Ebru’yu kaybettikten sonra Aytaç’ta hızla çöküş başladı

“Canım avukatım, ablam, arkadaşım, adalet yoldaşım, adalet isteyen, halkını savunan bir avukatı göz göre göre öldürdüler ama hak savaşçısı, yürek savaşıcısı olarak yüreklerde, beyinlerde doğuyorsun. Var mı dünyada bir örneği, adalet için, avukatlık için ömrünü veren bir avukat… Şimdi senin öfkenle çok daha güçlü direnceğiz, ve senin için alacağız hakkımızı, alacağız.”

Bu cümleler, ölüm orucunda olan Çağdaş Hukukçular Derneği’nin Ankara Barosu’na kayıtlı avukatlarından Aytaç Ünsal’ın, ‘adil yargılanma talebiyle’ birlikte başladıkları ölüm orucunda hayatını kaybeden ofis arkadaşı avukat Ebru Timtik’in ardından yazdığı mesajdan bir bölüm.

42 yaşındaki Ebru Timtik, ölüm orucunun 238. gününde hayatını kaybetmişti. Aytaç Ünsal ise 210 gündür ölüm orucunu sürdürüyor.

Avukat Aytaç Ünsal’ın babası Nihat Ünsal, BBC Türkçe’ye konuştu ve Ebru Timtik’in ölüm haberini duyduktan sonra oğlunun sağlık durumunun hızla kötüye gitmeye başladığını söyledi:

“Ebru’nun ölüm onu çok üzdü, ablası gibi seviyordu. Ebru da onu küçük kardeşi gibi görür, severdi. Ölmeden önce de ‘Aytaç’ı yaşatın’ demiş ama Ebru öldü, Aytaç’ı da duymazdan görmezden geliyorlar.”

Nihat Ünsal, “Bu çağda bir avukatın bu şekilde ölmesine izin verilmemeliydi” dedi ve yetkililere çağrı yaparak oğlu Aytaç’ın hayatta kalması için ‘adil yargılanma talebinin kabul edilip şartlı tahliye edilmesini’ talep etti:

“Bir hafta ben bir hafta da annesi refakatçi kalıyor. Ebru’yu kaybettikten sonra hızlı bir çöküş başladı. Aytaç şu an konuşabilir durumda ama çok zorlanıyor. Eğer bu hafta içinde bir adım atılmazsa dilim varmıyor ama çok kötü şeylerle karşı karıya kalacağız.”

İstanbul Adli Tıp Kurumu, muayene sonucunda Timtik ve Ünsal için “Hapishanede kalamaz” raporu vermişti. Rapor, tahliye taleplerini belirten dilekçelerle mahkemeye sunuldu ama İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi, 30 Temmuz’da tutukluluk hallerinin devam etmesine ve tıbbi takip ve tedavilerinin ilgili cezaevleri idaresince sağlanmasına karar verdi. Bu karardan sonra Timtik ve Ünsal İstanbul’da Dr. Sadi Konuk Hastanesi’ne kaldırıldılar.

Nihat Ünsal, oğlunun şu an kaldığı hastanenin cezaevi koğuşunun fiziki şartlarının cezaevinden çok daha kötü olduğunu aktararak şunları söyledi:

“Cezaevinde kalamaz diye karar çıktı ama daha beter bir yere gönderdiler. Eşimle beraber 33 gündür nöbet tutuyoruz, oğlumuz gözümüzün önünde hücre hücre ölüyor, her tarafında uyuşma başladı, sürekli kötüye gidiyor ve gözümüzün önünde cereyan eden bu durum, Aytaç’ı bu halde görmek bize çok acı veriyor. Mesela çocuğunuzu bir kazaya kurban verirseniz duruma yavaş yavaş alışmaya çalışırsınız ama evladınızın her gün gözlerinizin önünde eriyerek ölüme doğru gitmesi çok korkunç bir şey.

“Bu hafta içinde bir şey yapılır ve insafa gelirler de şartlı tahliye eder ve Aytaç’ı bize teslim ederlerse onu yaşatacağımıza inanıyorum ama bize teslim etmedikleri takdirde Aytaç yaşama biraz zor döner.”

Altı yıllık avukat olan 31 yaşındaki Aytaç Ünsal üç yıldır tutuklu. Nihat Ünsal, mahkemenin, “tek bir sabıkası bile olmayan oğluna cezayı katlayarak verdiğini” ifade ediyor:

“Daha kesinleşmiş mahkeme kararı olmadan onları terör örgütüyle ilişkilendirdiler. Avukatları, davasını üstlendikleri kişilerle ilişkilendiremezsiniz. Eli kanlı katilleri savunan avukatlar da var, yani şimdi kalkıp o avukatlara siz de katilsiniz mi demek gerekiyor?”Hatice Kamer / BBC Türkçe Diyarbakır

HABERİN DEVAMINI KAYNAĞINDAN OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ
https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-53975233

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.