Dernekler: 3 bin Sterlin’e kimse gitmez

Dernek yöneticileri, hükümetin önerdiği 3 bin Sterlin’inin insan kaçakcısı şebekelere verilen miktarın çok altında olduğunu vurgulayarak ilginin az olacağını öngördüler.


Londra’da Kürt ve Türk sığınmacı adaylarına yardım eden ve üyelerinin çoğu da sığınmacı olan bazı dernek yöneticilerinin görüşü şöyle:


PARA MİKTARI ÇOK AZ


Diyar Budak (KOMKAR Başkanı): Hem genç emek gücüne ihtiyacımız var diyorlar hem de burada çalışmak isteyen göçmen adaylarını gönderiyorlar. Bu bir paradoks… Siyasiler sıkıştıklarında sığınmacı karşıtı planlar yapıyor. Bu Avrupa genelindeki anti ilticacı politikanın bir parçası… Madalyanın öbür yüzü de farklı tabii. Göçmen adayları geldiklerinde hayal kırıklığına uğruyor. Burada da yaşam zor ve terlemeden para kazanılmıyor. Önerilen 3 bin Sterlin de ayrıca denizde bir damla gibi. Söz konusu insanlar onbinlerce Sterlin’i çetelere vererek buraya geliyor. Doyurucu para teklif ederlerse ancak uygulama başarılı olur. 3 Bin Sterlin İstanbul’a gidinceye kadar biter. Türk ve Kürt toplumunun ve bu ülkede kalma uğraşısı veren insanların uygulamaya karşı ilgisiz olacağını sanıyorum.


ÇOĞUNLUK KABUL ETMEZ


İbrahim Doğuş (Halkevi Başkanı): Hükümetin uygulamaya koyduğu proje sınırlı bir kesimi kapsıyor. Anladığım kadarıyla sadece durumu kesinleşmiş olan ve hiç bir şekilde bu ülkede yasal olarak kalma şansı olmayan insanların çok zor koşullarda kaçak yollarla bu ülkede kalmalarını engellemek amacıyla ortaya atılmış bir öneri olarak görünüyor.


Az sayıda Kürt ve Türk toplumundan bazı bireylerin bunu kabul edebileceğini düşünüyorum. Fakat çoğunluk yine kalmanın yollarını aramayı sürdürecektir…


ŞEBEKE PARASI BİLE DEĞİL


Day – Mer Yönetim Kurulu: Bu uygulamanın İngiliz hükümetinin yabancılar ve sığınma politikasının başarısızlıklarının örtbas edilmesi için verilen bir rüşvet olarak nitelendiriyoruz. Ama bu uygulama basit bir örtbas edilmeden öte birçok kişi açısından ciddi tehlikeler taşıyor. Ülkelerine döndükleri takdirde güvende olmayacak, baskı görecek ve birçok sorunla karşılacak sığınmacı var, çünkü her ülkedeki durum aynı değil. Sığınma ve iltica sorununu parayla çözme anlayışı güden hükümet bunun yerine, insanların İngiltere’deki hayata katılabilmelerinin yolunu açmalı, bunun olanaklarını yaratmalı!


Basına da yansıdığı biçimiyle bu uygulama aynı zamanda hükümetin iltica konusunda yapmak istediği mali tasarruflarla ve kamuoyuna önceden duyurduğu bazı hedeflerle de ilgili. Hesaplara göre sınırdışı edilenlerin sayısı başvuruları temelsiz bulunmuş olanların sayısını aşmak zorunda ki bu konuda hükümetin hedeflerine ulaştığı ve aslında ne kadar çok çalıştığı görülsün!


Yani bir bütün olarak bu uygulama sanki yapılan tüm iltica başvuruları ekonomik nedenlerle yapılıyormuş havası yaratıyor. Oysa binlerece ilticacı şebekelere hükümetin teklif ettiğinden iki-üç katı fazla para vererek, bir sürü sıkıntı ve eziyete katlanarak ve ailesini terkederek bu ülkeye geldi. Bu uygulama böylece gerçek iltica nedenlerini ekonomik nedene indirgeyerek, ilticacıların samimiyetine kuşku düşürüyor, onlarla dalga geçiyor!


AÇIK GAZETE: Hükümet yoksul ülkelerden beyin göçü yani kalifiyeli işgücü için vizeyi rahatlatırken ülkeye kendi çabalarıyla gelip yerleşmiş kaçak ve sığınmacı adaylarına karşı “Para verelim de gidin” projesi büyük bir çelişkili. Proje öncesinde bir araştırma yapıldığı ve söz konusu insanların işsiz ya da profesyonel işi olmadıklarının ortaya çıktığını sanıyoruz.


Afrika’dan beyin göçü sağlarken, Afrika’dan insan hakları mağduruna inanmayıp göndermek istemesi iki yüzlülük. Ayrıca insan haklarına da aykırı. Sermaye nasıl dünyayı özgürce dolaşabiliyorsa emeğin de serbestce dolaşması sağlanmalı. Ekonomik nedenlerle sığınma kabul edilmeli. Sonuçta ekonomik kararları siyasiler alıyor ve yoksulluktan kaçmak da siyasi bir tercihtir… Hükümetin asıl niyeti, işi olmayanları kovmaktır…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.