Ekonomi nanay…

Ekonomi nanay…

0
PAYLAŞ

Bölgende veya dünyada güçlü olmanın tek yolu zenginlik.
Hem insan zenginliği.
Hem kültür zenginliği.
Hem de ekonomik zenginlik.

Tabii ki geri kalmış, özellikle demokrasiye geçememiş otoriter devletlerdeki maden ve petrol zenginliği değil bu.
Arap ülkelerine bakınca anlıyoruz ki, sadece maddeye dayanan (petrol ve değerli madenler) zenginlikler hikaye.
Misal: Dünya zengini ABD, petrol zengini Suudilerin topraklarına, üslerini kurar, jandarmalık yapar ve petrol paraları da ABD’ye akar.

Bizim zenginlimiz ortada.
Evet, eğitimde çok yol aldık.
İyi, hatta çok iyi eğitilmiş insan kaynağımız var.
Dünyayı iyi okuyan ekonomistlerimiz, buluşlara imza atan tıp adamlarımız var.
Hemen her alanda adımızı duyuran insanlarımız artmış durumda.
Ama ekonomik olarak hala nal topluyoruz.
Yani ülke ekonomisini iyi yönetemiyoruz.
Bu yüzden de nerdeyse beş yılda bir krize giriyoruz.
Darbeler dönemi kapandı sayılır ama krizler dönemi açıldı.
Bu da darbeler kadar tehlikeli bir tablo.
Çünkü ekonomik kriz demek fakirlik demek.
İşsizlik demek.
Ve insanların mutsuzluğu demek.
Sosyal patlamalara gebe bir ülke demek.

Geçmişteki büyük krizi iyi atlattık mı?
Hani teğet geçen krizi..
Bence çok zarar görmedik ama iyi de yönetemedik.
Ithalata dayalı üretim ve ona dayalı ihracatla işi idare etmeye çalıştık.

Sık sık ve küçük de olsa yol kazaları yaptık.
Büyük devalüasyonlar sahnelenmedi ama küçük küçük operasyonlar sayesinde yine fakirleşmeye doğru pupa yelken yol alıyoruz.

Bir hafta önceki son basit bir krizi dahi iyi yönetmiş olsaydık yüzde on oranında fakirleşmezdik.
Yani doları dalgalandırdık.
Ama dizginleri iyi tutamadık.
Bir gece yattık.
Sabah baktık ki cebimizdeki Türk lirası yüzde on eksilmiş. Yani, 100 liramız 90 liraya inmiş.

Sonra çıkıyor başbakanımız “Bu kriz teğet bile geçmeyecek” diyor.
Ne yani, teğet geçmeyen krizin yaptığı tahribat sıfır mı?
Yani cebimizden bir gecede yüzde on oranında para çalınmadı mı?
Bu oran batılı ülkelerde hükümet değişikliğine, Japonya’da develet adamlarının intiharına yol açar.
Biz de ise ülke sanki güllük gülistanlık gibi bir havaya giriliyor.
Memura, emekliye yüzde 2 oranında yaptığın zam nerde kaldı?
İki verdiler on geri aldılar.

Ben iktidardaki partiye değil, muhalefettekilere bir iki kelam söylemek isterim.

MHP’nin başındaki Devlet Bahçeli ekonomi doktorudur.
Ünvanı bu. Üstelik doktor olmasına rağmen hala “ekonomi” kelimesini “ekönömi” olarak telaffuz etmekten kurtulabilmiş değil.
CHP desen, başındaki Kılıçdaroğlu iyi bir hesap uzmanı diye övünür durur. Partisinde yüzde 50 oranında ekonomi-maliyeci milletvekili vardır. Ancak ekonomik eleştiri konusunda ortalıkta kimse görünmez.

Anasıyla-danasıyla muhalefet partilerimizden güçlü bir eleştiri duymadık bu kriz anlarında.
Özetle durum-vaziyet hiç de iyi değil.

İktidar nanay..
Ekonomi nanay…
Muhalefet şinanay…

BİR CEVAP BIRAK