Dün ‘eşkıya’ydı bugün ‘mafya’

Bu yıl dizi enflasyonu yaşanıyor. Şu anda  tüm kanallarda 100’e yakın dizi yayınlanıyor. Her kanalda arka arkaya diziler var. Hem de her çeşidinden. Fakat şurası bir gerçek ki, dizlerin türü ne olursa olsun, içinde mutlaka silah, kavga, şiddet, mafya ilişkileri barındırıyor.


Çünkü mafya dizileri iş yapıyor. Çünkü hayatımızın her alanında mafya var. Mafyanın el atmadığı sektör neredeyse yok gibi. Yanına üç – beş adam alan mafya kuruyor, beline silah takan da mafya babası oluyor.


Türkiye’de mafyanın yaşam bulduğu yüzlerce alan var. Okullar, hastaneler, spor etkinlikleri, hele hele futbol en önde gelen alanlar… Hayatımız boyunca en çok uyuşturucu mafyasının adını duymuşuzdur ama, en yaygın olanı kuşkusuz ki otopark mafyasıdır. Her sokakta mafyacılık oynayan otoparkçılar vardır. Arazi mafyası, kumar mafyası, fuhuş mafyası, inşaat mafyası, silah mafyası, ilaç mafyası, dilenci mafyası, döviz mafyası, naylon fatura mafyası, gümrük mafyası gibi saymakla bitiremeyeceğim kadar çok alanda faaliyet gösterdikleri bilinen bir gerçek.


Mafyayla birlikte hayatımıza başka terimler de girdi. Örneğin “mafya ekonomisi” diye bir terim var. Bazen buna “yeraltı ekonomisi”, “karapara ekonomisi”, “yasa dışı ekonomi” dediğimiz de oluyor.


Mafya dediğimiz adamlar genellikle adam kaçırma, öldürme, yaralama, dövme, ev ve işyeri basma, tehdit, tecavüz, silah zoruyla el koyma, şantaj, kurşunlama, kundaklama gibi yöntemlerle çalışıyorlar. Bu saydıklarımı en çok yapanlar en çok sevilen ve en çabuk yükselenler oluyor.


Anlayacağınız Türkiye organize suç örgütleri tarafından kuşatılmış. Herkes kıyısından köşesinden bir şekilde mafyaya bulaşmış durumda. Kimi mafyanın içinde, kimi ise mafya ile yaşamak zorunda. Kısacası eskilerin deyimiyle “eşkıya” artık her yerde. Gerçi televizyonda ve gazetelerde yanlış kullanılması sonucu yanlış yerleşmiş olan bu kelime “haydut” değil, “haydutlar” anlamına gelir. Yani “eşkıya” çoğuldur. Eğer tekil olarak kullanmak istersek seçeceğimiz doğru kelime “şaki”dir.


“Şaki”, daha çok kırsal bölgelerde silah zoruyla soygun, talan, adam kaçırma, fidye alma ve bunlar için adam öldürme eylemlerini gerçekleştiren kişilere verilen addır. Şakilik bireysel olduğu kadar örgütlenmiş kişilerin bir araya gelerek çeteleşmesiyle de oluşan bir olgu.


Gerçi “eşkıya” olgusunun ardında mutlaka bir güç vardır. Eşkıya denilen grup arkasını mutlaka bir güce dayamak zorundadır. Çünkü dağa çıkan bir şakinin dağ koşullarına dayanması imkansızdır. Yiyecek, silah, haberleşme gibi ihtiyaçlarım karşılamak için yerleşim yerlerinde mutlaka destekçileri olmalıdır. Bu destekçi bazen köyün ağası olur, bazen de köyün kendisi.  Eşkıya dağda barınmasına yardım edenin haklarını korur. Eğer bu kişi köyün ağasıysa, eşkıya ağanın düşmanlarının düşmanıdır. Eğer kendisine destek veren köylüyse, köylüyü haksızlıklara, zalimlere karşı korur.


Eşkıyalık genelde devlet otoritesinin zayıfladığı dönemlerde kendini gösterir. Çünkü ekonomik ve toplumsal zayıflık eşkıyalığı besler. Onlar işlemeyen adalet mekanizmasını kendilerine göre işletirler. Belirli kurallar koyar ve o kuralları uygulamaya başlarlar. Bazen size karşı olduğunu fark etseniz bile kurallara uyduğunuz an emniyette olacağınızı bilirsiniz. Bu medeniyet denilen olgu için gerekli bir noktadır. Göçebeliği bırakıp gelecek için bir şeyler kurmaya başladığınız anda kurallara ihtiyacınız vardır. Sizi ve ürettiklerinizi koruyacak kurallara.


Hiç arabanızı otopark olmayan bir yere park ettiğinizde biri gelip sizden otopark parası almaya kaktı mı? Neden hep aynı yerde aylarca, bazen yıllarca aynı dilenciyi gördüğünüzü düşündünüz mü? Çekiniz veya senediniz geri döndüğünde mahkeme yoluyla, alamayacağınıza inandığınız için, “yarısı olsun, geri gelsin” diye düşünüp, ona göre hareket ettiniz mi? Neden girmek istediğiniz ihalede en düşük fiyatı vereceğiniz ve en uygun vasıfta mal yapacağınız halde birdenbire ihaleye girmekten vazgeçtiniz? Gümrük mallarının satışında fiyatlar son derece ehven olduğu halde neden insanlar bu açık artırmalara pek girmezler? Gazetelerde “rant kavgası belediye başkanının canına mal oldu” gibi bir haber çıktığında insanlar ne diye şaşırmıyorlar?


Bunların cevabı maalesef insanın gırtlağında acı bir tat bırakıyor. Dünkü şakiler bugün organize olmuş eşkıya olarak karşımızdalar. Buna İtalyan kökenli bir kelime de uydurmuşlar; mafya.


Uzun lafın kısası eşkıya artık dağda barınamıyor, mafya adı altında en kalabalık yerlerde devlet içinde devletçilik oynuyor. Üstelik sadece ağanın ya da bir avuç köylünün ihtiyaçlarını giderecek kadar dar kapsamlı işlerle de ilgilenmiyorlar. Yasa dışı, sayılan kumar, kadın ticareti ve uyuşturucudan tutun da taşımacılığa, arazi spekülasyonundan otoparkçılığa ve fırıncılığa kadar karlı olan her sektörde onları görebiliyoruz. Üstelik onlar dağdaki hırpani kılıklı, bîçareler de değiller, Avrupa takım elbiseler giyip, lüks arabalar kullanıp, en iyi restoranlarda alem yapıyorlar.


Ben günümüzde mafya adını almış şakileri, gerçek hayatta bu kadar yakınımda görmek istemiyorum. Onlar film kahramanları olarak güzel olabilirler ama gerçek hayatta güzel değiller.


Hatırlar mısınız, bir zamanlar Reha Muhtar’ın televizyon ekranlarında kullandığı bir söz vardı. O zamanlar neredeyse deyim halini almış bir sözdü bu. Şimdi tam yeri geldiği için bu sözü bende kullanmak istiyorum: “Nerede bu devlet, nerede bu millet!”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here