Dünya Sosyal Forumu ve Lazona Sosyal Forumu önerisi

Dünya Sosyal Forumu ve Lazona Sosyal Forumu önerisi

0
PAYLAŞ

Doğu Karadenizde yükselen çevre hareketinde özellikle HES lere,
( Hidroelektrık Santrallere ) karşı direnişin merkezde olduğu sivil direnişin , dinamik gençlerin öncülüğünde ‚Karadeniz İsyandadır’ platformunda biraraya gelmesi, yıllardır kültür erozyonuna karşı muhalif bir duruşla Lazona odaklı yürüttüğüm çalışmalarda, beni geniş düşünmeye ve gençlerin çizdiği yola bir tutam su taşıyabilme ümidi ile bir süredir beni, Dünya Sosyal Forumu konusuna eğilmeye yönlendirmistir.

Yaşadığım şehirdeki değişik kültürel kökenden düşünce arkadaşlarımla sohbetler edip, ulaşabildiğim bilgileri özümsemeye çalışıyorum.

Dünya Sosyal Forumu nun çıkış noktası

Dünya Sosyal Forumu, küreselleşme karşıtı alternatif sivil toplum hareketlerinin biraraya geldiği, tüm dünyada yapılacak sivil kampanyaların düzenlenmesi , stratejilerinin belirlenmesi ve dünyadaki sosyal hareketler konusunda birbirlerinin haberdar edilmesi, deneyimlerinin paylaşilmasi için yılda bir kez düzenlenen kitlesel toplantılardır.

İlk Dünya Sosyal Forumu toplantısı 2001 de Brezilya nın Porto Alegre şehrinde gerçekleşmiş ve küreselleşme karşıtlarının bir sembolü olmuştur.

Bu toplumsal hareketin nüveleri 1994 de, ilk kez değişik enternasyonal organizasyonların insiyatifi ile Meksika’ daki Zapatista Hareketinin mücadelesine destek olmak istemeleri ile başlamıştır.

Meksika yerlilerinin küreselleşme ile ilişkili, yeni sömürü ve baskı metodlarına karşı isyan etmeleri sonucu, Peoples Global Aktion gibi yeni toplumsal hareketler Zapatistaların mücadelesini devam ettirmek ve uluslararası boyutta globalizm karşıtı talepleri dile getirmek istediler.

Dünya çapında sivil toplum organizasyonlarının buluşması ile medyada hakim olan globalleşme düşüncelerine alternatıf geliştirme , neoliberalizme karşı duruşun pekişmesi hedeflenmiştir.

Dünya Sosyal Forumu dünyanın her köşesindeki muhalif sivil toplum örgütlenmelerini biraraya getirerek, bilinçli bir toplumsal dönüşüm için ortak hareket etme olanaklarını yaratmaya çalışmıstır.

Kapitalizmin küreselleşme ve neoliberal poitikalarına karşi ’ başka bir dünya mümkün’ sloganı ile muhalif sivil toplum güçlerinin bir araya gelmesi, sermayenin dünya çapında hegemonyasına bir karşı duruştur.

Dünya Sosyal Forumu deklerasyonlar açıklama, belli kararlar alma yerine daha çok değişik uluslararası sivil hareketlerin deneyim alışverişi yapabilecekleri bir buluşma ve karşılaşma ortamıdır.

Burada dikkati çeken çok önemli bir nokta vardır. Bu toplumsal hareket hiyerarşı karşıtı çoğulcu bir sivil yapılanma modelidir.

Bir çok katılımcı , özellikle üçüncü dünya denilen ülkelerden gelenler, ölü ideolojik tartışmaların yapıldığı bir platform değil , daha çok pragmatik politika üretilen, verimli bir düşünce alişverişi ve eyleme dönük yapıcı düşünme talep etmişlerdir.

2001 yılında Dünya Sosyal Forumu temel ilkeleri belirlenirken , bu oluşumun genel çerçevesi de çizilmiştir. Ana fikri şöyle özetlemek mümkün,

Dünya Sosyal Forumu eleştirel düşünmenin , demokratik tartışma metodunun açık bir buluşma alanıdır. Özgür düşünce ve deneyim alışverişinin , muhalif grupların ve sivil toplumsal hareketlerin uluslararası bir ağ oluşturması, neoliberalizme ve kapitalizmin dünya egemenliğine karşı bir duruş ve insanı merkezine koyan bir toplumun tüm gezegende hakim olmasına evrilmenin kitlesel bir eylemidir.

Neden LAZONA Sosyal Forumu?

LAZONA Sosyal Forumu önerisini açmadan konuyu sanırım bir kaç bölümde detayları ile işlemem gerekecek. Dünya genelinde yapılan merkezi toplantılar ın yanı sıra Avrupa Sosyal Forumu gibi , bölgesel ve ulusal sosyal forumlar denenmiştir.

Avrupa Sosyal Forumu nun bir dahaki toplantısının İstanbul‘da yapılacağı internet sayfalarında yer almaktadır. Bu bağlamda genelde doğu Karadeniz için, özelde LAZONA için önerdiğim bölgesel bir Sosyal Forum yaşamın gerçeklerine pek uzak değil.

Zaten HES lere karşı yürütülen kitlesel mücadele gündemimize oturmuştur.

Bir yandan ÇAY-Kur un özelleştirilmesi çabaları ile çay emekçilerinin ekonomik talepleri, diğer yandan kültürel erozyona karşı muhalif duruşumuzun bir biri ile bağlantılı olduğu üzerine fazla bir şey sölemeye gerek yoktur.

Tüm toplumsal direnç alanların birlikte ele alınarak sistemin ve sermaye egemenliğinin bölgemizde yol açtığı korkunç tahribatin hep birlikte konusulmasi, kampanyalar ve şiddeti dışlayan barışçıl eylemlere dönüşmesi gerekiyor, diye düşünüyorum.

Anadil mücadelesi ile HES lere karşı mücadelenin , Çay daki özelleştirmenin ayrı birer direniş alanı olmadığı aşikardır.

Bir dahaki yazıda değişik yerlerde gerçekleşen Dünya Sosyal Forumu ve ele alınan konulara yer vereceğim.

Düşünce ve önerilerinizi paylaşmanız dileği ile,

gurikaite ( yürek güzelliği ile)

Selma Koçiva

11 Mart 2010

Dortmund/Almanya

BİR CEVAP BIRAK