‘Devlet, transların yaşam hakkını korumak zorunda’

‘Devlet, transların yaşam hakkını korumak zorunda’

0
PAYLAŞ
İstanbul LGBTİ Dayanışma Derneği’nin sözcüsü Kıvılcım Arat
İstanbul LGBTİ Dayanışma Derneği’nin sözcüsü Kıvılcım Arat

Transfobik nefret cinayetlerine eylem çağrısı yapan İstanbul LGBTİ Dayanışma Derneği’nin sözcüsü Kıvılcım Arat ile nefret cinayetlerini Evrensel’den Cansu PİŞKİN ve Sinem UĞURLU konuştu…

İstanbul Zekeriyaköy’de yakılarak öldürülmüş halde bulunan trans kadın Hande Kader’in katil ya da katilleri hâlâ bulunamadı. Cenazesi ise DNA testi için Adli Tıp’ta bekliyor. Yarın saat 19:00’da da transfobik nefret cinayetlerine karşı eylem düzenleniyor. Eylemin çağrısını yapan İstanbul LGBTİ Dayanışma Derneği’nin sözcüsü Kıvılcım Arat, nefret cinayetlerinin önlenmesi için transların güvenlik ve yaşam haklarının korunması gerektiğini ifade etti, başka cinayetlerin yaşanmaması için eyleme katılma çağrısı yaptı.

– Hande Kader’in cenazesi hâlâ alınamadı. Bu süreç nasıl işleyecek?

– Hande yaşamını seks işçiliği yaparak idame ettiriyordu, transların yüzde 98’i gibi. Ağustos’un ilk haftası kayboldu. Bizim düzenli olarak yaşadığımız sıkıntılardan biri kaybolan translarda kayıp ilanı vermek. Çünkü polis bizlere kan bağı şartı öne sürüyor. Fakat transların bir çoğu aileleriyle görüşemediğinden dolayı, bu durum böyle sürüncemede kalıyor. Hande olayında da en sonunda dernek avukatları aracılığıyla, birlikte yaşadığı ev arkadaşı ve aynı zamanda erkek arkadaşı üzerinden kayıp ilanı verebildik. Zekariyaköy’de de yanmış cenazesi bulundu. Ama cenazeyi alabilmemiz ve işlemleri başlatabilmemiz için de DNA testinin çıkması gerekiyor. Aile önce istemedi cenazeyi. Sonra ‘Eğer cenaze bize aitse alıp götüreceğiz ve kaza geçirmiş, araba yanmış kül olmuş, kendisi de yanmış deyip gömeceğiz’ dediler. DNA’yı bekliyoruz cenazeyi almak için. Aile cenazeyi almazsa kadın kurumlarıyla birlikte sadece kadınların katıldığı bir cenaze töreniyle defnedeceğiz.

– Hande Kader öldüğü zaman Özgecan Arslan ile kıyaslandı. Özgecan’ın öldürülmesine verilen tepkinin Hande Kader için verilmemesi eleştirildi. Siz ne dersiniz bu kıyaslamaya?

– Ben bu kıyaslamaları doğru bulmuyorum. Sonuçta ikisi de bir kadın cinayeti. Özgecanla kıyaslamak yerine, Hande’ye neden tepki verilmediğini tartışmamız gerekiyor.

‘NEFRET KÜLTÜRÜ ÜZERİNDEN POLİTİKA ÜRETİYORLAR’

– Neden tepki gösterilmiyor peki?

– Eğer trans isen senin öldürülmenin, yakılmanın bir önemi yok. Bir toplumda yaşarken otomatik olarak elde edilen hakların hiç biri translar için yok. Barınma yok, eğitim yok, çalışma ve yaşam hakkı yok. Mesela geçen sosyal medyada “Su testisi su yolunda kırılır, keşke taşlamasalardı da yaksalardı” diye bir yorum okudum. Bu, toplumun önemli bir kısmının ne düşündüğünü de bizlere gösteriyor. Bu nefret kültürü sadece translar için de geçerli değil. Hem muktedirler sistemin bu şekilde işlemesini sağlıyor, hem de siyasi partiler. Nefret kültürü üzerinden politika üretiyorlar. Aleviye duyulan, kadına, işsize, engelliye, Kürde duyulan nefretin karşılığı bu. Tabi bunların içinde transın durumu en en altta oluyor.

– 2008 yılından bu yana öldürülen trans kadınlar için 45 rakamı telaffuz ediliyor. Nasıl engellenir bu nefret cinayetleri?

– Ne yaparsak yapalım bunca nefretin verildiği bir toplumda biz bu sorunları bıçak gibi kesemeyiz. Ama bu demek değil ki; toplum değişip dönüşene kadar biz yerimizde oturalım. Birincisi Anayasa’daki hukuki maddelerin birebir uygulanması gerekiyor, ikincisi katillerin sırtının sıvazlanmaması gerekiyor. “Ağır tahrik, iyi hal, saygın tutum” gibi indirimlerin çıkartılması gerekiyor. Devlet erkanından nefret söyleminde bulunan kişilerin cezalandırılması gerekiyor. Bunlar bir bütün olarak yapıldığında nefret suçlarının önünün önemli bir şekilde kesildiğini göreceksiniz. Örneğin semtlerden mahallelerden çocuklar kiraladıkları arabalara copları, çivili sopaları, silahları doldurarak, seks işçilerine saldırıyor. Bunu da internet üzerinden canlı yayınlayabiliyorlar. Türkiye Cumhuriyeti savcıları ise görevini yapmıyor. Sen yol kenarında duran bir insana saldıramazsın, şişe fırlatamazsın, sopalarla dövemezsin. Her kişinin yaşam hakkı, güvenlik hakkı vardır ve devlet bunu sağlamak zorundadır. Siz o görüntüleri alıp savcıya götürdüğünüzde savcı bir işlem başlatmalı. Seçimlerde Cumhurbaşkanı’ndan tutun da Başbakan’a kadar, HDP’nin eş cinsel aday göstermesi üzerinden bir dünya yorum yaptılar. Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan’ın çıkıp anti propaganda yaptığı bir yerde, önüne delilleri sunmanıza rağmen savcının görevini yerine getirmediği yerde ne olur? Bunun gibi paramiliter gerici guruplar ya da Hande’nin katili her kimse, yol üstünden bir kadını alıp, öldürüp, tecavüz edip, üzerine gaz döküp yakabilir.

‘HAKLARIMIZ YASAL GÜVENCEYE ALINMALI’

– Sıralayacak olursak; cinayetlerin durdurulması için talepleriniz neler?

– Anayasanın eşitliği düzenleyen 10’uncu maddesine cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ibareleri eklenmeli.

* Zorunlu seks işçiliğinin koşullarının ortadan kaldırılması gerekiyor. Bu alanda çalışmak istemeyen insanların başka alanda çalışmasını sağlayacak istihdam alanlarının açılmalı.

* Seks işçisi kadınların güvenliği için seks işçiliği bir iş kolu olarak tanımlanmalı ve sendikalaşmanın önündeki bütün engeller kaldırılmalı. Seks işçisi kadınlara, kadınların güvenlikli olarak çalışabileceği özel alanlar gösterilmeli.

* Bu konuda toplumu bilinçlendirici kamu spotlarının radyo ve televizyon kanallarında dönmesi gerekiyor.

* Bir bütün olarak sosyal devletin sağlaması gereken eğitim, barınma, sağlık, ulaşım ve yaşam hakları sağlanmalı, bunların önündeki engeller kaldırılmalı.

* Toplumsal cinsiyet dersi, ilköğretim müfredatında zorunlu hale getirilmeli.

* Translara ve seks işçilerine dönük ayrımcılık ve nefret suçlarıyla mücadele edilebilmesi için “Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Kanunu”nda nefret suçları ile ilgili mücadele alanları bölümüne “cinsel yönelim” ve “cinsiyet kimliği” ibareleri eklenmeli. Ulusal mevzuatta ayrımcılıkla mücadele düzenlemeleri “cinsel yönelim” ve “cinsiyet kimliği” ibarelerini kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmeli.

* Siyasi söylemlerde cinsiyetçi ifadeler cezalandırılmalı.

BİR CEVAP BIRAK