Dünyanın en büyük yalanını kimler söyler?

İşte yerel ve genel(ulusal değil) medya patronlarının hemen hemen hepsinin her zaman ve her yerde sürekli söylemekte olduğu en yaldızlı yalan:


“Ben Gazetemin (ya da televizyonumun) ne yazdıklarına (ya da ekrana neyi getirdiklerine) karışmam.”


Dünyanın en büyük yalanı budur!..


Yerel medyada olsun, ya da genelde… Çalışanlarının ne yazdıklarına ya da neyi ekrana getirdiklerine karışmayan, tek medya patronu yoktur! Evet. İddiamızın altını ısrarla çiziyoruz.


Şayet karışmayan patron varsa; bunun da açıklaması şöyle: Genel yayın yönetmenleri, haber müdürleri ve köşe yazarları, sevgili patronlarının neyi isteyip neyi istemediğini “MUHTEŞEM ÖN SEZİLERİYLE(!)” önceden bildikleri için, kendilerine patronlarının ayrıca bir şey söylemesine lüzum kalmıyor, onlar zaten gereğini yerine getiriyorlar…


Eski Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz’ün basında çıkan açıklaması özetle şöyle;
“ Bakanlık dönemimde, Doğan Grubu’na mensup gazeteler Telekomun özelleştirilmesi, DDY nın modernisazyonu ve THY’nin satışı konularında ulusal kaynaklarımızın ucuza elden çıkarılmasına karşı gelmiş olmam nedeniyle,  sürekli üstüme geliyorlardı. ‘Çekil Türkiye’nin önünden’ diye manşetler attılar…


Aydın Doğan’la Çankaya Köşkünde bir davette, tesadüfen bir araya gelmiştik. Doğan Grubu’nun gazetelerinin neden haksız yere kendisine saldırdıklarını sorduğumda; GAZETELERİNİN YAYININA KARIŞMADIĞINI söyledi…


Evet Sayın Öksüz’ün açıklaması böyle.


Dünya alem önünde, bu yazıyı okumakta olan herkese SORUYORUZ: Aydın Doğan Bey’in, Sayın Öksüz’e vermiş olduğu yanıta, içinizden kaç kişi, evet Sayın Aydın Doğan doğru söylüyor, ben kendisinin patron olarak gazetelerinin yayınlarına karışmadığına inanıyorum yanıtını verebilecek durumda?
Doğrusu merak ediyoruz.


Aydın Doğan doğru söylediğini iddia edebilir… Bizim de kendisine YALAN SÖYLÜYORSUNUZ diye bir dayatmamız zaten yok. Ancak söylediklerine inanıp inanmamakta, bizlerin yani okurların ve tüm vatandaşların doğal hakkı.   
Değil mi?


Siyasetçilerin yalanlarına gelince; onu kimseye anlatmamıza zaten gerek yok. Türkiye’de akil baliğ olmuş her vatandaş bilir ki, siyasetçi, en usta yalancıdır. Tabi hepsi değil. istisnalar hariç.


İşte size, hemen hemen her parti yöneticisinin, belediye başkanının iktidara geldiklerinde ilk söylemiş olduğu klasik ve kronik yalan:
“İktidarımızda, görevini hakkıyla yapan, dürüst, çalışkan kamu görevlilerine dokunmayacağız. Onlar yerlerinde kalacaklar…”
DÜNYANIN EN BÜYÜK YALANIDIR!…


Dönelim yine medyaya.
Yayın hayatına yeni giren her gazete, televizyon, internet medya sitesi patron ve patron adına hareket etmekte olan yöneticilerinin ilk yayınlarında yazdıkları ve söyledikleri şöyledir:


“Gerçekleri yazan, objektif habercilik kriterleri içerisinde, tamamen özgür, bağımsız, hiçbir güce bağlı olmadan tarafsız ve halktan yana bir gazete-bir televizyon-bir internet sitesi olacağız…”


Allah aşkına, aşağı yukarı bu cümle ve mesajlarla yayın hayatına girmiş ya da girmekte olan, hangi gazeteye, televizyona, internet sitesine böyle mesajlar verdiler diye kim inandı?
Başka bir söylemle, bu tür tahahütte bulunarak yayın hayatına girmiş bulunan hangi medya organı, acaba dediğinin yüzde birini dahi yaptı?  Söyler misiniz?


Sayıları az ve küçük de olsalar,  vatanseverlik duygularının yoğunluğu içerisinde, başarıyla yayınlarını sürdürmekte olan gazete, televizyon ve internet sitelerinin dürüst ve özverili yöneticilerine, haksızlık yapmış olmaktan özenle kaçınmak isteriz.
Onlar da olmasalar, gerçekleri yazıp çizen onuncu köy grubundaki bizlerin olması, daha doğrusu medyada yaşatılması hiç mümkün olur muydu?


Her devirde kim iktidardaysa o partinin borusunu öttüren, İstanbul’a yakın  bir büyük kentte ki yerel gazete patronunun, bu dönemde de, iktidar yanlısı yazılar yazacaksınız  dayatmalarına bir gün dahi tahammül edemeyerek, gazeteden çantamızı alıp giderken, yukarıda tanımladığımız  “medya gerçeği’nin somut örneği olarak; bu sütunlardan sizlere, özgürce seslenebilmenin mutluluğunu yaşadığımızı belirtmek isteriz.


O nedenle,  kimse bize “çalışanlarıma ya da yazarlarıma karışmıyorum” diyen patron masalları ile, karşımıza çıkıp ahkam kesmesin. Onuncu köyün vatandaşı olmayı göze almış tüm saygıdeğer meslektaşlarımızın, bu satırların yazarını çok iyi anlayabileceklerini umuyorum


Bu vesile ile, internet yazarı olarak, yazımızla paralellik arz eden, internet kulvarında ki gerçekleri dile getirdiğimiz, daha önce yayınlanmış ve dikkat çekmiş bulunan, “internet medyasının kralları” başlıklı yazımızı, site yöneticilerimiz uygun gördüğü takdirde, bir kez daha saygıdeğer okurlarımıza sunmak istediğinde olduğumuzu belirtmek isteriz



burhanaozbey@yahoo.com


 


 


 


 


 


 



 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.