Dersim’deki orman yangınında ciddi iddialar

Dersim’de günlerce devam eden ve yetkililerin müdahale etmediği orman yangını bölge halkı ve gönüllülerin müdahalesi sayesinde söndürüldüğü öne sürüldü.

Evrensel’deki habere göre; Dersim’de 5 gündür devam eden ve yetkililerin müdahale etmediği orman yangını bölge halkı ve gönüllülerin müdahalesi sayesinde söndürüldü. Günlerdir yangını söndürmek için çabalayan ekipte yer alan Sanatçı Ferhat Tunç sevindirici haberi sosyal medya hesabından paylaştı.

Günlerdir yangına müdahale etmeyen yetkililer; yangını önlemeye çalışan bölge halkına da engel olmuştu. Yangın nedeniyle çok sayıda endemik tür yok olma tehdidiyle yüz yüze kalırken; arıcılık ve meyvecilikle hayatlarını sürdüren üretici köylüler büyük zarar görmüştü. (HABER MERKEZİ)

Ormanlarımızı yangın felaketinden kurtararak tarihe not düşen kahramanlarımız bunlar. Büyük bir cesaret ve inatla alevlere karşı büyük bir savaş yürüttük ve sonunda kazanan Dersim oldu. Hepinizin yüreğinden öpüyorum. Yaşamak Direnmektir!

Dersim Barosu Eğriyamaç köyü ile Dikenli köyü kırsalında devam etmekte olan yangının havadan müdahale edilerek söndürülmesi için Orman Genel Müdürlüğüne başvurmuştu. Ekoloji Birliği de Dersim başta olmak üzere Bölge’nin birçok yerinde yanan ormanlara devlet kurumlarının müdahale etmemesini “Anayasal suç” olarak tanımladı.

Dersim Barosu Başkanı Barış Yıldırım tarafından Orman Genel Müdürlüğüne verilen dilekçede Anayasanın 169.maddesine göre devletin ormanları koruması yönünden alması gereken tedbirler hatırlatılarak şu ifadeler kullanıldı: “Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz.”

Dilekçede 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 69. maddesindeki “Orman idaresi, orman yangınlarını önlemek ve söndürmek maksadıyla her türlü hizmeti yapar veya yaptırır…” hükmü bulunmaktadır.” ifadesi de hatırlatıldı.

Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi’ne göre korunan flora ve fauna türlerinin bulunduğu sahaların tahrip edilemeyeceği hatırlatılan dilekçede, “Bu kapsamda halihazırda Tunceli İli Eğriyamaç Köyü ile Dikenli Köyü kırsal alanlarında devam etmekte olan orman yangınlarının söndürülmesi için ivedi olarak gerekli iş ve işlemlerin icrasını bu kapsamda yangına havadan müdahale edilmesini Tunceli Barosu olarak talep ederiz” denildi.

EKOLOJİ BİRLİĞİ: ANAYASAL SUÇ İŞLENİYOR
Ekoloji Birliği de Bölge’de devam eden yangınlarla ilgili yazılı açıklama yaptı. Dersim başta olmak üzere Bölge’nin birçok yerinde yanan ormanlara devlet kurumlarının müdahale etmemesini “Anayasal suç” olarak tanımlayan Ekoloji Birliği açıklamasında, “Ülke yangın yeriyken bayram yapılmaz” denildi.

Bölge’de her yaz çıkan/çıkarılan orman yangınlarının bu yaz da şiddetli bir şekilde devam ettiğinin altını çizen Ekoloji Birliği, bu orman yangınlarının birçok sebebi olmakla beraber en önemli sebebinin askeri operasyonlar olduğunu dile getirdi. Bölgede devam eden çatışmaların olumsuz etkilerinin arasında ekolojik yıkımın da olduğuna vurgu yapan Ekoloji Birliği, “Bölgede yaşanan ve devam eden orman yangınlarına OHAL’i aşan uygulamalar ve güvenlik nedeniyle halkın müdahale etmesine ve bilgi edinmesine bir şekilde izin verilmemektedir. Bölgede ekoloji mücadelesi yürüten aktivistlerin ve gönüllülerin hazırladıkları raporlar ve edindikleri izlenim/gözlemler ışığında askeri karakol ve noktalara yakın ormanlık alanların yandığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte süren operasyonlar ve çıkan çatışmalarda ateşli silahlar kullanıldığından dolayı ormanlar yanmaktadır/yakılmaktadır” dedi.

DEVLETE VE YANDAŞ MEDYAYA GÖRE YANGIN YOK!
Devletin resmi kurumlarının yangınlara hiçbir müdahalede bulunmadığı gibi basına ve kamuoyuna orman yangınlarının olmadığına dair demeçler verildiğine dikkat çeken Ekoloji Birliği, iktidara yakın medyada da orman yangınlarına dair tek bir bilgi yer almadığını ifade etti. Dersim’de orman yangınlarının yaşandığı bölgelerde halkın köyleri boşaltmak zorunda kaldığına, duman ve gazdan etkilenen insanların hastaneye kaldırıldığına dikkat çeken Ekoloji Birliği, birçok hayvanın da yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldığını dile getirdi.

ENDEMİK BİTKİ VE HAYVAN TÜRLERİ YOK OLUYOR
Yangınlardan dolayı bölgedeki ekosistemin geri dönülmez bir şekilde tahrip edildiğini ifade eden Ekoloji Birliği açıklamasında, “Yangının yaşandığı bölgelerde askeri engellemeleri aşıp yangına müdahale eden yerel halk birçok endemik bitki ve hayvan türlerinin yandığını tespit etmiştir. Dersim yaylalarında geçimlerini hayvancılık faaliyetleri ile sürdüren bölge halkı hem maddi hem de manevi zarara uğramaktadır. Ayrıca Dersim’de yerel halk tarafından kutsal kabul edilen mekânların da yanma tehlikesi bulunmaktadır” denildi.

DEVLET TÜM OLANAKLARI İLE YANGINA MÜDAHALE ETMELİ
Yangına müdahale edilmediği takdirde toplumsal, ekonomik ve ekolojik tahribatların geri dönülmez bir noktaya geleceği uyarısında bulunan Ekoloji Birliği açıklamasında şu görüşlere yer verildi: “Devlet, bütün olanaklarıyla bu yangınlara bir an önce müdahale etmelidir. Ülkenin herhangi bir yerinde ormanlar yanarken seyirci kalmak, görmezden gelmek vicdansızlıktır, hukuksuzluktur. Devlet kurumları ise görevi ihmal ve Anayasal suç işlemektedirler. Devlet Anayasaya göre ormanları korumak zorundadır. Ülkenin ormanları, o ormanlardaki canlı cansız varlıklar yanarken, ülke yangın yeriyken bayram yapılmaz!”

EKOLOJİ BİRLİĞİ
Ekoloji Birliği, ülkenin değişik bölgelerinde ekoloji mücadelesi yürüten 56 örgüt tarafından 24-25 Mart 2018 tarihinde yapılan toplantılar sonrası kuruluşunu ilan etti. Birlik, ekoloji örgütlerinin ortak eylem ve mücadele biriliğini oluşturmanın yanı sıra deneyim paylaşımı ve saldırıları birlikte göğüslemek için de bir arada olunması gerektiğine vurgu yapıyor. Ekoloji Birliği, doğayı savunmanın yanı sıra barışı savunmanın da ekoloji mücadelesinin en önemli görevleri arasında olduğu görüşünde. Ekoloji Birliği kuruluş deklarasyonunda, hükümetin sermaye işbirliğiyle doğa ve yaşam alanları üzerinde yarattığı talan ve yıkımdaki sistematik artışın artık dayanılmaz boyuta geldiğine dikkat çekilerek, toplumsal bir ekolojik muhalefet yaratılmasının acil bir ihtiyaç dile getirilerek, ekoloji mücadelesinin temelde sorunu yaratan sisteme, kapitalizme karşı bir mücadele olduğu vurgusu yapılıyor.

‘DOĞAYI SEVEN HERKES YANGINLARA SES ÇIKARSIN’
Dersim’de Munzur Vadisi Milli Park içinde askeri operasyonu sonucu çıkan ve söndürülmesine izin verilmeyen orman yangını 5 gündür devam ediyor. Bali Deresi, Bali Mezrası ve Eğriyamaç köyü etrafından devam eden yangını gönüllü ekipler kontrol altına alınmaya çalışılıyor; ancak ekiplerin yetersizliği, araç-gereçlerin bulunmaması nedeniyle yangın giderek büyüyor. Yangını kontrol altına almaya çalışan gönüllü kadınlar ise, Mezopotamya Ajansı’ndan Semra Turan’a konuştu. Duyarlılık çağrısı yapan kadınlar, doğayı seven herkesi yangınlara ses çıkarması gerektiğini söyledi.

‘YAKSALAR DA YEŞERTECEĞİZ’
Üniversite öğrencisi Tijda Kılıç, “Günlerdir doğamız yanıyor. Ancak, hiçbir şekilde müdahale edilmiyor. Bir de yangına müdahale etmek isteyen gönüllüler engelleniyor. Biz her gün söndürmeye geleceğiz. Ormanlarımızı yaksalar da biz yeşerteceğiz” dedi.

Birgül Zeytin de, doğanın insanların yaşam kaynağı olduğunu belirterek, yangınların kimseye bir şey kazandırmadığını, aksine insanlık adına çok şey kaybettirdiğini söyledi. Zeytin, Dersim’de orman yangınların her yıl gelenekselleştiğini belirterek şöyle konuştu: “Doğamıza yönelik yangınlar ilk değil, son da olmayacak. Biz ne kadar doğamızı sahiplenirsek onlara o kadar geri adım attırabiliriz. Bu nedenle doğayı seven herkes yangınlara ses çıkarması gerekir. Şimdi daha fazla duyarlı olmamız gerekiyor. Bir kişi yanan bir ağacı söndürse bir çok şeyi değiştirmiş olur.”

Gönüllülerden Nilüfer Akdağ da, “Vali, Dersim’de orman yangınlarının olmadığını söylüyor. Kendisine çağrımdır. Gelip yerinde incelesin. Var mıdır, yok mudur? Ondan sonra açıklama yapsın” dedi. Akdağ, ormanlar ve içinde yaşayan tüm canlıların katledildiğini ifade ederek, gönüllüler olarak kendi kısıtlı imkanlarıyla yangını kontrol altına almaya çalıştıklarını aktardı. Akdağ, doğayı seven ve sahiplenen tüm kadınları, orman yangınlarına müdahale etmeye çağırdı. (Dersim/EVRENSEL)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

10 − 5 =