haberi olur da, Amerikan FBI’yı ve Kanada RCPM‘ye ait memurların ruhu duymaz!
O yüzden Amerika’da başı belaya girenler Kanada’ya kaçar; zira Kanada yasaları daha hafiftir…
ABD’de 10 sene yatacak birisi, Kanada’da, söz gelimi, 10 ayda vaziyeti kurtarır.
Bu duruma çare bulunması epeyi zor görünmektedir.
Her iki ülkenin anayasal taahhütleri farklıdır da ondan…
Geçtiğimiz günlerde, ABD’de, reşit olmayan bir delikanlıyla cinsel ilişkisi oldu diye 30 yıl ceza alacağı kesin görülen bir kadın, sınırı ailesiyle beraber tabana kuvvet geçip Kanada’dan sığınma hakkı isteyince, mesele tekrar gündeme geldi.
Denise Harvey, yani Türkçe okursak Deniz Hanım, 47 yaşındayken bir gönül sevdası çekmiş ve oğlunun lisedeki beyzbol takımında oyun arkadaşı olan 16 yaşındaki çocuğa yanıp tutuşmuş, ona asılıp baştan çıkarmakla, zaten bu işe her biçimde o yaşında hazır bulunan delikanlıyı yatağa atmıştı.
Florida Eyaleti’nin Vero Beach kentinde yaşayan Deniz Hanım, 2009 yılında, oğlunun adı açıklanmıyan arkadaşıyla birkaç kez hem kendi evinde, hem de başka yerlerde cinsel ilişki kurmuştu.
Delikanlı çiğ çıktı, olan biteni orada burada anlattı; polisin kulağı deliktir, duyuldu…
Çapkın adam yaptığını saklıyandır, gel de bunu 16’lık delikanlıya anlat!
16 yaşındaki bir delikanlıyı veya genç kızı baştan çıkartıp yatağa girmek Florida’da, ABD’de ağır suç sayılıyordu: Savcı, kefaletle salınmış ve tutuksuz yargılanan Deniz’e 30 yıl hapis cezası istedi.
Alan razı, veren razı diyemezsiniz; yasa yasadır.
Şeriatın kestiği parmak nasıl acımıyorsa, Deniz Hanım’a da acıyacak kimse çıkmadı.
Fakat kocası, karısını pek seviyordu; bir tek o acıdı.
İşini gücünü bıraktı, evini barkını sattı, herkes boşanmasını beklerken o evladını ve karısını alıp, tam da o sırada Savcı ceza dosyası üzerinde çalışırken ailecek Kanada’ya kaçıverdi; sınırdan…
Büyük fedakârlıktır; alkış ister…
Kanada’nın Saskatchewan Eyaleti’ne giren aile bir küçük kente gidip yerleşti, ardından iltica talebinde bulunuldu.
Kanada RCMP polisi, dava dosyasından haberdar olmuştu elbette, bekleneceği gibi…
Deniz Hanım’ı tutukladılar.
Deniz Hanım’ın canına minnet! Zira Kanada’da bu suça karşılık ¨iade-i mücrimin¨, yani suçluların iadesi yapılmıyor, bunun yerine ¨Siz zahmet etmeyin, biz cezalandırırız!¨ deniyordu.
Cezayı göbek atarak karşıladı Deniz Hanım ve kocası, oğlu…
Sadece birkaç ay tutacak bir ceza süresi önlerindeydi; sayılı gün çabuk geçermiş…
30 yıl, yani 360 ay gibi aşırıya kaçan bir ceza yerine bunca zahmet her şeye değecekti.
Lakin Kanada’dan sığınmacı göçmen olarak vize almaları hemen gerekiyordu.
İşte tam bu noktada bir sürü telaşe, dosya, yazışma, gitti geldi, oldu olmadı, damga mühür, pul harç ve harcırah, rapor mapor, avukat hakim, savcı mübaşir derken tarifi zor ve zahmetli bir karmanyola yaşandı.
Şu günlerde, Deniz Hanım, ABD’nin ¨Bizim 16 yaşındaki bebek sayılacak delikanlımızı iki yaş daha büyüsün de ondan sonra yatağa gireriz, diye bekliyememiş kadını derhal geri verin!¨ biçimindeki taleplerine direnen Kanada’ya büyük vatandaşlık sevdasıyla bağlı bulunuyor.
Kanada, son dakikada çelme atıp Deniz Hanım’ı geri vermezse, kısa süreli bir homini gırtlak puffada yatak biçimindeki hafif hapis cezasıyla iş hâllolacak görünmektedir.
İyi kalpli kocasını aldatıp zina yapması ise yanına kâr kalıyor!
Deniz Hanım’ın fedakâr kocası ise oğlunun şu sıralarda Kanada’da edindiği arkadaşlarına dikkat kesiliyor mu, işte bunu bilemiyoruz…

_______________________

msenol34@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.