Ekonomik kararlarda kabızlık…

PAYLAŞ

Uluslararası Para Fonu IMF, yatsın kalksın Türkiye’ye dua etsin.
Sadece Türkiye’ye değil.
Kemal Derviş’e de dua etsin, yoksa bugünlerde adından söz edilir olmayacaktı.

IMF Türkiye sayesinde ayakta kaldı.
Türkiye sayesinde şu anda uluslararası arenada itibarlı görünüyor.

Nedeni çok açık.
İMF 2001 yılında “bitmiş” hatta “defteri dürülmüş”  durumdaydı.
Ne kasasında para vardı, ne de dünyada itibar sahibiydi.
Herşeyini yitirmiş müflis bir tüccar durumundaydı.
Personeline maaş bile veremeyecek haldeydi.

Ne oldu?
Türkiye İMF ile masaya oturdu. Ağır ekonomik kriz içinde olan Türkiye tüm koşullara evet dedi ve IMF   yeniden test  edildi.

Gerçi arada Arjantin başarısızlığı var ama IMF Türkiye’nin her şeye “Evet efendim” demesi sayesinde başarılı sonuca ulaştı.
Türkiye borç sarmalına daha fazla gömüldü ama olsun son altı yıl içindeki büyüme, IMF sayesinde oldu.
IMF sayesinbde enflasyon tek haneli duruma kadar geriledi.
Kişi başına düşen mili gelir kağıt üstünde artar noktaya taşındı.

Sonuç: IMF Türkiye sınavından başarıyla geçti.
Geçti ama anlaşılıyor ki, Türkiye’nin altı yıl boyunca elde eettiği söylenen başarılı ekonomik politikası pek de yazıldığı gibi değilmiş.

Kemal Derviş’in boyun eğip, o gün Ecevit hükümetine kabul etttirdiği IMF programına, AKP’nin bir milim katkısı olmamış ki
yeninden dönüp geldik IMF’nın kapısına dayandık.

Bırakın kapıya dayanmayı, bir kez daha onların her dediğine biat etmekten başka seçeneğimiz yok.

Ne koyacaksa önümüze, ona şükreder durumda olacağız.
Üstelik IMF ile ilgili anlaşmayı ıkına ıkına yapmak zorunda kaldığımıza ilişkin fotoğraf vermeyi denedik.
Ama olmadı.
Şimdi zurnanın son deliğine gelindi

Başbakan Erdoğan’ın kabız ekonomi siyaseti sayesinde global kriz nasıl atlatılır onu kestirmek zor.
Ekonomide yapılacak işleri sıraya koyamadılar.
Yapılanların ve yapılacak olanların nasıl sonuç vereceğini önceden hesaplayamadılar.
Sadece Maliye Bakanı Unakıtan’ın mali politikayı sulandırma yönündeki laf ebeliğine bel bağladılar.
Ekonomiyi batağa sürüklediler.
Geri dönülecek zaman kalmadığı için de IMF’nin önünde bel bükmek zorunda kaldılar.
İşimiz yine de kolay değil.
Ne demiş atalarımız?
Kesilen baş yerine konmaz.
Baştan kestirmeyeceksin kelleyi.
Kestirdikten sonra geçmişolsun derler adama.

CEVAP VER