Doğal kanyona sera naylonuyla gölet yaptılar!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Denizli’nin Acıpayam ilçesinde belediye tarafından kiralanan Olukbaşı Kanyonuna sera naylonuyla yapay gölet oluşturuldu. Salda Gölü’nde yaşananlarda ders almayan yetkililer yeni bir doğa yıkımının daha önünü açtı…
Denizli’nin Acıpayam ilçesine bağlı Olukbaşı ve Benlik mahalleleri arasında bulunan kanyon, geçtiğimiz Şubat ayında Orman Bölge Müdürlüğü tarafından Acıpayam Belediyesine kiralandı. Mesire yeri statüsündeki kanyonu turistik cazibe merkezi haline getirmek isteyen Acıpayam Belediyesi, dere yatağını kil ve sera naylonu ile kaplayarak yapay gölet inşa etti. Yürüyüş yolları, seyir terası ve satış üniteleri yapılan Olukbaşı Kanyonu’nun doğal dokusunun tahrip edildiğini dile getiren doğa sporcuları uygulanan projeye tepki gösterirken, Acıpayam Belediyesi yetkilileri ise kanyonun iç kısmında müdahalede bulunulmadığını ve doğal dokuya zarar verilmediğini dile getirdi.

Acıpayam’a bağlı Olukbaşı ve Benlik mahallelerinin arasında bulunan ‘ B Tipi Mesire Yeri’ statüsündeki Olukbaşı Kanyonu, geçtiğimi Şubat ayında Denizli Orman Bölge Müdürlüğü’nce Acıpayam Belediyesi’ne kiralandı. Kira sözleşmesinin imzalanmasının ardından kanyonda hummalı bir çalışma başlayan Acıpayam Belediyesi alana iş makinelerini sokarak yollar açtı, seyir terası ve ahşap yürüyüş bandı gibi üniteler inşa etti.

SU SIZDIRMASIN DİYE SERA NAYLONUYLA GÖLET YAPTILAR

Kanyonun çıkışındaki bölgede ise dere yatağında yapay bir gölet inşa edildi. Görsel zenginlik oluşturması amacıyla inşa edilen yapay göletin kenarında naylonlar ziyaretçilerin dikkatini çekerken konuyla ilgili sorularımızı yanıtlayan Acıpayam Belediyesi yetkilisi, uygulamada sera naylonu kullanıldığını doğruladı. Sızdırmayı önlemek amacıyla killi toprak üzerine sera naylonu, onun üzerine de yine killi toprak ve çakıllı doğal malzeme kullanıldığını dile getiren belediye yetkilisi, kanyonun içerisindeki kısımda doğal dokuya müdahalede bulunulmadığını belirtti. Uygulamanın bir projesi olup olmadığı yönündeki sorumuza da yanıt veren yetkili, bir projenin olduğunu ancak arada kendiliğinden gelişen uygulamaların da söz konusu olduğunu dile getirdi.

KANYONUN ADI ‘ACIPAYAM’ OLARAK DEĞİŞTİRİLDİ

İnşaat çalışmaları süren projenin kısmen tamamlanmasıyla kanyonun Mayıs ayı sonu gibi ziyarete açılacağı belirtiliyor. Acıpayam Belediyesi’nin iki köy arasında anlaşmazlığa neden olduğu gerekçesiyle ‘Olukbaşı-Benlik Kanyonu’ olarak anılan kanyonun adını ‘Acıpayam Kanyonu’ olarak değiştirmesi de tartışma yaratmıştı.

PLANSIZ SATIŞ YERİ TEPKİ ÇEKTİ, ZİYARETÇİ GİRİŞİ ERTELENDİ

Sosyal medya ve yerel basında kanyonda uygulanan projenin duyurulmasıyla geçtiğimiz hafta sonu binlerce ziyaretçi bölgeye gelirken altyapısız şekilde oluşturulan derme-çatma satış yerleri dikkat çekti. Acıpayam Belediyesi yetkilileri, geçtiğimiz hafta sonu yaşanan kalabalığın ardından, inşaat çalışmalarının da sürmesi nedeniyle kanyonun Mayıs ayı sonuna kadar ziyarete kapatıldığını belirtti. Belediye yetkilileri, proje kapsamında yerel halkın ürünlerini satabileceği mekânların da öngörüldüğünü dile getirdi.

‘O GÜZEL KANYONA İŞ MAKİNELERİ KATMIŞLAR’

Turizme kazandırma amacıyla uygulamaya konulan projeye dağcılardan ve doğa sporcularından ise tepki geldi. Bölgede üç kez kanyon geçişi yapan sporculardan biri olan doğa rehberi ve fotoğraf sanatçısı Ömer Karahan, “O güzel kanyona iş makineleri katmışlar ve havuzlar yaptıkları yetmiyormuş gibi seyir terasları yapmışlar. Yetmemiş yürüyüş bantları yapmışlar. Sanki bol yıldızlı otel açılışları yapıyorlar” ifadelerini kullandı.

‘SUYUNU İÇE İÇE GEÇMİŞTİK, BİZİM İÇİN O KANYON ARTIK YOK’

Olukbaşı Kanyonunun adının Acıpayam Kanyonu olarak değiştirilmesini de eleştiren Karahan, son yıllarda bölgedeki su kaynaklarının da azaldığına işaret ederek şunları dile getirdi: “Bu kanyona üst kotlardan iki su kaynağının suları akar ve kanyon içindeki 25 metre yükseklikteki şelaleden suyun içinde iple teknik iniş yaparak geçerdik o güzel kanyonu. Son yıllarda su kaynaklarının çok azaldığını duymuştum. İki su kaynağı vardı, o su kaynaklarından su akmaz olmuş son yıllarda. Olukbaşı Köyünde kahvehanede şişman bir adam kanyonla ilgili bir hikâye anlatmıştı: Kanyonda çok dar bir kapı varmış kimse o kapıyı açamamış, açılırsa büyük hazinelere ulaşılırmış diye anlatan şişman Amat’a kahvehanedeki birisi Denizli ağzıyla, ‘Amat, sen o kapıdan goca göbeğinle geçemezsin’ demişti. Ama biz geçtik o güzel kanyondan. Ne güzeldi o hazine. Suyunu içe içe geçmiştik. Artık bir daha bu kanyona girmenin anlamı yok. Güya turizme kazandıracaklarmış. Önce mermer ocaklarını açtılar, sonra su kaynaklarını HES’ler için hapsettiler. Bu nasıl bir turizm ki? Bizim için o kanyon artık yok.”

 

 

Önceki haberGergerlioğlu anjiyo sonrası yoğun bakımda
Sonraki haberTimes: İngiltere, seyahati üç ülke grubuna ayıracak
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

15 + sixteen =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.