Denizlere mendirek…

Denizlere mendirek…

0
PAYLAŞ

Gerilmiş bir yay ile kırılmış 6 Ok’un arkasında kaldı hedef tahtaları… Niye tek tek yok oldular ilkeler? En sonuncusu olan devrimcilik ilkesini de süpürerek… Bir gün, hem geleceğe, hem de tarihe verilecektir bunun hesabı… Biz bugünü yorumlayalım durgun zamana ayak uydurup…

Anadolu Partisi’nin nasıl doğacağını, içinde hangi ilkeleri barındıracağını veya 6 Ok’u tamir edip etmeyeceğini henüz bilemiyoruz. Temennimiz o 6 oktan tek açıortaylı bir bileşke gücü çıkartılması ve kararsız % 26’nın kararlı hale getirebilmesi… Anadolu Partisi için “CHP’nin oylarını bölüyorlar“ diyenin alnını karışlarım… Çünkü;

“ Eyy CHP, ey benim eski partim, adam olsaydınız da, doğru dürüst bir muhalefet partisi olsaydınız da, bu ortama ihtiyaç kalmasaydı…“ dersem verecek bir cevabınız var mı? “Ülke parsellenirken, peşkeş çekilirken seyrettiniz, burnuzun dibinde kurucunun anılarının üzerine saraylar yapılırken duyarsız kaldınız, inşaatı seyrettiniz, gidip dozerlerin önüne yatacağınıza… İnşaat bitti konuşmaya başladınız. İşte kalibreniz, işte iyi niyetiniz, eylemselliğiniz, fayda üretme yeteneğiniz bu kadar… Siz sadece adamcı oldunuz, adam sendeci oldunuz, kolaycı oldunuz… Bugün yerinize gelişen bir alternatif varsa, bu sizin orayı dolduramamanızdandır… Buna gösterilen cesaret de sizin cesaretsizliğinizdendir…”

Mr. KK’nun son demeçleri ve topu taçtan da öteye, tribünlere yollayan tavırları, CHP’nin, lideri liderliğinde müthiş bir ivmeyle düşüşe geçmiş olduğunu, kendisinin de, kendi isteği ile gidici olduğunu teyid ediyor. Biz 40 yıl önce dağlara, taşlara, duvarlara, duraklara CHP diye yazdığımız için, o zamanın kendinden menkul komandoları namlı faşo sürüleriyle it dalaşına, sokak kavgalarına girmiş bir nesiliz… Yani CHP için kanımızı dökmüşlüğümüz var. Bu uğurda verdiğimiz emek, partinin artık bir emekçi partisi değil de, sistemin düzenine uydurulmuş bir partiye dönüştüğünü farkettiğimiz zamana kadar, son yerel seçimler öncesine dek, 40 yıl aynı hevesle ve şevkle sürdü…

Önce konduramadım kendime defalarca şans verdim, partimi görmek istediğim gibi görmek istedim… Kalmak için direndikçe şunları gördüm içerde… Seçim ofislerinin içinde konuşlandırılmasına ses çıkarılmayan hizmet adamları, kişisel ikbalden başka şey düşünmeyen sistem adamları, sadece kadınların değil, adamların da doluştuğu dedikodu merkezleri, halkı yalan dolan vaadlerle düzen adamları, belediyelerde sıcak havuzlar oluşturup halkı keseleyen natırları, adamcılıkta uygulanan hatırları, adam sendecilikle sendeletilen değerleri ve halk partisi adıyla halka vurulan eyerleri gördük…

İşte CHP’de işler tam böyle çalışır. Kavak ağaçlarına sarılmak suretiyle boy atan sarmaşık kılıklı fikirbazlar vardır… Bunların liyakatleri, parti düsturları merceğiyle, ya da her hangi bir kriterle asla irdelenmemiştir… Bunlar dar alanlarda ortaya günlük fikirler atarlar. Disiplinel genel davranış biçimlerini tanımlayan bir düstur ve genel merkez koordinasyonu olmadığı için bireysel inisiyatifle harekete geçilir ve fikir, hesapsız kitapsız, sadece şekilci hüviyetle eyleme dökülür, adına da politika denir.

Bunun partinin tüzel kişiliğine getirisi götürüsü bir yana, ülkeye getirisi götürüsü asla öngörülemez. Birbirinden kopuk çalışan birimler, genel bir koordinasyon ve etkin bir hüküm bağlayıcı mekanizma olmadığı için, erken kalkanın dümene geçebildiği bu yapı artık karaya oturmak üzeredir…

Ekmel senaryosu ve hatta son kurultay bile, uzaktan kumandalı bir danışıklı dövüş izlenimi bıraktı gözlemcilerde… Partide sergilenen beyin değil, dilbazlarca dilimlenmiş dil sövüştü… Sövüşlemeler hep halkın cebini ceplemekle yapılmaz, halkın aklını da kararsızlık mertebesine gönderecek kadar kayıtsız kaldınız, ülkenin altımızdan kayıp gitmesine… Onların artıklarından medet umdunuz cümbür cemaat kolkola yürümeye başladınız, seçim ofislerinizde Bugün kanalı çalıştı… Ve hala sattığınız değerlerin, bunları palazlandıran kendi eksik gediklerinizin farkında değilsiniz. Sonra Anadolu Partisi bölücü ha! Pöh!

Bireysel oynanan bir oyun değildir siyaset. Oyuncak hiç değildir. Orda acilen kurtarılması elzem bir vatan varken, ortak akıl geliştiremiyorsan, bir çivi çakmak şöyle dursun, bir tuğla projesi ortaya koyarak iktidarı zorlamak şöyle dursun, dümen sularında boğuluyorsan, hala eski söylemlerini tekrar edip, kendini yenileyemiyorsan,
Ayrıldıktan sonra bile sana fayda üretmeye çalışan 40 yıllık bir partilin olarak ben, bu durumda gerçek halk olarak yeni sulara yelken açılmasından yana isem,

O zaman fırtınalarda kalan ülkemin yanaşabileceği bir liman arayışına girerim elbette göğsümü gere gere. Sizin ekşi ayran yaptığınız yoğurdu üfleyip yiyerek… Yeter ki liman, düzen ve sistem partilerinin kirlettiği sığ sularda kurulmasın.

BİR CEVAP BIRAK

7 − 7 =