Dünyanın ilk meclisi denilen yapı ‘konser salonu’ çıktı!

Prof. Dr. Sencer Şahin, meclisin ev sahipliğinde dünya parlamento başkanlarının ağırlanacağı kutlamalara hazırlanan yapının meclis binası değil, odeon (konser salonu) olduğunu öne sürdü ve ekledi: ‘dünyaya kendimizi güldüreceğiz!’

Eski Çağ Dilleri ve Kültürleri uzmanı Prof. Dr. Sencer Şahin, Kaş’a bağlı antik Patara kentinde restorasyonu devam eden ve Likya Birliği Meclisi olduğu öne sürülen yapının meclis binası değil, odeon (konser salonu) olduğunu söyledi. Dünyanın ilk demokratik meclisi olduğu söylenen ve 2010 yılında TBMM’nin 90. kuruluş yıldönümü olan 23 Nisan’da dünya parlamento başkanlarının davet edileceği uluslararası bir toplantıya hazırlanan yapı, TBMM’nin yaklaşık 6 milyon liralık bir bütçeyle restore ediliyor.

‘MECLİS BİNASI DEĞİL, KONSER SALONU!’

Antalya’nın dünyaca ünlü antik kenti Patara’da 400 villa yapılacağına ilişkin haberimizin yarattığı tartışmalar sürerken, eski çağ dilleri ve kültürleri üzerine çalışmalar yapan Prof. Dr. Sencer Şahin’den çarpıcı bir açıklama geldi. Patara’nın yapılaşmaya açılmasına ilişkin haberimiz üzerine, antik kentte bulunan ve ‘dünyanın ilk meclis binası’ olduğu öne sürülen Patara Bulevterion’u hakkında ortaya atılan tezlerin yanlış olduğunu savunan Şahin, meclis binası olduğu öne sürülen yapının, odeon (konser salonu) olduğunu söyledi.

‘İDDİALAR BELGEYE DAYANMIYOR’

2008 yılında Milli Saraylar Daire Başkanlığı’na devredilen ve TBMM himayesinde restorasyonu devam eden yapının meclis binası olmadığı yönünde bir çok kez açıklama yaptığını dile getiren Şahin, belge temeline dayanmayan aksi yöndeki iddiaların en üst düzeyde devlet yöneticileri nezdinde de kabul görmesini kaygıyla izlediğini belirtti.

MECLİS BAŞKANI’NA RAPOR İLETTİ

Patara’daki gelişmeler karşısında isyan eden Prof. Şahin, iki yıl önce dönemin Meclis Başkanı Köksal Toptan başta olmak üzere, Patara kazılarının bağlı olduğu Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü’ne konuyla ilgili bilimsel bir rapor ilettiğini söyledi.

MECLİS, ‘ÇALIŞMALARA DEVAM’ DEDİ

Ayrıca CHP Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü aracılığıyla da konuyu meclis başkanlığının dikkatine sunduğunu vurgulayan Şahin, aradan geçen uzun zamanın ardından kendisine meslis başkanlığı sekreteri aracılığıyla sözlü olarak bir bilgi ulaştırıldığını ve “çalışmalara devam edilmesi” yönünde karar alındığının bildirildiğini anlattı.

BELGELERİYLE AÇIKLADIM

Bunun üzerine biliminsanı sorumluluğu içinde konuyla ilgili bulgularını kamuoyuyla paylaşmayı sürdürme kararı aldığını anlatan Şahin, Arkeoloji ve Sanat Dergisi’nin 134. sayısında yayınlanan kapsamlı makalesinde, Likya Birliği Meclisi olduğu öne sürülen ve önümüzdeki yıl düzenlenecek olan 23 Nisan kutlamaları çerçevesinde dünya parlamento başkanlarının davet edileceği Patara’daki antik yapının niteliğini belgeleriyle birlikte ortaya koyduğunun altını çizdi.

BELEDİYE BİNASI OLMASI BİLE KUŞKULU

Makalesinde, “Turistik tanıtım uğruna bilimi çarpıtmak, bilimi ve kültür mirasını siyasetin enstrümanı haline getirmek bilim etiğiyle bağdaşır mı? Gerçeği saptırmakla turizm propagandası yapılır mı?” sorusunu yönelten Prof. Şahin, odeion olduğu kesin olan bina yıkıntısının, bırakınız Birlik binası olmasını, bir kent meclisi (belediye) binası olarak kullanıldığı bile kuşkuludur” ifadelerine yer verdi.

GEÇ OLMADAN UYARMAYI GÖREV SAYIYORUM

Akdeniz Üniversitesi Eski Çağ Dilleri ve Kültürleri Bölümü’nün kurucu Başkanı olan Şahin, şimdilerde emekli öğretim üyesi olarak aynı üniversitede doktora öğrencilerine ders vermeyi sürdürüyor. Patara’da yapılması planlanan ve dünya parlamento başkanlarının davet edileceği toplantının Türkiye’nin itibarını zedeleyeceği görüşünü yineleyen Şahin, ‘çok geç olmadan kamuoyunu uyarmayı’ da biliminsanı sorumluluğu olarak gördüğünü söyledi.

VALİSİ’DEN, ‘ŞUBAT’A KADAR BİTİRİN’ TALİMATI

Prof. Şahin’in meclis binası olmadığını iddia ettiği Patara’daki yapı için Ekim başında Antalya’da yapılan toplantıda konuşan Antalya Valisi Ahmet Altıparmak, restorasyon çalışmalarının 2010’un Şubat ayına kadar bitirilmesi talimatı vermişti.

PATARA’YA 3 HELİKOPTER PİSTİ YAPILACAK!

Toplantıyı izleyen Anadolu Ajansının haberine göre, “toplantıda sunum yapan Kaş Kaymakamı Selami Kapankaya, Patara’nın Likya Birliği’nin başkenti olduğunu belirterek, antik meclisin restorasyon çalışmalarının 5 milyon 713 bin 150 TL’ye mal olacağını bildirdi. Kapankaya, bölgeye rahat ulaşım sağlanabilmesi için yolların yeniden planlandığını parlamento başkanlarının ulaşımı için 3 helikopter pisti yapılmasının planlandığını anlattı.

BÖYLE FIRSAT BİN YILDA BİR GELİR!

Türk Telekom’un bölgede kesintisiz iletişim sağlanabilmesi için güçlü wi-fi hizmeti vereceğini söyleyen Kapankaya, antik Patara Limanı ile Deniz Feneri arasına kanal açılacağını söyledi. Kapankaya’nın, yürütülen çalışmalar sonunda sadece antik meclisin değil, Patara’nın çehresinin ve imajının da değişeceğini belirtmesi üzerine Vali Altıparmak, ‘Bu tür faaliyetler o bölge için bir fırsattır. 100 yılda, bin yılda böyle bir fırsat gelir. Kurumlar, herkes dört elle sarılsın. Zaman çok kısa. Bütün kurumlar çalışmalara ciddi destek sağlasın’ diye konuştu.

MEVZUAT KUTSAL METİN DEĞİL

Bölgenin peyzaj düzenlemesi yapılırken zakkum, çiçek ve gül kullanılmasını isteyen Vali Altıparmak, ‘Dikimler şimdiden yapılmalı, dokunduğumuz belli olsun’ dedi. Likya Yürüyüş Yolu’nun da broşürlerde kullanılması talimatı veren Vali Altıparmak, bölgenin aydınlatmasının da oradaki antik dokuya uygun yapılmasını istedi. Valinin bu isteği üzerine Akdeniz Elektrik Dağıtım AŞ yetkililerinin mevzuatın antik dokuya uygun aydınlatmaya izin vermediğinin belirtmesi üzerine Vali Altıparmak, ‘Mevzuat kutsal metin değil. Halkın ihtiyacını karşılamıyorsa değişmeli, Müteahhitle konuşulmalı, gerekirse farkı biz karşılarız’ dedi.

BU İŞİN ALTINDAN ALNIMIZIN AKIYLA KALKALIM
Patara’daki çalışmaların şubat ayında bitirilmesini isteyen Altıparmak, ‘Zaman kısa, Nisan ayı dediğiniz uzak gibi ama yakın. Şubat’ta her işimizin bitmiş olması lazım. Mart’ta gözden geçirmeler ve son rötuşlar yapılır. Antalya olarak bu işin altından alnımızın akıyla kalkmamız lazım’ diye konuştu.”

PROF. DR. ŞAHİN: “LİKYA MECLİSİ DİYE BİR YAPI YOKTUR!”

TBMM’nin milyonlarca lira ödenek ayırdığı Patara’daki antik yapıyla ilgili yazdığı makalede yapının meclis binası olmadığını bilimsel olarak kanıtladığını belirten Prof. Dr. Sencer Şahin, ‘Bilim ve Bilirbilmezlik Üzerine Notlar 1: Patara’da Likya Meclis Diye Bir Yapı Yoktur’ başlıklı makalesinde, bilimin ‘tartışılabilir’ ve ‘eleştirilebilir’ olmasının onu denetlenebilir ve düzeltilebilir kılacağına değindi. Şahin, “sorumluluk taşıyan biri olarak konu hakkındaki tarihi gerçekleri, bu aşamada hiçbir şahsı ya da kurumu sorumlu saymadan, konuyla ilişki içinde görünen devletimizin güzide temsilcilerine ve kamuya duyurmayı görev biliyorum” diyerek başladığı makalesinde şu ifadelere yer verdi:

“Bilim dünyasının iki asra yakın bir zamandır bildiği epigrafik bir belge Patara’da büyük bir odeion’un olduğunu açık seçik kanıtlamaktaydı. Lydia’nın Sardeis kenti yakınındaki Tmolos Dağı (bugünkü Bozdağ) kuzey eteğinde kurulu Tmolos kentinden Patara’ya gelip orada ölen Dionysios adlı bir mimar mezar epigramında kendini Patara’daki “odeion’a büyük bir çatı yapmakla” ünlemektedir: 11 satıra yayılmış iki adet distikhon’dan oluşan epigram şöyledir: ‘Athena’nın bütün sanat marifetlerini bilen ben Dionysios’u Pataralıların şu gurbet toprağı bağrına bastı saklıyor, Bağı bahçesi bol Tmolos’tanım (ben). Gelecekte de ünüm olacak, Odeion’a çepeçevre büyük bir çatı yaptığım için.’

Orijinalinde altlı üstlü profilli bir heykel kaidesi olan taş (101×0,45×0,51 m; hy 0,025 m), Erken Bizans sur duvarında devşirme yapı taşı olarak kullanılmıştır. Bu ikinci kullanım sırasında profiller düzleştirilmiştir.

Taş 1992 yılındaki araştırmalarım sırasında Vespasianus Hamamı’nın biraz kuzeyinde, Kazı başkanının “Likya Birliği Meclis Binası” diye iddia ettiği cavea’lı bina kalıntısını fazla uzağında olmayan bir noktada, sur duvarının doğu cephesindeki yıkıntılar içinde tarafımdan görülmüş ve arşivlenmiştir.

Kaide üzerindeki epigram birçok kez yayımlanan Anadolu Kültür Mirası’nın sadece Batı toplumları için değil, günümüz Türkiye’si için de bir feyiz ve esin kaynağı olması, kültürel kimliğimizin ortak paydasını oluşturması, ülkemizin tanıtılmasına ve turizmine ivme kazandırması kuşku yok ki hepimizin ortak arzusu ve çabasıdır. Ama bu dürüstçe yapılırsa takdir edilir, kabul görür ve kalıcı olur.”

KAYGIYLA İZLİYORUM

Makalesinde, kültür mirasının sansasyonel bir zihniyetle yorumanması ve devlet yöneticilerinin bilim adına gerçek dışı bilgilerle yönlendirilmesinin birçok badireli sonuca zemin hazırlayacağını vurgulayan Şahin, “Patara antik kenti hakkında son zamanlarda medyaya yansıyan haberlerde ülkemize yarardan çok zarar getirecek bir gidiş göze çarpmaktadır. Çünkü; antik Likya ve Patara hakkında uluorta kamuoyuna sunulan bazı gülünç iddiaların giderek en üst düzey devlet yöneticilerimiz nezdinde dahi kabul ve itibar gördüğünü, devlet ve toplum itibarımızı zedeleyecek bir oluşuma yol açabileceğini, şaşkınlık ve kaygı içinde izliyorum. Üniversitelerimizde ve kazılarda çalışan nice değerli arkeolog bilim insanımız var; bu hususta hiç birinden, ne yazık ki, çıt çıkmıyor; böylece kamuoyuna yansıyan bu tür, belge temeline dayanmayan bilgiler halk ve devlet belleğinde gerçekmiş gibi yerleşip kalıyor” bilgisine yer verdi.

ODEON, İ.S. 3. YÜZYIL’A AİT

Sözünü ettiği epigramın öneminin, kentte bir odeion’un varlığının kanıtlanmış olmasından kaynaklandığını belirten Şahin, şu bilgileri aktardı: “harf karakterleri yazıtı İ.s. 3. yy.’a tarihlememize yardımcı olmaktadır. Müzik şölenlerinin yapıldığı, konferansların verildiği ve güncel kent yaşamında önemli bir yer tutan dinsel amaçlı ilahilerin okunduğu odeion’ların genel karakteristikleri, üstleri kapalı küçük ebatlı bir tiyatroyu andırmaları ve akustiğe özen gösterilmiş bir iç mimariye sahip olmalarıdır.

EFES ÖRNEĞİ

Akustik bakımından çatı konstrüksiyonu elbette önem taşımaktaydı. O halde mimar Dionysios’un kendini bu vesileyle övmüş olması doğal karşılanmalıdır. Odeion’lar kapasite olarak genellikle 1400-1500 kişi alabilecek büyüklükte yapılmaktaydı. Örneğin Ephesos ya da Sagalassos odeion’ları bu tür yapılardır.

Bu kapasitede ve sahne binasına sahip bir yapının özel olarak bouleuterion (kent meclisi binası; yani belediye binası) amacıyla yapılmadığı kesin, bazı kentlerde müşterek kullanıldığı ya da kullanılabileceği ise bir varsayımdır. Çünkü kent meclisi üyelerinin sayısı 500’ü ender olarak aşar.”

LİKYA BİRLİĞİ, EMPERYALİZMİN EMRİNDEYDİ

Bunca belgenin ortada olmasına karşın Patara kazısı başkanlığının tavrını anlamanın mümkün olmadığını ifade eden Şahin, Likya Birliği’nin meclis yapısı itibariyla federatif, politik özelliği bakımından da emperyal otoritenin kayıtsız-şartsız emrinde bir kuruluş olduğunu vurguladı.

Makalesinde, “böyle bir toplum kendi içinde en demokratik haklara sahip olsa ne yazar?” sorusunu yönelten Şahin, “İşte günümüz Irak’ının Amerikan güdümündeki gülünç demokrasisi ortada. Kaldı ki, yukarıda da belirtildiği üzere, böyle bir bina hiçbir yerde, hiçbir zaman ne var olmuştur ve ne de buna gerek duyulmuştur” ifadelerini kullandı.

Antik Çağ kamu yapıları terminolojisinde “Birlik Parlamentosu” diye bir kavramın bilinmediğine de değinen Şahin, “Eğer gerçekten böyle bir yapı Antik Çağ’da herhangi bir eyalette var olsaydı bunun ismi kuşkusuz. “Koinobouleuterion” (Birlik Meclisi [Binası]) olurdu. Ama böyle bir kavram ne var olmuştur ne de bir bilim insanı tarafından iddia edilmiştir. Patara’da odeion olduğu kesin olan bina yıkıntısının, bırakınız Birlik binası olmasını, bir kent meclisi (belediye) binası olarak kullanıldığı bile kuşkuludur” dedi.

PATARA’NIN ABD’YE MODEL OLDUĞU İDDİASI

Makalesinde, “Tüm bu gerçeklere rağmen ok yaydan çıkmıştır” diyen Şahin, “Dört yıldan beri Federatif Likya Birliği’nin dünyanın en eski demokratik kuruluşu, Patara’daki odeion’un ise, “dünyanın en eski parlamento binası olduğu” bizzat kazı başkanlığı tarafından ortaya atılınca, TBMM Başkanlığı binanın restorasyonunu üstlenmiştir. Likya federatif sistemi – yine iddiaya göre – günümüz ABD’sine de model oluşturmuş ve bu ilişki içinde projeye Amerikan desteği de sağlanmıştır.

TÜRKİYE FEDERATİF SİSTEME KARŞI HASSAS

Yine medyaya yansıyan haberlere göre bazı Amerikan kongre üyelerinin, dünya parlamenterlerinin ve TBMM’nin bu bina yıkıntısında bir toplantı yapması programlanmıştır. Konuya heyecanla sahip çıkan Türk medyası, zaman zaman görüşüme de baş vurmuştur. Ben de, Devlet ve Milletimizin federatif devlet sistemine en hassas olduğu bir ortamda, özellikle şu günlerde bu tür yaklaşımların modern TBMM ile, her ne vesileyle olursa olsun, özellikle Amerika bağlamında, ilişkiye sokulmasının aşağılayıcı benzetmeleri çağrıştıracağı, ülkemizde federatif devlet sistemine tarihi zemin hazırlayabileceği tehlikesinedikkat çekerek şiddetle karşı çıkmıştım.

Bu tür girişimler belki Patara’yı bir süre ilgi odağı yapabilir, hatta bölge turizmine ivme de kazandırabilir; ama ne uğruna? Bunu iyi düşünmemiz gerekir” bilgisine yer verdi.

FOTOĞRAFLAR

Tartışmalara neden olan Patara’daki antik yapının restorasyon çalışmaları meclisin sponsorluğunda sürdürülüyor

Patara’daki tartışılan yapı, restorasyonu bittiğinde böyle olacak

Sencer Şahin

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.