Denizimiz GDO’lu yem ve antibiyotik çöplüğü olmasın!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Mersin’in Anamur ve Silifke ilçeleri arasındaki kıyı boyunca açılmak istenen endüstriyel balık çiftliklerine karşı eylem yapan bölge halkı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na karşı 20 ayrı dava açmaya hazırlanıyor…

Mersin’in Anamur, Silifke, Aydıncık ve Bozyazı ilçelerinde sahil boyunca açılmak istenen balık çiftliklerine karşı çıkan yöre halkı, önceki gün Anamur’da bir araya gelerek ‘Balık Çiftliklerine Hayır’ mitingi düzenledi. Anamur Çavuşpınarı’nda (Eski Cumhuriyet Meydanı) gerçekleşen mitinge CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen, Mersin Barosu Kent ve Çevre Komisyonu Başkanı Av. Sevim Küçük, Mersin Çevre ve Doğa Derneği Başkanı Sabahat Aslan ve çevre ilçelerden gelen çeşitli sivil toplum örgütleri ve sendikaların temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Mitingde konuşan MERÇED Anamur Temsilcisi Av. Şeyda Afyoncu, halkın karşı çıkmasına rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ÇED Olumlu kararı verdiği balık çiftliklerinin iptali için 20 ayrı dava açılacağını belirterek, “Masmavi denizimizden ve doğa harikası kumsallarımızdan başka sahip çıkacak doğal güzelliğimiz kalmadı. Baraj ve HES’ler nedeniyle suyumuzu kaybettik, bir de denizimizi kaybetmeyelim. Balık çiftliklerine karşı sürdüreceğimiz mücadele ve açacağımız dava sürecinde bizlere vereceğiniz destek, çocuklarınızın geleceği içindir” dedi.

HÜKÜMETİN HER MİLLET BAHÇESİNE BİR BALIK EKMEK BÜFESİ PROJESİ

Tarım ve Orman Bakanlığı 81 ilde kurulması planlanan Millet Bahçelerinde en az bir tane balık ekmek büfesi açılması için harekete geçti. Ancak balık çiftliği sahibi bir aileden gelen Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin her millet bahçesine bir balık ekmek büfesi açıklaması gündeme gelirken bir yandan da endüstriyel balıkçılık tartışılıyor. Hızla kirlenen denizlerdeki doğal balık türleri azalırken devlet kültür balıkçılığı teşvik ediyor. Türkiye’nin kültür balıkçılığı üretimi, toplam su ürünleri üretiminin neredeyse yarısını oluşturuyor. Girişimciler ve bakanlık endüstriyel kültür balıkçılığını iç pazar ve ihracat için önemli bir gelir kapısı olarak görürken, kıyılarda yaşayan halk ise kirlilik yarattığı gerekçesiyle balık çiftliklerine tepkili.

ANAMUR-SİLİFKE ARASINDAKİ KIYILAR BALIK ÇİFTLİKLERİYLE DOLACAK

Son günlerde tepkilerin yoğunlaştığı bölge ise, endüstriyel balıkçılığın Ege kıyılarından sonra yönünü çevirdiği Akdeniz’in doğu kıyıları. Mersin’in Anamur ve Silifke ilçeleri arasındaki kıyı şeridinde çok sayıda balık çiftliği kurulmak isteniyor. Anamur, Silifke, Aydıncık ve Bozyazı kıyılarında açılmak istenen balık çiftliklerine karşı uzun süredir tepki gösteren yöre halkı Anamur’da düzenlenen mitingde bir araya geldi. Bölgede kurulmak istenen balık çiftliklerinin protesto edildiği yürüyüşün ardından Çavuşpınarı Meydanı’nda gerçekleşen ve müzik dinletisi ve halaylar eşliğinde şenlik havasında mitingde konuşan Mersin Çevre ve Doğa Derneği (MERÇED) Anamur Temsilcisi Avukat Şeyda Afyoncu, “Ne yazık ki bugüne kadar gösterdiğimiz tepkilere, verdiğimiz mücadeleye rağmen balık çiftlikleriyle ilgili ÇED raporları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından olumlu bulunmuştur. Nihai ve kesin ÇED raporlarının geçtiğimiz ay yayınlanmasıyla birlikte bir aylık dava açma süresi başlamış olup, önümüzde az bir süre kalmıştır” diye konuştu.

‘İŞLETMECİLERDEN BAŞKA KİMSEYE GETİRİSİ YOK’

Balık çiftliklerinin deniz ekosistemini bozan endüstriyel üretim şekillerinden biri olduğunu ve işletmecilerden başka devlet dâhil kimseye getirisi olmayan doğa düşmanı bir faaliyet olduğunu savunan Afyoncu, şu görüşleri dile getirdi: “Balık çiftliklerinden yana olanların iddia ettiği gibi geniş istihdam sağlayan bir iş kolu da değildir. Raporlarda da belirtildiği gibi balıkçıların kafeslere 200 metreden fazla yanaşması yasak olacağından balık tutmaları mümkün olmayacaktır. Balık havuzlarında temizlik yapmak üzere en fazla birkaç kişi çalıştırılacaktır. Denizimize, kıyılarımıza ve turizmimize vereceği telafisi imkânsız zararlar karşısında, istihdam yaratacağı gerekçesiyle balık çiftliklerine onay verilmesi kabul edilemez bir karardır.

‘HER BALIK ÇİFTLİĞİ İÇİN 20 AYRI DAVA AÇILACAK’

Tüm sahil kentleri gibi Anamur halkı için de deniz önemlidir ve hepimizin yaşamının vazgeçilmez bir parçasıdır. Anamur’a dışarıdan gelip yerleşenler için de bu böyledir. O insanlar denizinin ve kumsalının güzelliği için gelip Anamur’a ve Bozyazı’ya yerleşmişlerdir. Bu masmavi denizin ve en fazla çakıl taşı olan doğa harikası kumsalların balık çiftlikleri ile kirletilmesini Anamur, Silifke, Aydıncık ve Bozyazı halkı istememektedir. ÇED Olumlu kararlarına karşı her bir balık çiftliği için ayrı ayrı olmamak üzere toplamda 20 dava açılacaktır.

‘BELEDİYELER DE HALKIN YANINDA YER ALMALI’

Bizlere bu aşamada Mersin Barosu ve MERÇED dışında hukuki destek ve katkı sunan başka kurum ve kuruluş yoktur. Yargılama ve keşif giderlerinin ciddi bir yekûn oluşturması nedeniyle bu işin altından ancak belediyeler kalkabilir. Bu nedenle halk olarak bu davalarda Belediyelerin yanımızda yer almalarını istememiz ve sağlamamız gerekiyor. Önümüzdeki yaklaşık 10 günlük süre içinde, halkın yanında durması gereken kişi ya da kurumların kendilerini ortaya koymasını ve balık çiftlikleri ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na karşı açacağımız davalarda yanımızda yer almalarını bekliyoruz.

‘MÜCADELEMİZ ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ İÇİN’

Bilinmelidir ki masmavi denizimizden ve doğa harikası kumsallarımızdan başka sahip çıkacak doğal güzelliğimiz kalmadı. Baraj ve HES’ler nedeniyle suyumuzu kaybettik, bir de denizimizi kaybetmeyelim. Balık çiftliklerine karşı sürdüreceğimiz mücadele ve açacağımız dava sürecinde bizlere vereceğiniz destek, çocuklarınızın geleceği içindir. Halkımızın mitingimize gelip bizleri yalnız bırakmayışı, bu mücadeleden zaferle çıkacağımızın işaretidir. Doğa ve çocuklarımız, çevreye ve doğaya duyarlı insanlarımıza minnettar kalacaktır. Onlar adına hepinize teşekkür ederiz.”

 ‘GDO’LU YEM VE ANTİBİYOTİK DOĞAL YAŞAMI BİTİRECEK’

Mitingde konuşan MERÇED Başkanı Sabahat Aslan da daha çok para kazanma uğruna su, toprak ve havanın kirletildiğine işaret ederek, “Sistem artık temiz hava solumamızı, temiz su içmemizi ve doğal gıda tüketmemizi engelliyor. Buna evet diyemeyiz. Bu politikalar dünyamızı felakete sürüklemektedir. Hep birlikte artık bu politikalara ‘hayır’ diyoruz. Uluslararası tekeller ve yerli işbirlikçileri artık Mersin’in tarihi ve doğal güzelliklerini yağmalamak için hareket geçmiş durumda. Mersin’i gelişmiş ülkelerin sanayi çöplüğü haline getirmek için birçok yerde bizlerden habersiz planlar yapılmaktadır. Hep birlikte bu planları bozmalıyız. Bize rağmen bu balık çiftliklerini yapamayacaklar. Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar yoğun balık çiftlikleri kurulamamıştır. Anamur’dan Silifke’nin sonuna kadar denizin üzeri balık çiftlikleriyle kaplanacak. Biz buna hayır diyoruz. Eğer buna izin verirsek denizimize her gün tonlarca kimyasal madde, GDO’lu yem, antibiyotik atılacak ve doğal yaşamın bitmesine neden olacaktır. Bu durumda sağlığımızı yitireceğiz. Balıklar ihraç edilecektir. Birilerinin para kazanması için yaşam alanlarımızın yağmalanmasına izin vermeyeceğiz. Anamur’dan yetkililere sesleniyoruz, itirazlarımızı dikkate alın ve bu projelerden vazgeçin. Biz Mersin halkı olarak mücadelemizi sürdüreceğiz ve balık çiftliklerine izin vermeyeceğiz” dedi.

‘ANAMUR SAHİLLERİNİN KATLEDİLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ’

CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen ise doğal güzelliklerin, temiz toprak ve suyun çocuklara miras kalması için Akkuyu’da nükleer santrale ve bölgede balık çiftliklerine izin vermeyeceklerini belirterek, “Herkes çok samimi bir şekilde şunu sormalı ‘Bu balık çiftliklerinin Anamur’a ne faydası var?’ Tabi ki hiç faydası yok. O zaman niye geliyorlar bu cennet vatana? Üç beş kişinin zengin olması için Anamur sahillerinin katledilmesine izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

GENÇER VE YAŞLILAR KIYILARINI KORUMAK İÇİN BİR ARAYA GELDİ

Tayfun Taşkın ve arkadaşlarının verdiği konserle sona eren mitingde yöre halkının balık çiftliklerine karşı tepkilerini yerel şiveleriyle yansıttığı afişler dikkat çekiciydi. Mitinge gençler kadar yaşlılar da ilgi gösterirken, yöre halkı yaşam alanlarını doğrudan etkileyecek projelere karşı ortak tavır sergiledi.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.