El Kaideci Türkler

Geçenlerde internette Türkçe gazeteleri okurken, Gaziantep ve diğer bazı illerde yapılan El Kaide operasyonları ve Almanya’da başlayan El Kaide Davası’nda yargılanan Türlerin haberleri, bana bundan sekiz ay kadar önce, ABC Radio National’da dinlediğim bir söyleşiyi hatırlattı. Avustralya’nın ünlü aydınlarından Philip Adams, Pakistanlı Ahmed Raşid’le, Taliban’ın Pakistan üzerindeki etkisi konusunu konuşuyordu. Ahmed Raşid, Taliban konusunda uzman, uluslararası terör konusunda kitapları da olan ünlü gazeteci.

Konuşmada Raşid, Taliban saflarındaki Türklerden söz ediyordu.

Raşid, ülkesinin en iyi gazetecilerinden biri sayılıyor. Batı’da iyi tanınıyor. Raşid’in ilgi alanları arasında taa Sovyet işgalinden bu yana Afganistan da bulunuyor. Terör ve özellikle El Kiade üzerine yazdığı kitaplar, dünyada bu konuda en çok satan kitaplar arasında yer almış.

11 Eylül saldırısından sonra dünya El Kaide’nin adını duyup “Nedir bu El Kaide ve Taliban” sorusunun yanıtını aramaya çalışırken, o hemen oturup bu grupları anlatan bir kitap yazdı. Dünya, 11 Eylül’den hemen sonra, El Kaide ve Taliban’ı, sıcağı sıcağına Raşid’in bu kitabından öğrendi.

Raşid son kitabında “Afganistan’la karşılaştırıldığında Irak çocuk oyuncağı kalır” iddiasını dile getiriyor. Radio National’deki söyleşisinde yazar, El Kaide’nin artık eylem yapan değil, eylem yapacak taşeronlara alt yapı hazırlayan bir örgüt haline geldiğini ileri sürüyor ve bu örgütün taşeronlarının Orta Asya’dan Kuzey Afrika’ya; Avrupa’dan Güney Doğu Asya’ya kadar dağıldığını belirtiyor.

El kaide yabancı örgütlere bombayı, parayı veriyor, onları eğitiyor, patlatma işini bu örgütler gerçekleştiriyor. Yazarın iddiasına göre 2004 yılından bu yana Afrika ve Avrupa’da gerçekleştirilen bütün terörist saldırılar, Afganistan’da ve Pakistan’ın kabile hayatı yaşanan dağlık bölgelerinde planlandı.

Kraldan çok kralcı Türkler

Raşid’in iddiasina göre Alman istihbaratı 50 kadar Alman ve Almanyalı Türk’ün Pakistan’ın Veziristan dağlık bölgelerindeki kamplarda, Almanca konuşan eğitimcilerin sorumluluğu altında eğitildiğini tahmin ediyor. Ahmed Raşid, yeni kuşak El Kaidelilerden söz ederken Türklere özel bir vurgu yapıyor: “Örneğin El Kaide Türkleri eğitiyor” diyor ve ekliyor: “Almanya’dan gelen Türkleri değil, Türkiyeli Türkleri. Demek ki kamplarda Türkçe konuşanlar var.”

“Geleneksel olarak” diyor yazar, “El Kaide Arap, Afgan ve Pakistanlılarla çalışırdı. Bu nedenle El Kaide’nin dil sorunu yoktu. Şimdi Arapça ya da kabile dillerini bilmeyen uluslararası militanlara sahip olan El Kaide’nin tercümanları var.”

Yabanci El Kaideciler, özellikle de Türkler, şu sıralar “terörizm uzmanları”nın (siz bunu istihbarat örgütleri diye de okuyabilirsiniz) kafa yordukları bir olgu gibi görünüyor. Bu konuda yazılan makalelerin bir çoğunun yayınlanma tarihi oldukça yeni.

İşte iki örnek: 17 Temmuz 2008 tarihli US TODAY’de yer alan Peşaver- Pakistan kaynaklı makaleden bir özet: Başlığı “El Kaide, daha fazla yabancı militan ediniyor.” Makalede Amerikan Massacuset Universitesi İslam Tarihi Profesörü Brian Glyn Williams’a dayanarak, Türkiye ve Çeçenistan kaynaklı cihadist web sitelerinin gönüllü savaşçı edinmek için 2007 yılından bu yana büyük çaba harcadığı kaydediliyor. Gazete yine Williams’a dayanarak, Türkiye’den 100 kadar Türk’ün Afganistan’da savaşmak amacıyla Pakistan’a geldiğini vurguluyor. Haberde Wiiliams’tan şu alıntı yapılıyor: “Uluslararası Cihadizme Türklerin katılma hikayesi, teröre karşı savaşın öne çıkan en iyi hikayelerinden birisidir. Konuştuğum yerel afganlar, Türkler ve diğer bazı yabancı militanların, intihar saldırısı düzenleme konusunda yerel Taliban’dan daha hevesli olduklarını söylediler.”

Amerikan Deniz Kuvvetlerine Bağlı Güncel Çatışmalar Merkezi’nin iki ayda bir yayınlanan dergisi Stratejik Insights’da yayınlanan bir makalede Türk El Kaidesi üzerinde duruluyor. Yazar Guido Steinberg, Almanya’da Eylül 2007’de ortaya çıkarılan ve ortaya çıkarıldığı kentin adından esinlenerek “Saurland Hücresi” olarak adlandırılan El Kaide hücresinin çoğunluğu Türklerden oluşan 30 üyesi bulunduğuna dikkat çekiyor. Hücrenin liderliğini Müslümanlığa geçmiş iki Alman ve bir Türk yapıyor. Makalenin yazarının bir de iddiası var: Yazara göre El Kaide, Arap fenomenine dayanarak Türkleri davaya çekmekte başarılı olamadı. Türkleri çekmek için El Kaide, Türklerin Çeçenistan, Uygur Türklerinin davaları gibi hassasiyetlerinden yararlanmak için, Orta Asya radikal islamcı Türklerini kullanıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.