Downer Müslüman mahallesinde salyongoz satıyor

Salı Günü katıldığım BRT 1’deki canlı yayında Birleşmiş Milletler Kıbrıs Özel Temsilcisi Sn. Alexander Downer hakkında ne düşündüğüm sorulduğunda, “iyiniyetli ve çaresiz” tanımlaması yapmıştım.

KKTC’de bazı sendikaları da ziyaret ederek attığı ve haklı olarak çok eleştirilen son turuna rağmen ben hala iyiniyetine inanmaktayım.

Son ziyaretleri aslında çaresizliğini de belgelemekte.

Kesinlikle “milliyetçi” diye tanımlayamayacağımız ve de “çözüm karşıtı” diye karalama şansımızın olmadığı ve de son Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nde Mehmet Ali Talat’ı destekleyen eski Dış İşleri Bakanı ve ÖRP Başkanı Turgay Avcı’nın bu konuda söylediklerine katılmamak elde değil: “Kıbrıs konusuna kapsamlı bir çözüm bulmak amacıyla sürdürülmekte olan müzakerelerin kritik bir aşamasında, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Downer’in yapmış olduğu açıklamaları şaşkınlıkla izliyoruz. Kıbrıs’taki görevi her iki tarafın görüş ve çıkarlarını dinleyerek, gerçekleştirilen görüşmelerde arabuluculuk yapmak ve Kıbrıs’ta kalıcı ve adil bir çözüm bulunmasına yardımcı olmak olan bir şahsiyetin taraf tutarcasına açıklamalarda bulunmasının müzakere sürecine katkıda bulunamayacağı açıktır. Sayın Downer’in Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki belirli kesimlerle yapmış olduğu görüşmelerin ardından bu kesimlerin Sayın Cumhurbaşkanımızı eleştirir açıklamaları da Kıbrıs’ta Kıbrıs Türk hak ve çıkarlarını koruyarak müzakere yapmakla görevlendirilmiş liderimize de yardımcı olmamaktadır.”

Turgay Avcı sonuna kadar haklı.

“Tarafsız” olması gereken BM Temsilcisi birden yanlış sahada oynamaya başladı!

Bu maçta topu “Türk Takımı’nın” yarı sahasında tutmaya kalkmak aslında “Rumlarım oyununa gelmek” değildir de nedir?

Adada BM’nin beklentisi doğrultusunda bir çözümü istemeyen tek bir taraf var: Rum Kesimi!

Rum Kesimi’nde Başkanlık Seçimi yaklaştıkça “topu taça atan”, “oyuna sokmayan” ve de hiç bir başka yapacağı kalmadığında “topu uzun bir şutla Türk yarı sahasına atıp, o sahada presle oyunu boğan” Rum Kesimi değil mi?

Adil bir maç olmasını sağlamak sorumluluğunu taşıyan BM ise bu oyunun bir parçası olduğu an işin tadı kaçmakta.

Lefkoşa’nın kuzeyi çöp dolu ve çok pis kokuyor. Kıbrıslı Türkler ve Lefkoşalılar bunu hak etmiyor. Bu durum ilginç bir şekilde sendikacıları da hiç rahatsız etmiyor.

Onlar şimdi çok daha “möhüm memleket meseleleri” ile meşgullar.

Devlet okullarında okuyan çocukların hali “perişan”. Bol, bol grev yapan ve de sınıfa gelmeyen hatta “komedi filmlerine konu olacak” bir şekilde derme çatma çadırlarda çocuklara ders vermeye kalkan sendikacılar şimdi BM’ye de “akıl vermekteler”.

“Türkiye Düşmanlığı” konusunda birbirleriyle yarış içinde olan çevreler birden “Downer’i” savunmaya başlarlarsa o zaman bir düşünmek yararlı olacaktır.

Brüksel’de AB temsilcilerine “Kıbrıs’ta Türkler tavşan gibi çoğalmaktadır” diyenler şimdi de “”Kıbrıslı Türklerin, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ve Avrupa Birliği’nin dışında bırakan, geçirdikleri yasalarla fakirleştiren, Sünni İslam dayatmaları ile kültürüne, inancına saldıran, siyasi iradesini gasp eden anlayış, Kıbrıs’ta çözümsüzlüğü ve ayrılığı devam ettirmek istemektedir.” diyerek Downer’e “akıl vermekle” meşgul olmaktalar.

Devlet okullarında çocukların hali ortada!

Downer’in yerinde olsam bu dersi dinlemezdim. Eğer Downer “Kıbrıs için neyin iyi ya da kötü olduğunu” bizim çocuklarımızı “cahil bırakanlardan” öğrenecekse BM’nin durumu vahim demektir.

Dikkatinizi çekerim. Size sunacağım cümleler Rum Kesimi’ndeki ya da AB’deki “Türkiye Düşmanları” tarafından dile getirilmiyor. KKTC’de bir öğretmen sendikası temsilcisinin Downer’e hitaben kaleme aldığı basın bildirisini aynen aktarıyorum: “Açıktır ki Sn. Eroğlu, Ankara’nın talimatları ile çözüm ister görünüp, çözümsüzlüğe “oynamakla ve “ambargo izolasyon yalanına, Rumlar çözüm istemez” mazeretini de ekleyerek, ayrılığı pekiştirmeye çalışmaktadır. Görünen odur ki Kıbrıslı Türkler’in dünyadan soyutlayan “mandra düzeni anlayışı” devam ettirmek temel hedef seçilmiştir…Görüşme masasında AKP’nin talimatları ile zaman kaybettiren, ayrılıkçı önerilerle süreci havaya uçuran Kıbrıslı Türkler’i temsil yetkisi olmayan Sn. Eroğlu’dur.”

Downer bu Kıbrıslı Türkler’in ezici çoğunluğunu rencide eden görüşlerden etkilenip KKTC’de malüm ziyaretlerini gerçekleştiriyorsa bilmesi gereken tek gerçek “Müslüman mahallesinde salyongoz satılamayacağıdır!”

Boşuna uğraşmasın Kıbrıs Türkü “salyangoz” satın almaz!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.