Şefika Kutluer Festivali’nden

Şefika Kutluer Festivali’nden

0
PAYLAŞ

“Doğu Batı ile Buluşuyor” sloganına uygun, İberik yarımadası Portekiz kıyılarından, Sibirya’ya uzanan bir çizgi. “Bilim Sanatla Buluşuyor” derken de, konserler ve sunumlar.

Festival, FADO Konseri ile başladı. Genç Portekiz’li sanatçı ANA LAİNS ve PORTUCALİS ORKESTRASI. Konserden önce, ANA LAİNS, Portekiz halk müziği içinde, FADO müziğinin yerini anlatan bir sunum da yaptı. Sonra bizi Portekiz’e okyanus kıyısına taşıdı. Ağıtlarla bazen bir duygu seline kapıldı, bazen de hüzünle coşkuyu içiçe yaşattı. Fado, hüznün, aşkın, bekleyişin, akşam üstü güneş batarken, okyanusa karşı daha çok kadınların yakarışları. Zaten Fado sanatçılarına bakarsanız çoğunluğu kadınlardır.

Festival, “Eskişehir Tepebaşı Belediyesi Çocuk Senfoni Orkestrası”nı da misafir etti. Böyle Belediye dostlar başına değil mi. Bu konser öncesinde de, Özgen ACAR, “Başkentler Diyarı Anadolu” üzerine bir sunum gerçekleştirdi.

Fransız Piyanist, Stephane BLET’in resitali öncesinde de, Sergen ÇİRKİN, “Alfabenin Yakın Doğu’dan Yükselişini” aktardı.

“Ata Vatan Hakasya’dan, Ana Vatan Anadolu’ya Türk Ezgileri” konseri ise, değişik açılardan ilginç bir konser olarak gerçekleşti. Festival’in sloganlarına uygun, konser öncesi TOMA DAVLETOVA, “Şaman Kültürü” nü anlattı. Tarihsel süreci ve coğrafyada ki gelişimi üzerine, Sibirya’dan güneye doğru inen bir yolculuk yaptırdı. Şaman kültürünün bazı yanlış aktarılmasının da, özellikle altını çizerek, bu kültürün coğrafyada ki yerini ve yaşama biçimi olarak günümüze gelişini, satırbaşlarıyla özetledi.

Ahmet Yesevi Üniversitesi, Türk Dünyası Yesevi Sanat Topluluğu, Azerbeycan, Kazak, Kırgız, Özbek, Uygur, otantik milli çalgılarından oluşan bir orkesta, solistlerı ve danscılarından oluşuyor. Sibirya’dan Kazakistan’a, Kırgızistan’dan Kırım’a, Özbekistan’dan Azerbeycan’a, Tataristan’dan Kerkük’e, Uygur’dan Kırım’a uzanan, bir Asya yolculuğunu, tarihsel bir zaman dilimi içinde gerçekleştirdiler.

Program önce bir Şaman dansı ile başladı. Danscılar, program boyunca hangi ülkeden bize selam getiriyorlarsa , o ülkenin , dönemin giysileri içinde sahnede yer aldılar. Nükhet Okutan, Hakas dilinde kendi bestesi, (Hakas Destanı) “Altın Arığ”dan bir bölümü çalarak seslendirdi. MANAS Destanı’ndan bir bölümü ise Gulira Kasymkulova seslendirdi. Koro, solistler ve danscılar, Orta Asya’dan İstanbul’a kadar geldiler. Bir İstanbul türküsü, “Katibim” de, program da yer alıyordu.

16 Aralık çarşamba günü gerçekleşen konserin, Kazakistan’ın 24. Bağımsızlık Yıldönümüne rastlaması da, güzel bir tesadüf oldu.

Topluluğun Sanat Yönetmeni Yelmira ŞENDURAN’ın, hazırladığı özgün bir senaryo çerçevesinde, ezgiler ve danslarla, otantik bir gece yaşanmasını sağladı.

Program da, Şefika KUTLUER’de flütü ile yer almıştı. Averbeycan ezgisi, “Aygız”ı seslendirdi ilk önce, sonra da, “Ayrılık”ı. Bu iki seslendirmeden sonra, Şefika KUTLUER’in bu ezgilerden oluşan bir CD yapmasının güzel olacağını düşünmeden kendimi alamadım.

Bitmedi. Şefika KUTLUER, Aşık Veysel’in bestesi, “Uzun ince bir yoldayım”ı da flütü ile sahneye taşıdı. Veysel’in, sıcak, sevecen ve içten dünyası, flüt ile birleşince daha da anlamlı bir yolculuğu gerçekleştiriyordu.

Gecenin en önemli özelliği ya da sürprizi, bir ilk seslendirmeydi. Geçen yıl Festival’in başlamasına yakın, Şefika KUTLUER annesini kaybetmişti. Bu acısını içinde taşıyarak, programda bir değişiklik yapmadan, konserini de sürdürmüştü.

Geçen bir yıl, bu anne sevgisi, annesini yitirmenin üzüntüsü, onu anarak yaşatmak istemi, Şefika Kutluer’i annesi için bir beste yapmaya yöneltmiş. Tabii ki bu beste, flüt ile seslendirilecek. Ve Şefika KUTLUER, “ANNEME HASRET” bestesini, MEB Şura Salonu’n da, annesinin resmine bakarak, sevgisini, vefasını, özlemini, müzik dilinde seslendirdi. Bu beste, anneyi anma değil; anneyi yaşatma, sevgi ve hüznün içi içe geçtiği bir vefa seslenişi. Seni unutmadım, unutamam da diyerek, onu kucaklama senaryosu.

Güzel bir haber, Şefika KUTLUER’in bu eseri yeni CD’sinin hazırlıkları içinde, kayda almış olması. Bu bir anneler günü şarkısı değil, birlikte uzun yıllar yaşamanın, sevgi yumağının oluşması. Sevdiğiniz, yitirdiğiniz, yakınlarınız için onları anarken, bu müzik size eşlik ederse, beraber olmayı sağlamış olursunuz. Dinlerken ben bunu yaşadım.

Şefika KUTLUER, program içinde bir şarkıda orkestraya da eşlik ettiği gibi, onun seslendirdiği eserlerde de otantik çalgılarla geriden hafif bir bir kaç enstrümanın da eşlik etmesi, programın bir bütünlük içinde sürmesinini ve uyumunu da gerçekleştirmişti.

Şaman kültüründen anne sevgisine, Sibiya’dan Portekiz’e, Orta Asya’da ki Türk kökenli ülkelerde yaşanan ezgiler. Kırım’dan Kekük’e ve de İstanbul’a, yolculuk üstüne yolculuk. Sizi yormadan, sıkmadan, danslarla ve ezgilerle gerçekleşen bir yolculuk. Adeta koşarcasına izledik konseri.

Pazartesi akşamı İstanbul’da, salı akşamı da Ankara’da geçekleşecek konserlerle, 6.Şefika Kutluer Festivali sona erecek.

Bu son konserlerde, Tangolar dinliyeceğiz. Ankara’da ki konser de, Ankara Devlet Opera ve Balesi sanatçıları yapacakları tangolarla, müziği bütünleştirecekler. Bir Tango gecesi yaşanacak adeta.

Orkestra VIRTUOSI DI PRAGA seslendirmede yer alacak. Sadece bu iki konser için Türkiye’ye geliyorlar. Orkestrayı, bu düzenlemeleri gerçekleştiren PETER BRENİER, ABD’den gelerek yönetecek ve Piyanonun tuşlarında, “SİHİRLİ FLÜTLE TANGOLAR”a eşlik edecek. Pazartesi İstanbul’da, salı günü de Ankara’da.

Ankara’da ki konser öncesinde, Festivalin iki kişilik ordusu, Şefika KUTLUER ve Refik KUTLUER, “Korumak için Tanımak Lazım” başlığı altında, Anadolu’nun değerleri üzerine bir sunum da yapacaklar.

Ve seneye, 7.Uluslararası Şefika Kutluer Festivali’nde, “Doğu Batı ile Buluşuyor”da, bu buluşmada neleri izleyip, dinliyeceğiz.

Gelecek hafta ki yazımız da belli oluyor. Gerçekleşecek bu konser izlenimlerimizi, haftaya Pazartesi Yazıları’n da sizlerle paylaşmağa çalışacağız.

Şefika Kutluer’in Flütü, yıl sona ererken, soğuk Ankara gecelerine, bize sıcak bir nefes taşıyacak.

_________________

Ankara. 21 Aralık 2015. Pazartesi. ismail.bayer1@yahoo.com

BİR CEVAP BIRAK