EKONOMİDEN… Vatikan zararda…

Bakalım Aziz Benedikt bu sefer Avrupa’yı koruyabilecek mi?

“Çoğunluğu Müslümün olan Türkiye geleceğini Hiristiyan köklere sahip AB’de değil, Islam ülkeleri birliğinde aramalıdır” diyen, Kardinal Ratzinger 16. Benedict ismini alarak yeni Papa seçildi.

Alman-Avusturya sınırında küçük bir köyde doğan, Hitler’in ordusundan firar eden, 1951 yılında papaz olan ve 1981 yılından beri Vatikan’da yaşayıp Papa John Paul’un en yakın çalışma arkadaşı olarak görev yapan 265. Papa neden ve nasıl seçildi acaba?

1.1 milyar insanın ruhani liderini seçmek için 115 kardinal oy verdi. Seçim için gerekli olan 77 oyu dördüncü turda alan Ratzinger’in seçimi Vatikan’ın Papa John Paul liderliğinde edindiği muhafazakar çizginin devamı olarak yorumlandı.

Dünya katolik nüfusunun dörtte biri Avrupa’da yaşıyor. Yüzde 45’i Latin Amerika, yüzde 13’ü Afrika, yüzde 11’i Asya ve sadece yüzde 7’si Kuzey Amerika’da bulunuyor. Dünya’nın en büyük Katolik nufusa sahip ülkesi ise 180 milyon nufusunun yüzde 75’si katolik olan Brezilya…

1970’lerde 750 milyon takipçisi olan Vatikan Papa John Paul liderliğinde ruhani liderlik ettiği Katolik nufus artışını en çok Latin Amerika, Asya ve Afrika’da sağlamış durumda: Son 30 yıl içinde Katolik nufus Afrika’da 55 milyondan 135 milyona, Asya’da ise 60 milyondan 110 milyona çıktı.

Ancak Avrupa’da eski konumunu koruyamayan Katolik kilisesi, Kuzey Amerika’da felaketin eşiğine gelmiş bulunmakta: ABD’de aleyhine açılan davalar yüzünden toplam 850 milyon dolar tazminat ödemek zorunda kalan birçok kilise maddi açıdan iflas edip “Chapter 11” koruması altına sığınmak zorunda kalmış durumda. Merkezde de maddi açıdan gelişmeler çok iç acıcı değil: Vatikan’daki merkezi bütçe de 2003 yılında 10 milyon Euro zarar etmiş.

Otuz yıl önce dünya genelinde 1800 katoliğe bir rahip düşerken günümüzde bu rakam 2700’e çıkmış; yani Vatikan yeterince rahip adayı bulamıyor. Bu açıdan da en kötü durumda olan yine ABD: Amerika’da yaşı 80’i geçen rahip sayısı 35 yaşın altındaki rahip sayısından daha fazla. Kiliselerin yüzde 15’inin rahibi yok…

Bütün bu gerçeklere rağmen Papa seçimine katılan 115 kardinalin 11’i ABD’den, 58’i ise Avrupa’dan geliyor. Katolik nüfusunun neredeyse yarısını temsil eden Latin Amerika’dan ise sadece 20 kardinal oylamaya katılıyor.

Şimdi ne olacak? Aslında ekonomik anlamda pek bir şey olmayacak. Vatikan iç sorunlarına eğilecek, kendi evini tekrar düzene sokacak, fakir ve ezilmişlerin savunucusu olma iddiasına devam edecek.

Türkiye – AB ilişkilerine gelince: Yeni Papa belki görüşlerini değiştirecek, ya da eski görüşlerinde israrcı olacak. Her iki durumda da bence Türkiye’nin AB yolculuğuna aslında olumlu katkıda bulunacak. Görüşleri değişirse Türkiye aleyhtarları en önemli argümanlarından birinin temel destekçisini kaybedecekler. Eğer görüşlerinde israrcı olursa da zaten AB anayasasına “Hıristiyanlığın kökleri ve değerleri” ibaresini koymayı reddeden Avrupa devletlerinin laik devlet başkanlarının tepkisini Türkiye lehinde harekete geçirmiş olacak…

Uzun vadede küresel boyutta ne olacağını tahmin etmek ise biraz daha güç. Papa John Paul’ün cenazesinde her üç büyük din temsilcisinin yan yana yer alması, Israil ve Iran devlet adamlarının el sıkışması küresel barışı destekleyenlere büyük bir ümit vermişti. Şimdi dinler arası diyalogda esnek olmayan, diğer dinlere karşı katı görüşlere sahip, yeniden evlenmeye, kürtaja, doğum kontrolüne, eşcinselliğe, kadınların rahip olmasına karşı ve daha iki ay öncesine kadar sağlık sorunları nedeni ile emekli olup kendini kitap yazmaya adayacağını söyleyen yeni Papa’nın liderliğinde Vatikan’ın hangi sorunlarına cevap bulabileceği büyük bir muamma…

Biraz da tarihten alıntı yapalım: Benedict ismini alan daha önceki Papa’ların sicilleri biraz karışık. Ilk Benedict isimli Papa 575 yılında seçilen 62. Papa. Dört yıl görevde kaldıktan sonra vefat etmiş. 9. Benedict ismiyle tarihe geçen Papa ise Papa’lığı düşman ülkeler satmış, hatasını anlayınca hayatının geriye kalan kısmını Papa’lık ünvanını geri almaya çalışarak geçirmiş ve sonunda da dinden afaroz edilmiş. 18. yüzyılda yaşayan 14. Benedict ise Voltaire ile felsefi bir düelloya girmiş ve Fransız devrimi ile sonuçlanan bu yüzyılda Vatikan’ın etkisinin azalışına tanık olmuş. En son Benedict ise insanlığın en büyük dramlarından birisi I. Dünya Savaşı yıllarında Katoliklere liderlik yapmış. Bakalım on dil konuşan, kırktan fazla yayınlanmış kitabı bulunan ve ‘Tanrı’nın Rottweiler’i diye tanınan Kardinal Ratzinger’in Papa’lık sürecinde insanlık nelere tanık olacak?…

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.