Düşünmek zararlıdır

PAYLAŞ

Size öneririm: benim gibi yapın, hiçbir şeye aldırmayın. Çekin kuyruğunu gitsin. Bunun gerekçesi de benim açımdan şudur: bugüne kadar bir şeylere aldırdık da ne oldu? Tut ki geçen yıl öldüm. Bundan böyle ölü gibi yaşayacak olmasam da hiçbir şeyi önemsemeden bildiğim gibi yaşayacağım. Kınayın isterseniz beni. Yıllarca gece gündüz okuyarak düşünerek tartışarak yaşamış yetmiş dört yaşında birinin şimdi hiç yokmuş ve hatta hiç olmamış gibi yaşaması iyilikler getirir mi ona ve dünyaya? Hem yıllar yılı iyi kötü işlemiş bir kafa birden bir durgunluğa girerse ne olur? Bunama mı demek istiyorsunuz? Belki de bunaklık da bir tür mutluluktur. Hepimize her an her şey olabilir ama durup dururken bunayacağımı hiç sanmıyorum. Gene okuyorum gene düşünüyorum gene kendi kendime bir şeyleri tartışıyorum. Kendimle ilgimi kesmedim dışımdakilerle ilgimi kestim. Bunama her zaman olabilir. Örneklerini gördük: insan birden bir şeyleri birbirine karıştırırken kendi olmaktan çıkıveriyor.
Kafayı yemiş olarak yaşamımızı sürdürmemiz bizden çok yakınlarımızı yorar. Hele bir de evden kaçma gibi işlere kalkarsak. Bu yüzden dünyadan kopsak da kendimizden kopmamalıyız. Düşünmekten vazgeçmenin en tehlikeli yanı hiç düşünemez olmaktır. Evet ama bu çöküntü ortamında düşünmek de yoruyor insanı. Düşünce çabasının yerine gönül rahatlığıyla koyabileceğimiz başka bir yaşam biçimi olamaz mı? Toplumun bütün kesimlerini kucaklayan bir edebiyat dergisi çıkarmaya sıvansak. Bir derneğin ya da benzeri bir kurumun başına geçmek için kolları sıvasak. Kurulu düzenin öngörüleri çerçevesinde kurulmuş bir partiye girip siyaset adamı olsak. Kıl kadar düşünceyle dünya kadar iş yapsak yani. Hem kendimizi hırpalamamış hem de sorumlu aydın olma koşullarının dışına düşmemiş oluruz. Bunlar azçok kafayı çalıştıran uğraşlardır, bunama dediğimiz beladan uzaklaştırır bizi. Düşünenlerin bunamayacağı savının sağlam bir dayanağı da yok bence. Bu konuda hekim arkadaşlarımız ne düşünürler bilmem ama düşün de bunama formülü bana pek güvenli bir formül gibi görünmüyor. İnsanın ne olacağı bilinmez.
Düşünmenin bize bir yararı yok, üstelik çeşitli biçimlerde zararı var. Bir kere o durumda bir gereksiz adam görünümü çiziyorsunuz. Giderek zararlı adam işlemi görmeye başlıyorsunuz. Para kazanamadığınız gibi doğru dürüst ün de kazanamıyorsunuz. Örneğin gazeteci kardeş sizi bir kadınla gördüğünde hiç ilgilenmiyor. Sanırsın bekçinin bir çift eşeği geçiyor oradan. “Mekan”dan ayrı ayrı çıkmanın onurunu yaşayamıyorsunuz. Kadını herkesin ortasında şapır şupur öpseniz de bir karşılığı yok. Öptüğünüzle kalırsınız, o da öptürürse. Evlenmeden öyle şey olmaz. Gazeteciye yekten“Kardeş, şu bizi de çekiversene hayrına” deseniz? Çeker mi? Amca çekil yolumdan… Yalnız komşunuz sizi o kadınla gördüğünde hayırlı işler diyerek canınızı sıkar, o kadar. Para ve ün kazanmak için düşünmeden romanlar yazmanız ve eşin dostun da yardımıyla toplumun vicdanında yer edinmeniz gerekiyor. Düşünerek bir yerlere ulaşmaya çalışmak boşa kürek çekmektir. O durumda birileri ikide birde gözünüzün içine baka baka şu sinir bozucu soruyu sormaktan geri kalmayacaktır: “Neden bizim filozofumuz yok?” Elinin körü! Bana ne soruyorsun şapşal! Şöyle yanıtlayabilirisiniz ama sessiz kalmayı uygun görüyorsunuz: “Bu toplumda senin gibi adamlar oldukça filozof da olmaz bereket de olmaz.” Herif aklı sıra sizin geri kalmışlığınızı ya da en azından yetersizliğinizi anlatmak istiyor. Sizin geri kalmışlığınızın kendi geri kalmışlığıyla ikiz kardeş olduğunu bilmez gibi yapıyor.
Hiçbir şeye aldırmıyor olduğumuz bir masaldır. Bir kere bu düşünmek denen belanın içine girdik artık kurtulamayız. O zamanlar büyüklerimiz bu işten hayır gelmez demişlerdi de sözleri bir kulağımızdan girmiş öbür kulağımızdan çıkmıştı. Bu iş tehlikelidir demişlerdi, bu işten kim hayır görmüş ki sen göresin demişlerdi, yol yakınken şu düşünmek sevdasından dönmemizi istemişlerdi. Ah bizim aptal kafamız, bu düşünmek işine pek hesapsız girdik. Bari kendi kendine düşün, yazıya dökme be adam, ille her düşündüğünü yazmak zorunda mısın? Ne işler açtın başına daha da ne işler açacaksın. Sen mutsuz oldun, çoluk çocuğun da mutsuz oldu. Onlara da kötülük ettin. Tuttuğun yolun yol olduğunu sanıp onlar da sana özendiler. Şimdi de oturmuş yok şöyle mi yapsak yok tavuk mu beslesek siyasete mi girsek diye saçmalayıp duruyorsun. Sen en iyisi ne yap biliyor musun? Madem bu yola girdin artık dönemezsin. Bundan sonra aykırı şeyler düşünme bari. Nasıl düşünmeni istiyorlarsa öyle düşün.

CEVAP VER