Direksiyon başında tam gaz ölüme yolculuk

SAVAŞ YADIRGI (Londra’dan bir otobüs şoförü)- Bizler, İngilizlerin “front line” (ön cephe) diye nitelendirdiği sağlık çalışanlarıyla aynı risk grubunda olan, İngiltere’yi sırtında taşıyan otobüs şoförleriyiz. Çalıştığımız iş yerleri, biz otobüs şoförlerine herhangi bir koruma (maske, eldiven, dezenfektan) vermeden bizden işimizi yapmamızı bekliyorlar.

İngiltere Başbakanı zenginlere, sermayeye 350 milyar bütçe ayırdı, sıradan vatandaşı da ölüme terk edip adetan “Ölüyorsanız evde ölün” dedi. (Kendisi de can çekişiyor) Savaşa milyarlarca para ayıranlar için maske, eldiven, solunum cihazı üretmek çok da zor olmamalı. Başbakan gibi iş yeri de bize kısaca “ölün” diyor.

Şimdiye kadar dokuz şoför arkadaşımızı virüsten yitirdik. İş yerinde kaç arkadaşımızın hasta olduğunu bilmek için test kiti istedik. Bizimle dalga geçtiler. Doktorların dahi test kiti bulamadığını söylediler. Bize giderek çoğalan arkadaşlarınızın hasta haberleri geliyor. Kaç kişi hasta bilmiyoruz. Çoğu şoför arkadaşımız bunu bilmeden çalışıyor. Ve tam maaşını alamama korkusudan, bir kaç ağrı kesici alıp işine devam ediyorlar. Bu da virüsün diğerlerine bulaşmasına neden oluyor. Hasta olduğu için izinli olan arkadaşları da sıkıştırıp ne zaman işe dönüleceği sorulmakta.

İş yerinin şoförleri, makinenin bir parçası olarak görülüyor. İnsani duygularından uzak tavırlarıyla, sözde şoförlerin çıkarlarını savunan Unite Sendikası da olanlara kör ve sağır tavrını sürdürüyor. Çalışanlar bunun farkında ve şimdiden sendika üyeliklerini iptal etmeye başladılar bile.

İşyerinde ilaçlanma, maske, eldiven diye bir şey yok. Sadece şoförler kendi korumalarını kendi sağlıyorlar.

Böyle gidersek virüs eninde sonunda bize de bulaşacak. Evimizde bizi bekleyen yaşlılarımız var, çocuklarımız var. Ölümcül bir hastalığı çocuklarına kim bulaştırmak ister? Bir daha söylüyorum ki; “Biz risk grubunda olanlar ölüme mahkum değiliz.”

Patronların bizi robot yerine koyup bir eşya gibi davranmalarından vazgeçmeliler. Otobüslerin bizsiz işe yaramaz birer demir yığını olduğunu, yeterli önlemler alınıp (maske, eldiven, otobüs ilaçlanması, dezenfektan) şoför kabinleri tam koruma sağlanmalıdır.

Bir daha söylüyorum ki; “Biz risk grubunda olanlar ölüme mahkum değiliz.” Alınacak önlemlerle ölümler durduralanabilir. Çok geç olmadan harekete geçilmeli. Onca itirazımıza rağmen, ne işveren, ne hükümet ne de sendikamız önlem alma noktasında bir adım atmıyorlar. Biz şoförler, resmen tam gaz ölüme gönderiliyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.