Derya deniz bir roman: Don Kişot

Don Kişot’un yaratıcısı İspanyol Cervantes’in, elbette gelmiş geçmiş tüm eleştirmenlere bakılırsa aslında kurgusal olan, bir ikinci kahraman yaratıp onun defterlerini güyâ bulmuş da bunlara dayanarak romanı yazmış olduğu iddiası komik-satirik roman boyunca sürer, gider.
İkinci yazar, görünmeyen anlatıcı, güyâ Seyyid Hâmid Badincani‘dir; Faslı’dır, Garbî Arap yazarıdır.
Hacı Seyyid’in el yazmaları böyle elden ele geçerek kılık değiştirir.
Bana sorarsanız, Cervantes aslında bir meddahtır; ondan sonra gelenler, Ferhat Uludere dahi onun takipçisi meddahdır. Hep beraber bir orta-oyunu çevirirler…
Nedir, Cervantes yaptığı işin ucunu açık bırakınca, sanki kendisinden sonra gelen yazarların-meddahların da kervana katılmasını heveslendirmek için olsa gerek, birçok yazar Don Kişot’un ya benzerini yahut devamını veya çeşitlemelerini yazmıştır.

Don Kişot denilince, hemen herkesin bir iki lafı olsa gerekir; oysa birçoğu baştan sona sabır gösterip okumamıştır bile…
Bir yakınıma doğum günü hediyesi olarak iki cilt, Bertan Onaran çevirisi Don Kişot romanını hediye etmiştim, ¨Ay, vallahi sağolun, ama kim okuyacak bunu, özeti yok muydu?!¨ demişti.
Oysa, Don Kişot veya İspanyolcasıyla yazılırsa Don Quijote, özetiyle değil, bizzatihi kendisiyle alakadar olunup mutlaka okunmalıdır.
Hatta, Tarihin Babası diye bilinen Bodrumlu Herodotus‘un kitabını İngilizceye hakkıyla çevirmiş İngiliz yazar Aubrey de Sellincourt’un dediği gibi, ¨Don Kişot hayatta en az 3 kez okunmalıdır. Önce gençlikte, sonra orta yaşta, bir de yaşlılıkta…¨ Galiba Don Kişot’un tadına yaşlılıkta varılacaktır, zira bir olgunluk kitabıdır Don Kişot…
Altı yüz sayfalık romanı kim okuyacak diyenlere, şimdi, 126 sayfalık bir ek kitabı, Ferhat Uludere’nin ¨Don Quijote’nin Üçüncü Cildi¨ni öneriyoruz.
Oldu mu, 726 sayfa; oku oku bitmez!
Ferhat Uludere bu işe kalkışırken, yani Don Kişot’un devamını getirmeye kalkarken, elbette ciddi bir şey yaptığını komik durumda kalıp anlamış olmalıdır; her babayiğidin işi değildir, zira…
Hatırladığımız kadarıyla, Don Kişot çeşitlemeleri bir hayli fazladır: Havana’daki Adamımız gibi meşhur romanların yazarı Graham Greene, mesela, Monsignore Don Quixote’yi yazmıştır.
Erich Kastner, Don Kişot’u çocuklar daha kolay anlasın diye tekrar ele almıştır.
Rıfat Ilgaz, Don Kişot İstanbul’da başlıklı bir mizah eseriyle okurlarına merhaba demiştir.
Burada sıralamaya kalkarsak sonunu getiremiyeceğimiz kadar kalabalık bir yazar listesi elimizdedir ki, hemen hepsi orasından burasından Don Kişot’a atfen bir kitap üretmiştir.
Vladimir Nobokov‘un Don Kişot Üzerine Dersler başlıklı eseri bunların tümünü hasır altı eder.
Jose Ortega y Gasset‘in Kişot Üstüne Meditasyon kitabını buraya contalamadan bu listeyi kapatamayız.
Gelelim, Ferhat Uludere’nin romanlaştırıp yazdığı son Don Kişot çeşitlemesine…
Ferhat Uludere, hem gazeteciliğiyle hem tiyatro dünyasından gelen özgeçmişiyle, ayrıca roman ve hikâye kitaplarıyla son zamanlarda elde tutulacak değerli yazarlardan birisidir.
Uludere’nin içine Rus yazarı Ivan Goncharov‘un 19.yüzyıldan kalma klasik eseri Oblomov‘daki karakterini de Don-Kişotlaştırdığı bir post-Don Kişot romanıyla karşı karşıyayız.
Burada Oğuz Atay‘ın Coşkun Ermiş adlı tiyatro yazarı olmak hevesindeki karakteri devreye girecektir. Karışık gibi görünmesin, bütün bunların altından hiç yüksünmeden Ferhat Uludere kalkacak, size süzülmüş bir eser okutacaktır.
Hayata karşı bıkkın kalmış Halet Rezaki Efendi tarzında bulunan Oblomov elbette bir uşak olmadan yapamaz. Uşağı, Rus mujik sınıfından gelme Zahar‘dır ve onun üç kağıtçılığını, köylü kurnazlığını Don Kişot’un Sancho Panza‘sı ile ustaca birleştiren yazarımız Uludere’nin bu çalışması zevkle okunur.
Türk edebiyatında Don Kişot’a, sadece akademik düzeyde katkı vermeye kalkışmış, fakat aslında bir edebiyat eseri yaratmış bulunan Prof. Jale Parla’nın, bence mutlaka başka dillere hemen ve hatta ‘hemenden de evvel’ çevrilmesi gereken, ¨Don Kişot’tan Bugüne Roman¨ başlıklı eserini masanızda bir yana koyunuz, öteki yana Ferhat Uludere’nin eserini…
Beraber okursanız, tadına, keyfine doyum olmaz bir eseri elden geçirmiş ve hatta belki bir kenara notlar alıp, bunlardan siz de kendinize Don Kişotvâri lakırdılar çıkartmış olursunuz.
Okumayan, Don Kişot’un özetini Wikipedia’da bulabilir; okumuş gibi yapabilir.
Sözümüz gerçek tiryaki okuradır.

_____________________

¨Don Quijote’nin Üçüncü Cildi¨
Ferhat Uludere
Roman, 126 sayfa
Yitik Ülke Yayınları
İstanbul, 2014, 1.Basım

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

2 + 3 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.