Desiderantes Meliorem Patriem

Desiderantes Meliorem Patriem

0
PAYLAŞ

Lafa Latince’yle başladın mı, okurun meraklı tilkisi hemen kulak kabartır.
1. Okur, Latince yazılmış başlığı ve gerisini merak eder…
2. Okur, Latince yazılı başlığı gün olur bir yerlerde kullanıp vitrine çıkartmak ister;
not alır.
3. Okur, ¨Ulen, biz bu kıçı yamalı pantolonla gezen gazete fıkracısından daha mı cahiliz, dur bakalım neymiş, bir öğreniverelim!¨ diye yazıya itibar, itimat, iltimas, ihtimam gösterir.
Bunları biz gazete fıkracıları gayet iyi bilir, şimdi olduğu gibi pekçok zaman, okuru gafil avlamak üzere sıklıkla kullanırız.
Söze başlamadan evvel başlığa bir Latince söz daya, arkası nasılsa gelir…

İşte yine böyle oldu, ABD’nin Kuzey Dakota Eyaleti’nde sıradan bir havadisi siz okurlarımıza, allayıp pullayıp, ballandırarak anlatmanın çaresi, bir Latince deyişi kullanmayı gerektirdi.
Latince başlığın tercümesi, aşağı yukarı şöyledir: Onların bir vatana ihtiyaçları vardı!
Bu söz hemen her yerde tekrarlanır, zira Kanada Anayasası’nda geçen bir sözdür; Amerikalılar da es geçmez hani, arada bir sakız eder.
Vatana ihtiyaç duyanların Amerika Kıt’asından daha geniş bir yer hayal etmesi mümkün değildir. Enlemesine boylamasına dünya kadar yer vardır Kıt’ada…
Ama yine de sığamazlar, kendilerine yaşanacak yer ararlar…

Rahat kıçlarına batıyor dedikleri işte, tam da, budur…

Amerikalı aşırı beyaz ırkçı, elbette böyle olunca sağ ve tutucu Hırıstiyan bağlantılı, Nazi ve faşist ideolojiyle beslenmiş bazı gruplar kendilerine zaman zaman koloni arıyor, biz de bunların haberini yapıyorduk. En son haber K.Dakota’dan geldi:

Leith adlı, 1910 tarihinde oradan demiryolu geçiyor diye kurulmuş bir küçük kasaba şu sıralarda ABD’nin gündemini kısa süreliğine ziyaret etti. Leith 1984 yılına kadar cıvıl cıvıl bir kasabaydı, trenler içinden çuf çuf geçiyordu, nüfusu yüzbine yaklaşmıştı, sonra Pasific Extensions adlı tren şirketi bu hattı kullanmaktan vaz geçince toplu iğne yemiş balon gibi püf diye sönüverdi, küçüldü; haritadan silinecekti âdeta…

Leith’in yine de ısrarlı sâkinleri, öyle böyle, bugüne kadar kasabada kalmaya devam etti. Leith’in nüfusu bugün itibariyle, sadece 24 kişidir; iki düzine yani…
Yirmi dördün birisi de Afrikalı Amerikan yurttaşıdır, yani zencidir.

Bobby adlı Zenci abimiz bir beyaz kadınla evlidir, orada yıllardır yaşamaktadır, kendi hâlinde efendiden bir adamdır.
Bu kadar bilgi yeter! Sonrası ise şudur:

Paul Craig Cobb adlı, 61 yaşında olduğunu Basın’dan öğrendiğimiz, beyaz sakallı bir beyaz adam bir süredir Leith’le ilgilenmektedir. Nedir onun derdi diye telaş göstermeyin, durun acele etmeyin, hikâyesi işte buradadır.

Cobb, parayı nereden bulduysa bulmuş, bu parayla kasabanın tamamını satın almak üzere harekete geçmiştir. Cobb’un bu faaliyetleri iki yıl evveline aittir. O zamanlar birkaç evi ve araziyi satın almış, ufak tefek tamiratlar yaptırıp bu evleri yaşanır hâle getirmiş, ama içine kimseleri koymamıştır; garip bir durumdur… Kasabalı durumdan şüphelenir.
Cobb bu aldıklarıyla yetinmeyip öteki evleri, arazileri, bağ ve bahçeleri de ufak ufak satın almakta, satmaya karşı çıkanları üstü örtülü bir iknâ yöntemiyle bu işe razı edip, mülklerini devralıp, tapuyu cebine indirmektedir.

Sonunda, ‘Karaman’ın koyunu, sonra çıkar oyunu!’, misali, durum kendisini ele verir.

Bay Cobb, ırkçı–beyaz Nazi örgütünün bu kasabada yerleşip bir koloni kurmasını amaçlamaktadır. Evlerin tamamını satın alıp ahaliyi buradan kışkışladıktan sonra, dazlak faşistlere düdükle işaret verecek, hepsini buraya toplayacaktır.

FBI başta olmak üzere gizli servislerin, hatta bir süreliğine yaşadığı Kanada’daki polisin raporlarından anlaşıldığı kadarıyla, aşırı sağcı-ırkçı Cobb ev başına 10 bin Dolar ödeyerek, anahtarları cebine koymuş, bu evleri restore edip kim bilir nereden gelecek başka faşistlere yuva yapmak için hazırlamıştır.

İddialar ve duyduklarımız bu yöndedir.

Bay Cobb’un şu âna kadar bu iddialara karşı bir cevabı olmamış, sessizlik içinde kalmayı tercih etmiştir.

Fakat bu arada dikkatinizin celbini rica ederim: Ev başına 10 bin Dolar para, bir hiçtir!

Kasabadakilerin bu kadarcık paraya evlerini satması ayrıca dikkat çekmiştir. FBI ve yerel dedektiflerin ahalinin ağzından cımbızla aldığı bilgilere göre, ev sahipleri bu kadarcık paraya gönüllü olarak evet demiştir!

Gelelim, Bobby Harper adlı, yıllardır kasabada kaynakçılık ve soğuk demir işi yapan, iyi adam, dürüst vatandaş zenci abiye!

Cobby, Bobby’nin evine kendi kafasına göre bir değer biçmiş, ¨Al bu parayı, kaybol ortalıktan, seni gözüm görmesin, yoksa biz adamı kaybettirmesini de biliriz!¨ biçiminde olduğu dedikoduyla aktarılan sözler sarfedip, ayrıca Reşat Enis‘in Çukurova’ya ait romanlarında rast gelinecek gibisinden zalim ağa sözleri etmiş olmalıdır, yoksa Bobby’nin televizyon kamerası karşısına geçip tehdit aldığını söylemesi pek yenilir yutulur cinsten bir iddia olamaz.

Amerika’da ırkçı, aşırı dindar, Nazi eğilimli, faşist, beyaz ırk taraftarı güçlerin, hasılı Klu-Klux-Klan adıyla anılan KKK‘ nın linç edici, kıyıcı, acımasız grupların kendilerine yer yurt aradığını burada zaman zaman haber etmiş bulunuyorduk; bu haber-yorum da onlardan birisidir.

Bu haberin başlığını da ¨Onlara bir yurt lazımdı!¨ diye iliştiriyoruz.

Akılsız insanlığın aklı birgün başına gelene kadar bu yurt arayışı devam edecek görünüyor…

¨Otur oturduğun yerde, şimdi Sadrazam Hâfız Paşa tokadı geliyor ha!¨ diyesimiz de var ama ardından Mehterân takımına ihtiyaç olacak ki o vakit kösler vuracak, ziller çalacak ve iki ileri bir geri, zar zor yürüyeceğiz.

Bobby’e bundan sonraki hayatında iyi şanslar diler, Leith’e yolu düşeceklere de faşistlerden uzak durmalarını öneririz. Ayrıca akıllarında bulunsun ve faşistlerle el sıkışan olursa diyeNâzım’ın Cevap IV adlı şiirini salık veririz:

¨Onlara elleriniz dokunmuşsa eğer,
Yedi tas su dökün ellerinize,
Yırtarak bayramlık gömleğimi ben,
Peşkir yaparım size…¨

___________________

Mahmut Şenol, 7.09.2013,
msenol34@yahoo.com

BİR CEVAP BIRAK

five × 1 =