Ekonomi mi? Hamdolsun (!)

Başgardiyan İMF’nin nezaretindeki ekonomimiz iyi kötü, kör-topal ve Kemal Derviş dönemi önlemleri ile bugünlere kadar geldi.

Taki 200 global krizi patlak verene kadar.

Ama ihracat patlaması yaşayan Türkiye’de ne cari açık dikkate alındı, ne de krizden etkileneceğimiz ipşendi.

Kendi kendine gitti ekonomi…

Kemal Derviş’in otomatiğine bağlanması sayesinde enflasyon d aşağılara çekildi.


Ama İMF’den yardım almayacak duruma geldiğimizi sandı AKP iktidarı.

Aylardır, hatta geçen Temmuz ayında ilk işaretlerini veren global krize aldırış etmeden, daha doğrusu algılayamadan İMF’ye sırtını çevirdi.

Açıkcası “Sana artık ihtiyacım yok, kredi almam” demeye getirdi.

Nazlandı.

Cilve yapmaya kalkıştı.

Şimdi altı ay sonra ise sıkıştı, cilvesi filan kalmadı, çünkü kriz nedeniyle Avrupalılar dahi İMF’nin kapısını çalınca, yeni kendine geldi AKP hükümeti.

“Kredi verme ama anlaşma yap” demeye başladı.


Ekonomimizdeki tehlike çanlarının sesi ne zaman yükselmeye başladı, bu kez Başbakan Erdoğan devreye girdi “İMF ile öyle kuru kuruya anlaşma olmaz, kredi verilmesi gerekir” demeye başladı.

Yani borçlanabiliriz sinyali verdi.

Burnundan kıl aldırdı da diyebiliriz bu son gelişmeye.


Tam bir basiretsizlik, tam bir kabadayı örneiği olan AKP’nin Maliye Bakanı Unakıtan ise 2009  bütçesi görüşmelerinde dünyada neler olduğunu yeni farketti.

Krizin işçiz sayısını arttıracağını buyurdu

Sevsinler böyle Maliye bakanını.

Söylemeseydi anlayamayacaktık.

Sorun sadece işsizlikmiş sanki.

Oysa halkımız bu hafta  başında oldukça varlıklıydı.

Çünkü dolar tavan yapmamıştı daha.

Bu Perşembe (23 Ekim 2008) yataktan kalktık ve dolara baktık ki 1.700’leri çoktan aşmış.

Yani tavan yapmış.

Yani 1.200’lerden 1.700’lere çıkınca cebimizdeki para 100 liradan 60 liraya inmiş..

Yani yine fakirleşişiz.

Bir günde fakirleştiğimizi halk biliyor ama hükümet hala anlabilmiş değil.

Yani yabancılar ülkeden çıkınca, borsa dibe doğru gitmeye başlayınca, Sam Amca’nın doları başını alıp gidince sessiz sedasız ve adı açıklanmayan devalüasyon gerçekleşti ve hayatımızı etkilemeye başladı ama AKP iktidarından tık yok.

AKP’den vazgeçtik, yandaş basından hala ses yok.

Yandaş başından da geçtik.

Muhalif basın da algılayabilmiş değil.

Sanki gözlerine perde inmiş gibi…

Neyse ki Başbakan Erdoğan karamsarlığa girmedi hiç..

O bize güç (!) veriyor.

“Hamdolsun ekonomimiz krizden etkilenmedi” (!) diyebiliyor.

“Daha nasıl etkilenecekti ki?” sorusu soran da yok nasılsa.

Bırakın bu ekonominin yakasını, bırakın rahvan gitsin…
 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.