Egoizmin birinci sözcüğü; ben…

dilbilgisinde birinci tekil şahıs olarak tanımlanan ben, yani “çirkinlik beni” i…


Nerede olursa olsun, söze sohbete sürekli ben diye başlayan, konuşmalarını ben, ben diye sürdüren ve ben diyerek bitiren insanların, toplumsal yaşamda normal yapıda kişiler olduklarını kabul edebilmek mümkün değildir…


Hangi konum ve mevkide olursa olsun sürekli ben diye konuşan ya da yazan insanlardan, hemen herkesin nefret derecesinde uzaklaşmaya çalıştığı bir gerçektir…


Egoizmin birinci maddesinin birinci sözcüğü “ben”dir…
Ezilmiş bir ruhun, yücelme çabasının somut biçimde dışa vurumudur!


Medyada yazar çizer takımından, kimlerinin, ben sözcüğünün çirkin yörüngesine girip, çoğu zaman içlerinde ki ruh halini farkında olmadan deşifre eden, yansıtan yazılarını,  köşelerinde ibretle okuyor ve yazıları kaleme alan bu değerli yazarlarımızın(!) kıratını da, ölçebilme fırsatını  üzüntüyle(!) elde etmiş oluyoruz…


Milliyet Gazetesi köşe yazarı Hasan Cemal’ın son kitabı “Cumhuriyeti sevmiştim” bir hafta on gün kadar önce piyasaya çıktı ama pir çıktı. Çıktığından beri ortalığı sarsmaya devam ediyor. İlginçtir, kitabı okumadan basında çıkan röportaj ve yorumlara dayalı olarak, medyanın tanınmış kalemleri, şu ya da bu şekilde tepkilerini ortaya koymaya başladılar. Şimdiye kadar hemen hemen hiçbir yazarımızın yorumu, kitap ve yazarı Hasan Celal lehine değil… Ya da lehine olana biz rastlamadık.


Hasan Cemal, kitabında, başta yılların duayen gazetecisi İlhan Selçuk olmak üzere tanınmış isimlerle, Cumhuriyet Gazetesi’nde çalışmış olduğu dönemlerde ki ilişkilerinde, yaşadıklarını anı olarak aktarmaya çalışmış. Ancak, aktarım biçimi, geçmişin nostaljisini yaşatıp yansıtmaktan öte, bir hesaplaşmanın ortaya konuşunu yansıtıyor sanki…


Hasan Cemal, sıkça okuduğumuz ve çizgisine güven duyduğumuz yazarlardan değil. Kişiliği hakkında da derinlemesine bilgimiz yok. Sadece Osmanlı’nın son dönemlerinde İttihat ve Terakki cemiyeti’nin önde gelen isimlerinden Cemal Paşa’nın kendisinin dedesi olduğunu biliyoruz.
Ancak, şahsı hakkında basında çıkan yazıları okuduğumuzda, “ben” egosuna yenik düşmüş ve bu yönüyle tanınmış bir medya mensubu olduğunu da öğrenmiş olduk.


Soru şu;
Hasan Cemal, böyle bir kitap yazmanın gereğini neden duydu? Kitap, kendi kararının mı, yoksa organize bir birlikteliğin, ürünü müydü? Daha doğrusu kitabı yazan Hasan Cemal’di ama, kitabın yazılmasında arkasında başka güçler var mıydı?


Cumhuriyet’te 15 Aralık tarihli köşesinde İlhan Selçuk, “Ben…” başlığı adı altında yazmış olduğu köşe yazısında, yaklaşık bir haftadan beri yine bunu konuyu işliyordu…


“Okurlarım bunca yıldan beri benim bu köşede, ‘ben’ dediğimi gördüler  mi,  okudular mı… Pencere’de bu sözcüğe rastladılar mı? Ne yazık ki medyada artık benden geçilmiyor… Nasıl oldu bu? Kimin sayesinde? Neymişim ben?  Milliyetin sür manşetine bakarsanız takıyyeciyim… 
Sonra? Faşist… Cuntacı… Komünist… Askerci… Yeni Turancı… Miloseviççi… “


İlhan Selçuk’un yukarıda ki yazısının çıktığı tarihte, Cumhuriyet Gazetesi’nin manşeti, manidar ve düşündürücüydü:
“Hedef Cumhuriyet. Kutsal İttifak İşbaşında”
Manşet altı yazılar ise şöyle:
“Eşzamanlı olarak hem Doğan Grubu hem de zaman, Milli Gazete, Vakit, Yeni Şafak gazetelerinde Cumhuriyet’e karşı başlatılan kampanyada yapılan alıntılar özenle seçilmişti. Laik ve demokratik Cumhuriyet karşıtlarının eskiden beri hedefi olan isimlerle ilgili anılar demeti bu ittifakın yayın organlarında tek tek yayımlandı.”


Ortalık gibi kafalar da bir hayli karışık…
Gerçekten Cumhuriyet’in iddia ettiği gibi; ittifak halinde, laik, demokrat Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı planlanmış organize bir hareket varsa, durum ciddi demektir…
Cumhuriyet gibi bir gazeteyi güçsüzleştirmek zaman içerisinde yok etmek şeklinde bir hedefin başarıya ulaşması, ülke adına endişe verici ve talihsiz  durum yaratacağı, yadsınmaz bir gerçek…


Ben egosundan yola çıkarak bakın nerelere geldik.


Ancak yazımızı noktalarken, Hasan Cemal’in Özellikle Cumhuriyet Gazetesi’nde genel yayın yönetmenliği yaptığı dönemde, son derece “benci” bir karaktere sahip olduğunu, yine basında hakkında çıkan yazılardan, ister istemez öğrenmiş bulunuyoruz
Bakalım bu kavganın sonu nereye varacak, göreceğiz…


burhanaozbey@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.