“Economist’deki yazı İsrail’in işi”ymiş

Eski İçişleri Bakanı Beşir Atalay, seçim bölgesi Kırıkkale’de NTV Ankara temsilcisi Nilgün Balkaç’ın sorularını yanıtladı.

Röportajın ilk konusu, The Economist’in yayınladığı ‘CHP’ye oy verin’ başlıklı yazı oldu. Atalay bu yazıyla ilgili İsrail’i adres gösterdi:

“Ortadoğu’daki gelişmeler ve Türkiye’nin bölgede izlediği politikalar ve İsrail lobisinin ulusulararası etkisi olarak yorumluyorum. Uluslararası medya kuruluşlarında İsrail lobisinin etkisini hepimiz biliriz. İsrail ve Filistin hakkında Türkiye’nin politikalarının seçim döneminde yansımaları olarak görüyorum…”

367 KRİZİ – ORDU – SİYASİLER – ANAYASA MAHKEMESİ

İki gündür medyada tartışma konusu olan ve 2006’daki Köşk seçimleri sırasında TSK’nın siyasetçilere ‘AK Parti’nin adayını seçitrmeyin’ baskısına dair iddiaları ise şöyle yanıtladı:

“Benim bildiğim bir belge yok. İki gündür medyaya yansıyan iddialar var. 2007’nin olayı tüm taraflar hayatta, çıkıp biraz açıklama yapsalar da öğrensek. O zamanlar böyle şeyler duyulmuştu. Çok yoğun ve önemli günlerdi. 27 Nisan bildirisi ve sonrasında bizim 28 Nisan’daki açıklamamızla birleştirirseniz, ben bu ilişkileri kurumlarla siyasiler arasındaki ilişkileri olabilir şeyler olarak düşünüyorum.

Anayasa Mahkemesi’ne yönelik baskılarla ilgili ben biraz daha fazlasını öğrenmiştim. Rütbeli kişilerin mahkeme üyeleriyle ilişki kurduğunu belli şekillerde öğrenmiştim.

GENERALLERİN TUTUKLANMASI

Atalay, Balyoz soruşturması kapsamında 31 generalin cezaevinde olmasıyla ilgili soruyu ise şöyle yanıtladı: “Hassas bir dönem tabii. Ama Türkiye’de bir geçiş yaşıyor. Birileri bir hata yaptıysa bunun sonu getirilmeli. Türkiye’de bir yargı var. Bu sürece saygı gösterilmeli. Ama bizim bu konudaki yaklaşımımız şu: Tutuklamanın koşulları kanunlarda bellidir. Mahkemeler bu konuda dikkatli ama daha hassas davranılmalı. İnsanlar bir yere gitmeyecekse, onu bulmak kolaysa, delilleri karartmayacaksa tutuklama gerekmez. Bir diğer husus da bu sürecin hızlı yürütülmesi. Olaylar hızlı bir şekilde aydınlatılsın.”

Atalay tutuklamaların ve görevden almalarla ilgili gelişmeleri şu sözlerle değerlendirdi:

“Geçen ağustos ayında YAŞ bir generali terfi ettirdi. Ancak ben bunu onaylamadım ve sonrasında da açığa aldım. Bu ilk uygulamaydı. Sonra zaten Askeri İdare Yüksek Mahkemesi de benim tasarrufumu onayladı. Mesela Bir Emniyet Müdürü de bir iddiadan yargılanıyor. Ben onu da açığa aldım. Emniyet ve Jandarma, İçişlerine bağlı kuruluşlardır. İkisine de eşit davranılmalı.”

MHP KASET SKANDALI

MHP’li yöneticilerin istifasına yol açan kaset skandalı ve hükümete yönelik güvenlik zaafiyeti eleştirilerini ise şöyle yanıt verdi:

“İlk defa olmadı. CHP’nin Genel Sekreteri’nin telefonuyla ilgili oldu. Meğerse telefonunu açık unutmuş. Biz oradan kurtulduk yoksa hemen Hükümet suçlanıyor. İkincisi Sayın Baykal’ın başına geldi. Orada da biz suçlandık halbuki sonra kendi içlerinde hesaplaşmalar varmış. Ve o hesaplaşmaların nereye vardığını görüyoruz. MHP’de de aynı şey söz konusu. Biz AK Parti olarak bu tür konuların seçim ortamında olmasını istemiyoruz. Bu dönemde vatandaşların dertleri konuşulmalıdır.

Ama şimdi bir parti düşünün, milliyetçi, ailevi değerleri savunuyor. Ama kurmay heyetinden 9-10 kişi aile değerlerini de tahrip eden bir davranış içinde. İçeriden birileri de bunu belgeliyor. Yargı şu an diyor ki gelin bilgi verin aydınlatalım. Ama olaya karışanlar ister mağdur deyin ister fail, savcılığa bilgi vermiyorsa, mekanı ve oraya girip çıkanları bildirmiyorsa nasıl aydınlatılabilir. Savcılık 9 kez yazı gönderdi ama kimse gidip bilgi vermedi. Ben bunu basından okudum. Bilgi vermezse bu olay faili meçhul kalır.”

USTALIK ESERİ BAKANLAR KURULU

Atalay partisinin hazırladığı yeni bakanlar kurulu yapısından da bahsetti. Atalay, kendisi, Cemil Çiçek, Ali Babacan ve Başbakanlık Müsteşarı’ndan oluşan dört kişilik bir grubun Başbakan Erdoğan tarafından görevlendirildiğini anlattı: Başbakanımızla 4 saatlik bir toplantı yaptık. Bakanlar Kurulu’nun yapısındaki değişikliği ciddi bir reform olarak görüyorum. Başbakanımızın ustalık döneminin ustalık eseri olarak görüyorum. Devlet bakanlıkları kalkıyor. 3 başbakan yardımcısı kalacak. Biri Avrupa Birliği ilişkilerinden sorumlu işler yapacak.

Kültür ve turizmin birbirinden ayrılması söz konusu. Kültür Bakanı bizim kültür hayatımız ve vakıflarla ilgilenecek.

Dış ve iç ticaret ikiye ayrılacak. Sanayii ve teknoloji bakanlığı kurulacak. Ekonomi Bakanlığı duyuldu zaten. Çevre Şehircilik Bakanlığı gelecek. Sırf şehirleri özellikle marka değerleri üzerinde çalışacak. Gençlik ve Spor Bakanlığı tekrar bakanlık olacak.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

2 + five =