Economist: Erdoğan Suriye’de bir taşla iki kuş vurdu

PAYLAŞ
Economist Erdoğan'ın Irak ve Suriye politikalarını
Economist Erdoğan'ın Irak ve Suriye politikalarını "Erdoğan'ın savaş oyunu" başlıklı bir yazıda ele aldı.

Economist dergisi, son sayısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Irak ve Suriye politikalarını “Erdoğan’ın savaş oyunu” başlıklı bir yazıda ele aldı.

Erdoğan’ın “Fırat Kalkanı” adı verilen harekât kapsamında Suriye’de uzun süredir savunduğu “tampon bölge” hedefine ulaştığını yazan Economist’e göre, Türkiye’nin Suriye’de bundan sonra atacağı adımlar büyük ölçüde Rusya’nın tavrına bağlı. Irak’la ilgili söylem ise milliyetçi seçmenin desteğini toplama çabası olabilir.

Yazıdan bazı satırlar şöyle:

“Suriye’nin sınır kasabası Cerablus’un Türk tanklarının desteğiyle ilerleyen Suriyeli muhalifler tarafından IŞİD’in elinden alınmasının üzerinden iki ay geçti. Cerablus’ta hayat yavaş yavaş normale dönüyor.

Okullar yeniden açıldı, bölgeye insani yardım girişi başladı. Komşu köylerden binlerce kişi, Türkiye’den de 7 bin 700 mülteci Cerablus’a döndü.

Dokuz çocuk annesi Emine Hardan, ‘Sonunda yeteri kadar yiyeceğimiz var’ diyor. Emine ve ailesi 2013’te Halep’ten kaçıp Cerablus’a gelmiş. Ama kısa bir sure sonra kasabayı IŞİD ele geçirmiş.

Bir seferinde IŞİD militanlarının kocasına ‘karını kırbaçlayacaksın’ dediğini hatırlıyor. Kırbaç cezasının peçe takmadığı için verildiğini söylüyor.”

Economist, ‘Fırat Kalkanı’ operasyonu sayesinde Erdoğan’ın YPG’nin Suriye’deki kantonları birleştirme amacının önüne geçtiğini öne sürüyor.

Derginin yorumu şüyle;

“Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yıllarca Batılı müttefiklerine seslendi ve Suriye’nin kuzeyinde bir tampon bölge oluşturulması için yardım istedi. Bu tampon bölge hem Suriye rejimine muhalif olanlar için bir güvenli liman olacaktı hem de rejim güçlerine karşı yürütülecek operasyonlar için de bir üs görevi görecekti. Erdoğan artık istediğini elde etmiş durumda. Türk askeri ve Suriyeli müttefikleri Cerablus’tan Azez’e kadar uzanan bölgeyi kontrol ediyor. Erdoğan bir taşla iki kuş vurdu. IŞİD militanlarını sınırdan yeterince uzaklaştırıp Türkiye’deki yerleşim yerlerini roketlerin menzilinden çıkardı. Aynı zamanda da Suriye’deki silahlı Kürt gücü Halk Savunma Birlikleri’nin (YPG) doğu ve batı kantonlarını birleştirmesinin önüne geçti.

Türkiye ve muhalif güçler daha da güneye inmeyi planlıyor. Ekim ayı içerisinde Dabık’ı çok da zorlanmadan ele geçirdiler. Şimdiyse El Bab’a ilerlemeyi düşünüyorlar. El Bab’daki IŞİD direnişinin çok daha yoğun olacağı öngörülüyor. Erdoğan, kısa sure içerisinde ‘IŞİD’in başkenti’ olarak görülen Rakka’ya yönelebileceklerini söylüyor.”

Economist’e konuşan “Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’ndan (SETA) Can Acun ise bu uzun soluklu askeri operasyonun kaynakları emebileceğine işaret ediyor ve Türkiye’nin ilave askerler olmadan daha fazla ilerleyemeyebileceğini belirtiyor.

Economist’teki yazı şu satırlarla sürüyor:

“Cerablus’taki muhaliflerin bir kısmı, bir noktada savaşı Beşar Esad rejimine taşımak isteyecektir. Genç bir savaşçı olan Fikret, ‘Bizim için en önemli konu Halep ablukasını kırmak’ diyor. Ancak bu hedeflerine ulaşamayabilirler. Türkiye her ne kadar istemeyerek de olsa Esad’ın iktidarda kalacağını kabullenip, Suriye’de rejim değişikliğini hedefleyen politikalarından vazgeçti. Uzmanlar, Ankara’nın kendi arka bahçesi olarak gördüğü bölgelere yoğunlaşarak Rusya’yla bir anlaşma yaptığı görüşünde.

Marmara Üniversitesi’nden Behlül Özkan, ‘Rusya, Türkiye’nin Cerablus cebini kontrol etmesine izin verecek. Karşılığındaysa Türkiye Halep’teki muhalifleri geri çekecek’ diyor. Bu tablo Türkiye’yi Rusya’ya bağımlı kılıyor. Eğer Ankara, Moskova’nın çıkarlarının tersine hareket ederse, Rusya Suriye’de yeni sorunlar çıkarabilir.

Türkiye’nin yeni güvenlik stratejisi

Öngörülmesi giderek zorlaşan Erdoğan her ne kadar Esad’ın iktidarda kalacağını kabullense de Suriye’deki emelleri Cerablus ile sınırlı değil. Son birkaç hafta boyunca yaptığı konuşmalarda, Türkiye’nin tarihsel geçmişinin güneydeki bölgelere müdahale hakkı verdiğini sık sık tekrarladı. Erdoğan 19 Ekim’deki konuşmasında ‘Bundan sonra… terör örgütlerinin gelip bize saldırmalarını beklemeyeceğiz’ diyordu: ‘Ülke dışında da saklanabilecekleri bir yer olmayacak. Bu sözlerden sadece saatler sonra Türk jetleri Suriye’deki YPG hedeflerini vurdu. Ülke içinde PKK’ya karşı devam eden savaşta, PKK ile bağlantılı olan YPG’ye karşı yeni bir cephe açılmış oldu.

Musul operasyonu

“Komşusu Irak ile müttefiki ABD’nin itirazlarına rağmen, Erdoğan IŞİD’e karşı düzenlenen Musul operasyonunda da daha büyük bir rol için ısrar etti. Erdoğan Türkiye’nin Sünni halkı Şii milislerden koruma yükümlülüğü olduğunu vurguluyordu. Musul’a askeri harekât başlatma açıklamaları muhtemelen blöf. İktidarını destekleyen milliyetçi havayı daha da pekiştirip, gelecek yıl gündeme gelmesi muhtemel yeni anayasa ve başkanlık sistemi referandumunda pozisyonunu güçlendirmek için sarf edilmiş sözler olabilir. Bir siyaset uzmanı, ‘Bu söylemlerin altını doldurabilmek için Irak’ta şu an bulunanın 50 katı daha fazla askere ve tanka ihtiyacınız var’ diyor. Bir konuşmasında Batı’yı uyararak ‘Biz bu bölgedeki işleri biliriz. Siz yabancısınız, anlamazsınız’ diyordu.”

CEVAP VER