Dünyanın merkezi bulundu!

SEDAT YILDIRIM SARICI / LONDRA – Evet yanlış okumadınız. Merkez bulundu ama tam doğrulanamadı. Biz de yarı mizahi bir yolla bu konudaki bazı iddiaları toparladık. Şansınıza, yazıyı yazan bu konuyu hiç anlamadığından bilimsel terimlere boğulmayacak, hepimizin rahatlıkla anlayabileceği sözcüklerle dünyanın merkezinin neresi olduğuna dair fikir sahibi olacaksınız.

Nasreddin Hoca’mıza göre dünyanın ortası Akşehir’de bir yerde. “Dünyanın ortası neresi?” diye Hoca’mıza sormuşlar. Hoca, 5-10 adım ilerlemiş, bastonunu yere saplamış; ”Dünyanın ortası burasıdır” demiş. Ve  eklemiş “inanmıyorsanız ölçün”.

Dünyanın merkezini bulma çabalarına nalburiyeden aldığım 3 metrelik şerit metrelerle destek olup, bir kaç yılımı kaybettim. Bazı arkadaşlarımın “5 metrelik şeritlerle olsa iş daha pratik olurdu” tavsiyeleriyle sonuca varılabileceğini de, sıfıra yakın bir ihtimal olarak görürüm. Çünkü okyanuslarda sürekli dalga olduğundan, şerit metrenin başlangıç ve bitiş noktalarını belirlemek oldukça zor oluyor. Bir noktadan sonra tahmini ilerlemek zorunda kalıyorsunuz. Yani bulduğunuz doğru en az %5 sapmayla “doğru” olabiliyor. Bu paragraf bu sapma oranını belirtmek için gerekti. İki dakika sonra bu tür sapma bilgileriyle karşılacaksınız.

Yani bütün araştırmalarımı evden hiç dışarı çıkmadan, kucağımdaki bilgisayarla, Vikipedi üzerinde beş on dakikalık bir zamanda tamamladım. Sonucun pek de muteber olamayacağını peşinen beyan etmiş, lafı ve aklı dolandırmış olmayayım.

Vikipedi diyor ki, “(Bu konulardaki) araştırmalar süper bilgisayar kullanılarak yapılan programlama ile daha doğru sonuçlar verir… ancak dünyadaki kara parçaları sürekli yer değiştirdiğinden bu araştırma(-lar) kalıcı bir sonuç asla veremez.”

Biz de diyoruz ki, kalıcı sonuç vermese de olur.

Dünya fani olduğuna göre, merkezi de fani olmalı.

Konu Vikipedi’den açılmışken ekleyeyim, bir kaç yıl önce Wikipedia’ya bir Türk sosyal medya kullanıcısı saldırmış ve dünyanın merkezi bilgisini değiştirerek, Çorum olarak belirlemiş. Anadolu Ajansı bu bilgiyi doğru zannetmiş ve haberini servis etmiş. Sonra yanılarak yayınladığına dair açıklama yapmış. Yani haberin Google ve NASA (Amerikan -Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi) ile hiçbir alakası yokmuş.

Bu haber ve bilgi kargaşası içinde, Çorum belediye başkanı Muzaffer Külcü “NASA‘nın yapmış olduğu ölçümleme çalışmasına göre… Çorum dünyanın merkezi olarak tespit edildi… Yapılan çalışmada doğru bir çalışmadır. Bu da bizi de mutlu etmiştir… Daha önce yapılan çalışmalarda da aslında buna yakın sonuçlar tespit edilmiştir… Aslında biz Çorumluların buna benzer bir söylemi öteden beri var. Çorum dünyanın merkezi derdik, inanmazsanız da ölçün derdik. Şimdi bütün insanlık adına birisi bu ölçümlemeyi yapmış ve ortaya da böyle bir sonuç çıkarmıştır.” açıklamalarını yapmış. (Hürriyet, 15 Haziran 2016)

Belediye başkanı ayrıca Çorum’un bugüne kadar leblebisi dışında yeteri kadar tanıtılamadığını söylemiş, “Bundan sonra dünyanın merkezi olarak da herkesin bildiği bir şehir olacak. En çok da turizm açısından katkısı olacağına inanıyorum.” demiş.

Demiş, yapmış, etmiş, tamam da, ben bu duruma ne diyorum.

NASA ne dese, YASA olmamalı.
NASA MASA demese de,
bizde MASA’ya YASA diye sunuluyor.
Asıl ben buna üzülüyorum.

Diğer yandan aşağıdaki alıntı da önemli:

“Dünyanın coğrafi merkezinin tam olarak neresi olduğuna dair tartışmanın kökeni Musevilik ve Hristiyanlık dinlerinin çıktığı yıllara kadar uzanıyor. Bu tartışmalara daha sonra Müslümanlar da katılıyor. Dünyanın merkezinin Kudüs ya da Mekke olduğuna dair iddialar mevcut. Ancak dünyanın geometrik şeklinden dolayı herhangi bir noktayı tek ve geçerli bir merkez olarak ifade etmek mümkün değil… ABD’li fizikçi Andrew J. Woods, dünyanın merkezinin İncil’de bahsedildiği yerlere düşme oranının 450’de bir olduğunu… hesaplamaları sonucunda dünyanın coğrafi merkezinin Ankara’nın yakınlarında olduğunu söyledi.”

Benim için en doğru tespit bu. Çünkü bütün çocukluğum Ankara sınırları içinde geçtiğinden duygusal olarak dünyanın merkezini Ankara olarak hissederim. Ankaragücü’de hep kalbimin merkezindedir. Yani bu mesele bir kalp meselesidir.

Öte yandan Mısırlı düşünür Prof. Dr. Zağlul en-Neccar, Mekke’nin dünyanın tam merkezinde yer aldığını artık “bilimsel ispattan sonra şek (şüphe) götürmez bir gerçektir” diyor. Neccar, bunun delilinin de Prof. Dr. Hüseyin Kemaleddin’in dünyanın başlıca şehirlerinden kıble yönünü belirlemeye çalışırken Mekke’nin yerküreyi oluşturan yedi kıtanın hepsinin etrafından geçen bir dairenin tam ortasında yer aldığını ispatlamasını gösteriyor.

Ünlü jeolog  En-Neccar “Mekke’nin meridyen çizgisinde her hangi manyetik bir sapma bulunmamakta. Hâlbuki aralarında Greenwich’in de bulunduğu diğer tüm meridyen çizgilerinde manyetik bir sapma var. Hatta Greenwich meridyeninde batı yönünde 5.8 derecelik manyetik bir sapma olduğu bilimsel olarak ispatlanmıştır” diyor. Ve “İngilizlerin, gölgesi ve izleri halen sürmekte olan Britanya Sömürgeciliği döneminde Greenwich meridyenini bir saat ölçüsü olarak dünyaya zorla dayattığına” işaret ediyor.

Katar’ın başkenti Doha’da yapılan “Dünya’nın Merkezi Mekke” isimli konferansta Fransız vatandaşı Yasin eş-Şuk, kendi icadı olan “Mekke saati”ni de katılımcılara tanıtıyor. Katılımcılar, Greenwich saati yerine; Mekke saatinin esas alınarak; ortak bir saat diliminin oluşturulması çağrısında bulunmuşlar. Çünkü Mekke saati, Dünya’nın her yerinden kıble yönünü belirliyor. Akrepleri, klasik saatlerin aksine, Kâbe etrafında yapılan tavaf hareketleri yönünde; sağdan-sola doğru dönüyormuş.

Burada konuyu noktalıyorum.

Bi dakka, bi dakka.

Şuradan bir okur bağırıyor.

Diyor ki,“abi düz yazı yazma, şarkı sözü yaz”.

Bakın, okur ricasını hiç kıramam. Zaten bu anı bekliyordum. Sözü uzatmayayım.

saatler durmalı
dünya ters dönmeli
geçip giden ömrüm
bana geri gelmeli

________________
Sedat Yıldırım SARICI
10 Haziran 2020, Londra

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.