Din ve uyuşturucu..

Din kültürü ve ahlak derslerinin zorunlu olduğu bir ülke burası.
Bu dersi, Hristiyan da zorunlu olarak alacak.
Musevi ve Ermeni öğrenci de…
Sunnisi ve Alevisi keza…
Bunun dünyada örneği yok.
Varsa biri çıkar gösterir.

Bu derslerin zorunlu hale gelmesini sağlayan, 1982 Anayasına madde olarak konmasını emreden 1980 Darbesinin güçlü orgenerali Ahmet Kenan Evren Paşa hala sağ.
Hala sağ ama kendisi anlatamaz, çünkü sağlığı müsait değil.
Sağlığı müsait olsa sa anlatmaz, çünkü işine gelmez…

Ben bu zorunlu din dersi konusuna tanık olmuştum bundan 32 yıl önce.
Yazdım da.
Hem de Evren’in ağzından yazdım.
Bir çok gazeteci de vardı ama 1982’de bunu yazmak yasaktı.
Zaman geçince bu konuyu hem yazılarımda sık sık tekrarladım, hem de gazetecilik anılarımı anlattığım “Yaşadıklarım-Yazamadıklarım” adlı kitabımda detaylı biçimde anlattım.

Evren Paşa Erzurum Orduevinde, gazetecilerin önünde, elinde rakı bardağı ve bir fırt çektikten sonra açık açık söylemişti:
“Benim üç kızım var. Ailece onlara din bilgisini gereği kadar veremedik. Askerlik nedeniyle aynı yerde kalmadığımız için, dini öğretme şansımız pek olmadı. Kızlarımız da zorunlu olmadığı için din derslerine girmemişler. Onun için bu dersi zorunlu hale getirdim”.

Buyrun gerekçeyi analiz edin.
İstediğiniz biçimde yorumlayın.

Gelelim 32 yıl sonrasına, yani 2014 yılına.

Askerlerin, yani darbecilerin çıkardığı 1982 faşist anayasasını hala değiştirebilmiş değiliz.
AKP iktidarı, son 12 yılda işine gelen değişiklikleri yaptı ama din dersini zurunlu kılan maddeye dokunmadı.

Birileri de kalktı, bunu AİHM’ye götürdü.
Demokratik hakkını kullandı.

Avrupa’nın en baba yargıçları baktılar ki din dersi zorunlu olamaz.
Demokratik ülkelerde buna benzer örnek uygulama da yok.
Kalktı bizi uyardı.
Yani,Türkiye’ye, yani AKP hükümetine “Din kültürü ve ahlak derslerini zorunlu olmaktan çıkaracak yeni bir düzenleme yapın” dedi.
Der ya…

Aradan nerdeyse bir aya yakın süre geçti.
Kimseden “tık” yok.
Ne hükümet sözcüsünden,ne de Milli Eğitim Bakanından.
Başbakandan zaten beklemiyoruz.
Malum, “tekses” ve “teknefes” Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeşil ışık yakması gerek.
Erdoğan ışık-mışık vermedi ve Yeşilay’ın Uyuşturucu Sempozyonunda bu konuda verdi veriştirdi.
“Dünyanın hiç bir yerinde zorunlu fizik, kimya ve matematik dersinin tartışma konusu olduğunu göremezsiniz. Zorunlu din kültürü ve ahlak dersini tartışmaya açarsanız, kaldırırsanız çok tabii olarak onun yerine uyuşturucu gelir, onun yerini doldurur.”

Şimdi, bu görüşün neresini tartışmaya açarsınız?

Fizik,kimya ve matematik dersiyle din dersinin ne alakası var?
Buna ortaöğretimdeki tüm dersleri de ekleyebilirsiniz.
Çünkü mantığın gereği bu.
Yani bu zorunlu dersleri de tartışmaya açmamız gerektiğini söylediğine göre…
İma etse neyse..
Bu çağa, geldiğimiz noktaya, dünyanın almış olduğu mesafeye ve bugüne damgasını vuran müspet ilimlerle, din ve ahlak kültürü derslerini aynı sepete koyarsanız, bu sorunu tartışamazsınız.

Hadi bunu geçelim.
Bu dersler kaldırılırsa ve seçmeli olursa, onun yerini uyuşturucu gelir nasıl doldurur?
Buna da yanıt vermek zor.
Tartışmak daha da zor.
Uyuşturucu insanlık tarihi kadar eski.
Uyuşturucu ve türevleri dinlerden önce de var.

Çok yakın tarihten yanıt verelim.
Bu din ve ahlak dersleri 32 yıldır uygulamada.
Uyuşturucu alışkanlığı son buldu mu?
Aksine, uzmanlar açıklıyorlar, son 30 yılda alınan sonuçlar, yapılan mücadelelere rağmen katlanarak artmış
0ran olarak ülke nüfusunun yüzde 2’si uyuşturucu mağduru deniyor.
Yani yaklaşık 1.5 milyon kişi.
Oranlanırsa, bunların yüzde 90’ı genç.
Yani orta öğretim çağında.
Peki din ve ahlak dersleri; 9-18 yaş arası çocuğun bu bataklığa saplanmasını neden önleyemedi veya etkili olamadı?

Dünyada uyuşturucu alışkanlığı tek bir nedene bağlanmış değil.
Dünyanın gündemindeki en önemli bir sorun da bu zaten.
Üstelik yakıcı bir sorun.

Demem o ki, her sorunu öyle dini mötiflerle, bu ve buna benzer inanışları “kenar süsü” yaparak çözmek mümkün değil.
Din ve ahlakın çok önemli olduğunu inkar eden yok.
Ama tek çözüm bu değil.
Keşke tek çözüm yolu bu olsa.
Üzerinde yaşadığımız gezegende, milyarı aşan uyuşturucu müptelaları ve ailelerini bu illetten kurtarabilsek.
Özetle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mantığıyla hareket edersek:
“Koy din bilgisi ve ahlak kültürü dersini müfredata, ülkede uyuşturucu kullanan kalmasın..”.

Nerde o bolluk?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.