Devlet kirli ve pahalı enerjiden elini çekmeli!

Yerli kömürden elektrik üretimi için yeni teşvik önerileri çevre örgütleri tarafından tepkiyle karşılandı. Aralık ayında gerçekleşen Paris İklim Konferansı sonrasında kömür projelerinin finansmanı ve toplumsal kabulünün iyice zorlaştığına dikkat çeken Greenpeace Akdeniz, TEMA ve WWF-Türkiye ortak bir açıklama yaparak, kömürden elektrik üretimine sağlanacak alım garantisinin kömürün yaratacağı çevresel sorunları artırmanın yanı sıra, elektrik piyasalarındaki yatırım kararlarını olumsuz etkileyeceği, tüketiciye de ek yüklerin binmesine neden olacağı uyarısında bulundu.

Dünyanın en büyük ekonomilerinin kömür yatırımlarından çekildiği ve kömürün enerji tüketimindeki payını azaltmayı hedefledikleri bir dönemde kömüre daha fazla yatırımda bulunmanın önemli fırsatların kaçırılmasına sebep olacağına dikkati çeken Greenpeace Akdeniz Finans Kampanyası Sorumlusu İbrahim Çiftçi, “Sürdürülebilir enerji arzı ve enerjide dışa bağımlılığın giderilmesi gibi uzun vadeli hedeflere yönelik politika araçları belirlenirken, küresel gelişmeler, piyasaların gidişatı ve fırsat maliyetlerinin detaylı olarak göz önüne alınması gerekiyor. Yerli kömürden elektrik üretimini özendirmeyi amaçlayan politika araçları, yüksek maliyetler ve ömrünü tamamlamadan atıl duruma düşecek santral yatırımlarıyla karşı karşıya kalmamıza neden olabilir. Türkiye’nin seçimini yenilenebilir enerji teknolojilerinden kullanması, bu alanda takipçi değil öncü olma fırsatını kaçırmaması gerekiyor” diye konuştu.

DÜNYA KÖMÜRÜ TERK EDİP TEMİZ ENERJİYE GEÇİYOR
Küresel kömür tüketiminin 1990’lı yıllardan bu yana ilk defa düşüş gösterdiğini söyleyen TEMA Vakfı Çevre Politikaları Bölümü Proje Koordinatörü Özlem Katısöz ise kömür talebinin azaldığı ve kömür tüketiminin darboğaza girdiği bir dönemin yaşandığını vurgulayarak, “Başta Çin ve Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere pek çok ülke kömür tüketiminini azaltırken, aralarında Dünya Bankası, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, OECD üyesi ülkelerin ihracat-ithalat bankaları, ING, Credit Agricole, JP Morgan ve HSBC gibi birçok özel banka, Axa, Allianz gibi özel sermaye fonları ve değeri 900 milyar ABD Doları’nı bulan Norveç Emeklilik Fonu’nun da bulunduğu finans kurumları ve yatırımcılar da kömür finansmanını istisnai koşullarla sınırlandırdıklarını veya bu yatırımlardan çekildiklerini açıkladılar. Gelinen noktada kömür endüstrisinin hem öz kaynak hem de kredi finansmanı yaratmasının önünde önemli engeller yükseliyor. Paris İklim Zirvesi sonrasında kömür projelerinin kabulü daha da zorlaştı” dedi.

GÜNEŞ ENERJİSİNDE MALİYET SON 5 YILDA YÜZDE 80 DÜŞTÜ
Uluslararası Enerji Ajansı’na göre önümüzdeki 5 yıllık dönemde kurulu güce yapılacak eklemelerin üçte ikisinin yenilenebilir enerjiye dayalı olması beklenirken, bu değişimi piyasa şartları ve düşen maliyetlerin desteklediği belirtiliyor. Güneş enerjisinden elektrik üretmenin maliyeti son 5 yılda neredeyse yüzde 80 oranında düşerken, 2040’a kadar maliyetlerin yüzde 48 daha azalması bekleniyor. Fosil yakıt fiyatlarındaki dalgalanmalar elektrik üretiminin maliyeti açısından sürekli bir risk oluştururken yenilenebilir enerji maliyetlerindeki düşüşün Türkiye’nin enerji politikası önceliklerine yansıtılması gerektiğine dikkat çekiliyor.

ALIM GARANTİSİNİN FATURASI BEKLENENDEN YÜKSEK OLACAK
Yerli kömüre sağlanan teşviklere kömürden üretilecek elektrik için alım garantisinin de eklenmesi, bu yılın başından beri gündemde. Basına yansıdığı kadarıyla; gün öncesi piyasada oluşan elektrik fiyatlarından memnun olmayan kömür yatırımcısını tatmin edecek bir fiyatın uzun dönemli anlaşmalarla garanti altına alınacağı, bu tutarın kilovatsaat başına 8 ABD Doları sent tutarında olabileceği dile getiriliyor.

MALİYETİ VERGİSİNİ ÖDEYENLER YÜKLENECEK
Bu yükü vergi mükelleflerinin omuzlayacağını belirten WWF-Türkiye Doğa Koruma Yönetmeni Mustafa Özgür Berke, ”Yerli kömüre teşvik fikrini savunanların gerekçesi en ucuz kaynağı en hızlı şekilde üretmek ancak rüzgara 7,3 sent (ABD Doları) alım garantisi verilirken kömür için 8 sent’ten bahsediliyor. Karar vericilerin daha ucuz olduğunu söyledikleri enerjinin neden daha yüksek alım garantisine tabi tutulacağının sorgulanması gerekiyor” dedi.

KİRLİ ENERJİYE ALIM GARANTİSİNİN FATURASI TÜKETİCİYE
Alım garantisi ile ekonomik açıdan fizibilitesi olmayan kömür projelerinin finanse edilebilir hale getirilmesinin amaçlandığını dile getiren Berke, “Bu modelde, projelerin ekonomik fizibilitesini sağlayan unsur kamu maliyesi, yani bizlerin ödediği vergiler oluyor. Başta rüzgar ve güneş olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarının maliyetleri büyük bir hızla düşerken on, on beş hatta yirmi yıl boyunca kömürden üretecek elektriğe alım garantisi sağlanması, tüketicinin yenilenebilir enerji teknolojilerinin maliyetlerindeki düşüşten faydalanmasının ertelenmesi anlamına gelecek, kamu maliyesini gereksiz bir yük altına sokacak” diye konuştu.

Özgür Gürbüz

Afşin Elbistan Santralı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

thirteen + 17 =