‘Doların düşmesinin kimseye yararı olmaz’

İngiltere basını, Amerikan dolarının dün dünya borsalarında, Japon yeni karşısında son 18 yılın en düşük seviyesine gerilemesi ile altının onsunun değerinin tarihte ilk kez bin doları bulmasını yorumladı…  


The Times’a göre yatırımcının altına hücümunun temel sebebi, dolardaki düşüş. Ancak dünya genelinde yükselen enflasyon, küresel kredi krizi ve resesyon beklentileri de bu tercihte pay sahibi.


Gazete başyazısında, paniğe kapılmanın yersiz olduğunu savunarak şu yorumu yaptı:


“Altının onsu dün, bin doları buldu. Ancak bunun sebebi sadece, bu değerli metalin varlığını koruyan cazibesi değil. Bunun yanında, bankacılık dünyasındaki korkular ve karmaşık mali araçlara atfedilen riskler de etkili.


Tüm göstergeler, dünyanın benzeri görülmemiş bir mali krizin eşiğinde olduğunu gösteriyor. Yatırımcılar yatırım araçlarının en güvenlisi olarak görülen altına hücum ediyor, çünkü olan bitenden rahatsızlar.


Aslında nasıl mali piyasaların geçmişteki canlılığı mantık dışı idiyse, şimdi yansıttıkları korku da abartılı. Zira dünya ekonomisi büyümeye devam ediyor. Çin ve Hindistan, talebi canlı tutmayı sürdürüyor.


İngiltere’de belirsizlik hakim olabilir. Ancak şimdilik işsizlikle karşı karşıya değiliz. Güven kaybından kaynaklanan bir tüketimden kaçış da söz konusu değil.”


The Financial Times ise sorunun dolar cephesine baktığı başyazısında, doların düşüşünden kaynaklanan sorunun çözümü için şu uyarılarda bulundur:


“Doların zayıf olması, Amerikan ekonomisini canlandırmanın hayati bir aracı olabilir. Ancak dolarda çöküş, kimsenin yararına olmaz.


Eğer yatırımcılar dolar bonolarından kaçmaya başlarsa, Amerikan Merkez Bankası uzun vadeli faizlerin kontrolünü kaybedebilir. Bu da, para politikasını etkisiz hale getirir. Bu arada Avrupa ve Japonya da, ihracat sektörlerinde acımasız ayarlamalar yapmak zorunda kalırlar.


Doları şu anki seviyesinde sabitlemeye çalışmak, yanlış, gereksiz ve aptalca olur. Değişim oranları pazarda belirlenmelidir. Ancak bu aşamada müdahale, düşüşü yavaşlatmaya yarayabilir.


Müdahale tabii ki ideal çözüm değildir. Nihayetinde bugün karşılaşılan sorunların birçoğu da, geçmişteki bu oynamalardan kaynaklanıyor. Ayrıca bunun birçok riski de var. Merkez bankalarının başarısız olup güvenilirlik kaybına uğramaları gibi.


Ancak sınırlı, Avrupa, Amerika ve Japonya merkez bankalarının koordineli hareket edeceği ve Asya ükelerinin de yardımı ile gerçekleştirilecek bir müdahale, küresel mali krizle mücadelenin mantıklı bir unsuru olabilir.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.