Devlet eliyle nurculuk propagandası mı yapılıyor?

Vali Oğuz’un Said Nursi’den dolayı Isparta’da 5 milyondan fazla ziyaretçi potansiyeli olduğuna yönelik açıklamasına gelen eleştirilerin ardından nur cemaatinin gazeteleri ve internet medyası “Allah’ım bugünleri de gördük, artık böyle valiler de var” başlıklarıyla sevinç çığlıkları atarak Vali Oğuz’a sahip çıkmışlardı.
Bir süredir yerel basında ve valiliğin resmi internet sitesinde Vali Oğuz’un ‘kutsallık’ dolu cümleleri sıklıkla yer alıyor. Ancak Vali Oğuz’un nur cemaatine olan ‘derin’ muhabbeti, cemaatin önde gelen vakıflarından biri sayılan Hayrat Vakfı’na ve il temsilcisine kamuoyu önünde övgüler düzmesiyle ayyuka çıktı. Öyle ki Vali Oğuz’un cemaate olan ilgisi valiliğin resmi sitesine de yansımış durumda…

Said Nursi, 1925’te Ergani’de başlayan Şeyh Said İsyanı’nın ardından 1926’da sürgün olarak geldiği Isparta’da, Barla ve kent merkezinde 1960 yılına kadar zorunu ikamette bulundu.

Said Nursi’nin yaşadığı Isparta Kepeci Mahallesinde bulunan iki katlı eski ev, bir kaç yıl önce nur cemaati mensuplarınca satın alınıp müzeye dönüştürüldü. Her yıl yüzbinlerce cemaat üyesi Barla ve Isparta’daki bu evleri ziyaret ediyor.

SAİD NURSİ’NİN MEZARINI ARIYORLAR

Isparta’da merkeze bağlı Sav kasabası da nur cemaati önemli merkezlerden biri. Zira Sav, ‘ümmi’ olan Said Nursi’nin yazdırdığı risalelerin ilk yazıldığı köylerden biri olarak biliniyor. Ancak son günlerde dikkatleri bu kasabaya çeken bir başka olay da TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu’nun Said Nursi’nin mezarını bulmaya yönelik girişimleri… 27 Mayıs darbesi sonrasında kurulan Milli Birlik Komitesi’nin dört üyesinden biri olan Numan Esin, komisyon üyelerinin kendisine yönelttiği Said Nursi ile ilgili sorulara, “Bediüzzaman Said Nursi’nin kabri Isparta’nın bir köyünde” yanıtını vermiş.

NURSİ’NİN MEZARI SAV’DA MI?

Numan Esin’in yanıtının ardından Isparta’da konuşulanların başında mezarın işaret edildiği yerin Sav kasabası olduğuna yönelik söylentiler geliyor. Bu söylentiyi destekleyen en önemli dayanaklardan biri de cemaatin önde gelen isimlerinden biri olan yazar Necmeddin Şahiner’in 2006’da yaptığı açıklamaya göre Said Nursi’nin mezarının Davraz dağında olduğu iddiası. Şahiner, mezarın yerini kendisinin çok iyi bildiğini ancak Nursi’nin vasiyeti gereği kimseye açıklamayacağını söylemişti. (Sabah Gazetesi-13. Temmuz, 2007)
Davraz dağının eteklerinde bulunan Sav kasabası, son yıllarda Isparta’ya gelen cemaat üyelerinin ilgi odağı olmaya başlamış durumda. Öyle ki Sav, ‘Barla turu’ olarak adlandırılan nur turizminin önemli ziyaret noktalarından biri. Kısacası Isparta’da nurcular açısından önemli merkezlerin yanına Sav da eklenmiş durumda.

VALİLİK SİTESİNDE NURSİ’NİN EVİ VE CHEVROLET’Sİ TANITILIYOR

Isparta Valiliği’nin resmi internet sitesine girdiğinizde kentin tanıtımının yapıldığı ‘Gezi Rehberi’ bölümünde nur cemaatinin bu önemli merkezleri yer alıyor. Valilik sitesinde, “Isparta Evleri” başlığıyla tanıtılan bir iki evin dışında bütün fotoğraflar Said Nursi’nin Kepeci Mahallesindeki evine ve evin içinde sergilenen Nursi’ye ait giysiler, kişisel eşyaları ve el yazması kitapların bulunduğu odaları yansıtıyor. Ayrıca evin garajında bulunan Said Nursi’ye ait ‘Chevrolet’ marka otomobil de valilik sitesinde tanıtılırken, Nursi’nin Barla’daki evi ve Sav kasabasına ait çok sayıda fotoğraf kentin gezi rehberini süslüyor.

Isparta’nın bir çok köşesinde bulunan yüzlerce tarihi evin arasından neden yalnızca Said Nursi’nin yaşadığı evlerin valilik sitesine koyulduğu sorusuna yetkililerin verecek bir yanıtı mutlaka vardır. Ancak Isparta’da yaşanan süreci anlamak için Vali Oğuz’un cemaatle kurduğu yakınlığa biraz daha yakından bakmak gerekiyor.

VALİ OĞUZ CEMAATİN KONUĞU SUDANLILARA GÜL DÖKTÜ

Said Nursi’nin vekili olarak bilinen A. Hüsrev Altınbaşak tarafından kurulan Hayrat Vakfı’nın davetlisi olarak Isparta’ya gelen Sudanlı belediye başkanları Vali Memduh Oğuz’u ziyaret etmişler. 17 kişiden oluşan heyeti valilik toplantı salonunda ağırlayan Vali Oğuz, “Masanızın üzerindeki gülleri görüyorsunuz, biz sevdiğimiz insanlara, sevdiğimiz misafirlere ‘Gül Döktük Yollarına’ deriz” diye konuşmuş.

İlahiyatçı yazar İhsan Eliaçık, Vali Oğuz’un kentin kutsallığı ve Said Nursi ile ilgili açıklamalarını eleştirmiş, valilerin görevinin kentteki yoksulları, açları, garibanları tespit etmek olması gerektiğini savunmuştu.

‘VALİMİZDEN BAŞBAKANIMIZA BÜTÜN YÖNETİCİLERİMİZ AYNIDIR’

Sudan heyetinin ziyaretinde bu eleştiriye karşılık gelen bir açıklama dikkat çekti. Vali Memduh Oğuz’un Isparta için bir şans olduğunu belirten Hayrat Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Bülent Güler; “Sayın Valimiz Isparta’ya geldiği günden beri halkın içinde, halkın her türlü sorunlarıyla ilgilenmekte ve özellikle gariban insanları sahiplenmektedir. Ne zaman kendisini ararsak Isparta’nın en ücra köşelerinde, köylerinde halkın sorunlarını çözerken veya kimsesizleri sahiplenirken bulmaktayız. O nedenle halkımız Sayın Valimizi çok sevmektedir. Sayın Valimiz Memduh Oğuz’dan Başbakanımız Sayın Recep Tayip Erdoğan’a kadar bütün yöneticilerimiz aynı şekildedir. Bu da yıllardır halkın yapmış olduğu duaların karşılığı olarak kabul edilebilir” demiş.

HAYRAT VAKFI NELER YAPIYOR

Cemaatin gazetelerinin de dediği gibi, “artık ne valilerimiz var!” Toplumun bütün kesimlerine eşit mesafede durması gereken devletin valisinin yapması asli görevlerinin bir cemaat vakfı yöneticisinin izahına muhtaç olması ne tuhaf! Peki yöneticilerinin Vali Oğuz’u sıklıkla aradığı Hayrat Vakfı ne tür çalışmalar yapıyor, daha yakından bakalım. Zira devletin valiliği eliyle nurculuk propagandası yapılmaya başlandığı bu dönemde, sürecin nereye doğru evrileceğini kestirmek hiç de zor değil.

VALİ OĞUZ’UN ÖVDÜĞÜ HAYRAT VAKFI, LAİKLİĞİN ANAYASA’DAN ÇIKARILMASINI İSTİYOR

Said Nursi’nin vekili olarak anılan ve ölümünün ardından nur cemaatine liderlik yapan Ahmed Hüsrev Altınbaşak tarafından kurulan Hayrat Vakfı, eğitim ve yayıncılık faaliyetleriyle öne çıkıyor. Hayrat Vakfı Sosyal Mes’eleler Değerlendirme Hey’eti tarafından geçtiğimiz yıl hazırlanan ‘Yeni Bir Anayasa Yeni Bir Türkiye’ başlıklı metinde, laiklik, din eğitimi ve başkanlık sistemi gibi konularda dikkat çekici ifadelere yer veriliyor.

‘VATANDAŞLIĞIN TÜRK KİMLİĞİNE BAĞLANMASI ANAYASANIN RUHUNA ZARAR VERİYOR’

Daha önce ‘Kürt Raporu’ ve ‘Diyanet Raporu’ gibi raporlar hazırlayan Hayrat Vakfının anayasa raporunda, vatandaşlık kavramının sadece Türk kimliğine bağlanarak tanımlanmasının anayasanın birleştirici ruhuna zarar verdiği belirtilerek, bunun yerine daha kuşatıcı olduğu savunulan Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı’ kavramının kullanılması öneriliyor.

‘ÖZEL İMAM HATİP OKULLARI AÇILMASINA FIRSAT VERİLSİN’

Kamu ve özel kurumların, oluşturulacak mevzuat çerçevesinde kişilerin rahat bir şekilde dini vecibelerini yerine getirebilmeleri için gerekli imkânları hazırlaması gerektiği belirtilen raporda, zorunlu din eğitiminin yeni anayasada da yer alması gerektiği vurgulanarak şu ifadelere yer veriliyor: “İçinde yaşadığımız toplumun en temel dinamiklerinin başında gelen din eğitimi, çocuklarımızdan esirgenmemelidir. Din eğitimi ve öğretiminin, özel kurs ve okullar aracılığı ile yerine getirilmesine fırsat verilmeli, özel kolejler gibi özel imam- hatip liseleri ve meslek okulları da açılabilmelidir.”

‘LAİKLİK İLKESİ YENİ ANAYASADA YER ALMASIN’

Anlamı ve uygulama tarzında pek çok kargaşa yaşandığı öne sürülen laiklik ilkesinin, cumhuriyet tarihi boyunca en çok suistimal edilen, temel hak ve özgürlüklerin ihlaline veya kısıtlanmasına sebep olduğu kaydedilen raporda, “laiklik ilkesi; cumhuriyetin temel nitelikleri içerisinde görülmemeli ve yeni anayasa metni içinde yer almamalıdır. Laiklik ilkesi, cumhuriyetin olmazsa olmaz niteliklerinden olmadığı gibi, özgürlükçü ve çoğulcu yönetim anlayışı ile de bağdaşmamakta, tek tip insan modelini hedeflemekte, bireysel gelişim özgürlüğünün önünde en büyük engel olarak bulunmaktadır” görüşüne yer verildi.

‘KILIK KIYAFET TERCİHİ SERBEST BIRAKILSIN’

Yeni anayasada, din ve vicdan hürriyetinin bir parçası olarak kişisel inançların serbestçe yaşanması açısından kılık kıyafet tercihinin laiklik ilkesi sebep gösterilerek engellenmeyeceğinin açıkça dile getirilmesi gerektiği vurgulanan raporda, “Toplumun milli, manevi ve ahlaki değerlerine aykırı olmayacak şekilde gerek kamusal, gerek özel hayatın her alanında kılık kıyafet tercihi serbest bırakılmalıdır” ifadelerine yer verildi.

‘TARİHİ, KÜLTÜR MİRASINI VE ORMAN KÖYLÜLERİNİ KORUYAN MADDELER ÇIKARILSIN’

Başlangıç kısmının anayasa metninden sayılmaması gerektiği belirtilen raporda şu ifadelere yer verildi: Devletin işleyişi, temel hak ve özgürlükler gibi esaslı hususlar dışında yasalar ile düzenlenebilecek ayrıntılar anayasada yer almamalıdır. Bundan dolayı anayasada, ‘Tarih, Kültür Varlıklarının Korunması, Sanatın ve Sanatçının Korunması, Kamu Hizmetlerine Girme Hakkı, Mal Bildirimi, Adalet Hizmetlerinin Denetimi, Planlama Ekonomik ve Sosyal Konsey, Piyasaların Denetimi, Tabii Servetlerin ve Kaynakların Aranması ve İşletilmesi, Ormanların Korunması ve Geliştirilmesi, Orman Köylüsünün Korunması, Kooperatifçiliğin Geliştirilmesi, Esnaf ve Sanatkarların Korunması’ ve benzeri müstakil maddeler bulunmamalıdır.

‘MGK ANAYASAL STATÜDEN ÇIKARILSIN’

Aynı şekilde bugüne kadar siyasi ve ekonomik olarak birçok probleme neden olan, birer vesayet aracı olarak düzenlenmiş ‘Milli Güvenlik Kurulu, YÖK, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, RTÜK’ gibi kurumlar, ilgili özel yasalarında düzenlenmek üzere yeni anayasada yer almamalıdır. İnkılâp kanunlarının anayasaya aykırılığının ileri sürülemeyeceğine dair bir madde yeni anayasada yer almamalıdır. Milli Güvenlik Kurulu anayasal statüden çıkarılmalıdır. Genelkurmay Başkanlığı Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanmalıdır.

BAŞKANLIK SİSTEMİNE GEÇİLSİN

Başkanlık sisteminin siyasal ev ekonomik istikrarın en önemli şartı olan uzun ömürlü ve güçlü hükümet yapısını zorunlu kılması, bu sistemin tercih edilmesinin en mühim sebebi olmuştur. Başkanlık sisteminin parlamenter sisteme göre en çarpıcı avantajı, sorumluluğun ve yetkinin nerede, kime ait olduğunun net olarak belli olmasıdır.”
*Fotoğraflar: www.isparta.gov.tr (Isparta Valiliği)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

11 − 4 =