Dil tükendi, yalan tükenmedi.

O kadar sözler duyuyoruz ki, hangisi gerçek hangisi değil. Sözler, kelimeler insanın üzerine sağanak yağmur gibi akıyor, fakat o kadar korunmasız ki, üzerimizde bulunanlar bizi korumuyor, tenimize, içimize işliyor.

Sokrates’in konuştuğu dil öldü, onun savunması hala yaşıyor. O öldü ama yalanlar yaşıyor. Onun dilinden söylenen yalanlar bugün başka diller altında yaşamaya devam ediyor. Onu yargılayan mahkemenin salonu ve duvarı yok oldu, hakimler ve savcıların isimleri sonsuzluk içinde kayboldu, fakat Sokrates’in savunması dimdik ayakta dururken, o kendi dilini, doğrusunu sonsuzluğa bıraktığının ne kadar bilincindeydi bilinmez.

Dili yüzünden derisi yüzülen şairler, aydınlar bu ülkenin insanıydı. Onlarında konuştuğu dil tükendi, yalanlar tükenmedi. Yalanlara karşı verilen sonsuz mücadele devam ediyor.

Tarih nice yalanlar ile iktidarda olanları yok ettiğini hep göstermiştir. Sonsuz iktidar yoktur, tıpkı yalan gibi. Yalanları ile mahkum edenler, savunmalar karşısında yenik düştüğü Sokrates’ten beri bilinmektedir.

Sapartaküs büyük efendiye başkaldıran bir kölenin özgürlük tutkusunu ve başarısını sembolize eder. 1 Mayıs olarak kutladığımız gün, işçinin zorbaya karşı Sapartaküs olduğunu kanıtlar.

Eğer bir ülkenin konuştuğu dil tükenmişse, orada başka diller konuşulur. Çünkü tarih boşluk kaldırmaz.

Her ülkenin bir kayıp şehri olur, o kayıp şehir geçmişin kayıplarını ve güzelliklerini anlatır. Kayıp şehri bulmak için maceralara atılır insanlar ama hiçbir zaman bulamazlar, çünkü o kayıp şehrin dili tükenmiştir, artık yaşatılamaz!

Fransız devriminde 70 gün iktidarda kalanlar, başka coğrafyada 70 yıl iktidarda kalmışlardır, onların konuştuğu dil, başkalaşarak başka bir coğrafyada yaşamaya devam edecektir.


—————————
http://www.cemoezkan.de
http://cemoezkan.blogcu.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.