Deprem için ayrılan 1.600 milyon dolar kayıp!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – 1999’da yaşanan 17 Ağustos depreminin ardından, depremin zararlarını gidermek için harcandığı iddia edilen 1 milyon 628 bin 337 doların nereye harcandığıyla ilgili bilgi ve belgelere ulaşılamıyor…
İstanbul’da yaşanan depremin ardından harekete geçen CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, 17 Ağustos depremi sonrasında ayrılan kaynakların nereye harcandığı konusunda Meclis araştırması açılmasını istedi. Konuyla ilgili hazırladığı araştırma önergesini TBMM’ne sunan Karaca, 1999’da yaşanan 17 Ağustos depreminden sonra belirlenen 480 acil toplanma alanının 270’inin imara açıldığını, bir kısmında ise AVM’ler inşa edildiğini belirtti. Sayıştay’ın tespitlerine deprem için harcandığı iddia edilen 1 milyon 628 bin 337 doların nereye harcandığıyla ilgili bilgi ve belgelere ulaşılamadığına dikkati çeken Karaca, Kayıp paranın 18 yıldır nereye harcandığının bilinmemesinden hareketle acilen bu paranın nereye harcandığının araştırılması ve kamuoyu ile paylaşılması gerekir” dedi.

CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, İstanbul’da meydana gelen depremin ardından deprem toplanma alanları, kamu binalarının depreme dayanıklılığı ile 17 Ağustos depremi sonrasında ayrılan kaynakların nereye harcandığı ile ilgili araştırma komisyonu kurulması önergesini TBMM Başkanlığına sundu.

‘GÖZ GÖRE GÖRE GELEN AFETİN ZARARLARINI NEDEN LAK ÖDESİN?’

Deprem gibi hasar bırakan afetlerde risk oluşmadan önce tedbirlerin alınmasının zorunlu ve ön tedbirlilik ilkesinin gereği olduğunu dile getiren Karaca, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları kaydetti: “Mevcut iktidar, felaket boyutunda yaşanan ve artan afetleri, doğal bir afetmiş gibi algı yaratarak kendi sorumluluğunu gizlemek istemektedir. Kentsel dönüşüm adı altında rantsal dönüşüm ve tüm Türkiye’de TOKİ aracılığıyla inşaat odaklı sürdürülen politikalar; savunmasız yaşam alanlarını, bilimsel tespitlerle ortaya konan deprem gerçekliğini yok sayan bir hale gelmiştir. TOKİ’nin yaşam alanları, yaşama ve barınma hakkından anladığı; ticari alan olarak parsel parsel satmak! Kamu otoritelerinin almadığı önlemler sonucunda göz göre göre gelen afet zararlarının cezasını neden halk ödesin?

‘ÖNLEM ALMAYAN KAMU OTORİTELERİ HESAP VERMEK ZORUNDA’

Büyüme ve kalkınma adı altında betonlaştırılan kentler ve yaşam alanlarının insan eliyle tarumar edildiğini dile getiren CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, “Alınmayan önlemlerin, dikilen gökdelenlerin, yok edilen doğanın, ertelenen politikaların, depreme ayrılması gereken kaynakların deprem tedbirleri için ayrılmamasının hesabını kamu otoriteleri vermek zorundadır” görüşünü dile getirdi.

‘TÜRKİYE’DE YAŞAM HAKKI TEHDİT ALTINDA’

Yanlış projeler, riski artıran girişimler, inşaat ve beton odaklı uygulamalar nedeniyle deprem gerçeğinden ders çıkaran ve tedbirleri alan bir ülke olmaktan uzaklaşan Türkiye’de yaşam hakkının tehdit altında olduğunun da altını çizen Karaca, “Bilimsel veriler, uyarılar ve tespitlere rağmen, kamu kaynaklarının etkin ve doğru kullanılmaması; olası depremlerin hasarlarının geri dönülmez boyuta ulaşacağının habercisidir. Zamanında müdahale ve etkin önlemler için denetim ve zamanında tedbir alınması konusunda takipteyiz” diye konuştu.

DEPREM İÇİN HARCANDIĞI SÖYLENEN 1.600 MİLYON DOLAR KAYIP

Sayıştay’ın tespitlerine göre, ‘Deprem Zararını Giderme ve Yeniden Yapılandırma Projesi’nin kurumlar arasında sürekli el değiştirmesi nedeniyle proje için harcandığı iddia edilen 1 milyon 628 bin 337 doların nereye harcandığıyla ilgili bilgi ve belgelere ulaşılamadığına dikkat çeken Karaca, Kayıp paranın 18 yıldır nereye harcandığının bilinmemesinden hareketle acilen bu paranın nereye harcandığının araştırılması ve kamuoyu ile paylaşılması gerekir” ifadelerini kullandı.

CAMİ AVLULARI VE BENZİN İSTASYONLARI TOPLANMA ALANI YAPILDI

Büyükşehirler başta olmak üzere kentlerdeki tüm küçük boşlukları, çocuk parklarını, cami avlularını ve hatta benzin istasyonlarını dahil ederek deprem toplanma alanı sayısı açıklamanın bilim ve akılla izah edilecek tarafının olmadığını dile getiren Karaca, “Deprem toplanma alanının ne olduğunu ya bilmiyorlar ya da halktan gizleme pahasına kamu görevlerini kötüye kullanıyorlar. Benzin istasyonunu dahi deprem toplanma alanı olarak gösterecek kadar bu işten anlamadıkları, vatandaşlarımızı kandırdıkları belli. Okullar, hastaneler, sosyal mekanlar, askeriyeler gibi kamusal mekanların dayanıklılığı, olası depreme ne kadar hazır oldukları ayrı bir tartışma konusudur. Dere yatağına yapılan okullar, deprem gerekçesiyle başka okullara gitmek zorunda kalan öğrenciler, eğitim ve sağlıktaki sorunlar çok boyutlu ele alınmalı ve bilim insanlarının katkılarıyla TBMM’de kurulacak komisyonda çözüm geliştirilmek zorundadır. Devletin kamu kaynaklarının denetimini yapma yükümlülüğünü CHP olarak takip etmek, en temel hak olan yaşam hakkının güvence altında olmasını takip etmek sorumluluğumuzdur dedi.

480 TOPLANMA ALANININ 270’İ İMARA AÇILDI, BİR KISMINA AVM YAPILDI

Eşgüdümlü olarak AFAD ve e-devlet sistemi üzerinden illerdeki toplanma alanları listelerine erişilebileceğine dair duyuruların sıkça yapıldığını ancak toplanma alanı olarak gösterilen alanların birçoğunun çocuk parkı, camii avlusu ve benzin istasyonu gibi alanlar olduğuna işaret eden Karaca, “Jeoloji Mühendisleri Odası’nın verilerine göre acil büyük çaplı toplanma alanı olarak tanımlanan 470 adet donanımlı toplanma alanından bugün sadece 77`si kalmıştır.Yok edilen alanlar, yanlış imar uygulamaları nedeniyle inşaatla doldurulmuştur. AKUT verilerine göre, 17 Ağustos depreminden sonra belirlenen 480 acil toplanma alanının 270’i imara açılmış olup, bir kısmında AVM’ler inşa edilmiştir” diye konuştu.  

DEPREMLE İLGİLİ ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ İÇEREN RAPOR HAZIRLADI

Öte yandan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca’nın partisinin yönetimine sunduğu ‘Deprem ve Kamusal Yükümlülükler‘ başlıklı raporda ise depremle ilgili çözüm önerilerine yer verildi. Raporda yer verilen depremle ilgili çözüm önerileri ise özetle şöyle: Ön tedbirlilik ilkesi gereğince, Afet Riskini Azaltma politikaları belirlenmeli, imar uygulamaları gibi öncelikli uygulamalarda ‘Afet Riskini Azaltma’ politikalarına göre hareket edilmelidir. Afetlere karşı dayanıksız yapı stokunun iyileştirilmesi ve kentsel dönüşüm uygulamaları yapılırken, zorla tahliye, mülkiyet hakkı ihlali, borçlandırma gibi davranışlardan kaçınılmalı; yurttaşlar sağlık ve konut haklarını tesis edecek adil uygulamalar geliştirilmelidir. Afet riski tespitlerinin bilimsel ve objektif verilere göre hazırlanan raporlarla yapılması; bu raporların neticelerine göre iyileştirme ya da kentsel dönüşüm uygulamalarının yapılıp yapılmamasına karar verilmelidir. Afet riski taşıyan bölgelerde, enerji, maden vb. faaliyetler ile yapılaşmalara izin verilmemelidir.

 

Önceki haberİNGİLTERE… İNGİLTERE’DEKİ ZEHİRLİ ATMOSFER, İSKOÇYA’YI BİRLİK’TEN UZAKLAŞTIRIYOR
Sonraki haberElektrikte yeni zamlar kapıda!
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.