Düşmanı denize döken şehir: İzmir

13 Mayıs’ta sevgimi hakettiğinin sinyallerini yine gönderdi bana. Yine yanılmadığımın altını çizdi kuvvetlice. Hep orada yaşamak istedim. Hep yakındı benim aşık olduğum sahillere, Batı’ya, hatta Doğu’dan yükselen güneşe…


İzmir’de tarih 9 Eylül değildi belki ama, İzmir 13 mayıs’ta da “DÜŞMAN”ı denize dökmekteki ustalığını gösterdi. Bu gücünü hiçbir zaman kaybedeceğe de benzemiyor. Gidemedim ama benim de Sezen Aksu gibi “kalbim Ege’de kaldı”. 


Kırmızı bir gelincik tarlasıydı dün İzmir…Karanfil narindir, zariftir, koparılınca boynunu büker, küser…Çocukluğum gelincik tarlalarında geçtiği için en yakın arkadaşlarımdı gelincikler. Acımı, tatlımı hep onlarla paylaştım. Onlarla elele tutuşarak başak tarlalarının arasında koştum durdum. 


Kimi zaman tarlada en diplerde saklanırken bulup çıkardım, kimi zaman ta uzaktan selamlayıp sohbete çağırdılar beni. Bazen hoyratça koparıp odama sürükledim bana canyoldaşı olsunlar diye. Bazen bu yaptığımdan hemen pişman olup toprağa gerisin geri vermek istedim, ait olduğu yere.


Çok sonra anladım ait olduğu yer topraktı. Onu üzmemek, kırmamak lazımdı. Ama ben de çocuktum, arsızdım, coşkuluydum. Hassas dengelerin farkında değildim… 


Halk da gelincik gibidir sevgili yönetenler. Kırmaya, incitmeye gelmez. Evet tek başına gücü yoktur ama kızdırmaya gelmez. Böyle gelincik tarlasına dönüşüverir bir anda. Başı diktir, rengi kırmızıdır belki öfkeden, belki coşkudan…


Mesajı nettir: Laik Türkiye Cumhuriyeti istemektedir. Atatürk’ün çocuklarını hiçkimsenin hafife almaya hakkı da yoktur, gücü de…


Önce Ankara Tandoğan, sonra İstanbul Çağlayan, şimdi de İzmir Gündoğdu…


Sırada ne mi var: SANDIK…


Düşmanı İzmir’de denize döken bu halk sandıkta da toprağa gömmeyi bilir EVELALLAH!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.