Eldere kayalıkları mermer ocağı olmaktan kurtuldu!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Isparta’nın Aksu ilçesinde mermer ocağı ruhsatı verilen Eldere Kayalıkları ile Dedegöl Dağının büyük bir kısmı  Kızıldağ Milli Parkı sınırlarına dahil edildi…

Dünyanın en önemli kaya tırmanışı parkurları arasında gösterilen Isparta’nın Aksu ilçesindeki Eldere kayalıkları mermer ocağı olmaktan kurtuldu. Dedegöl Dağı Kuzukulağı Yaylasında bulunan masif kayalıkların bulunduğu bölgede mermer ocağı ruhsatı verilmişti. Dağcılar ve mağaracıların büyük tepkisini çeken mermer ocağı kararının ardından bölgede eylemler yapıldı, yöre halkı da itiraz başvurularında bulundu. Çok sayıda mağara ve su kaynağına da ev sahipliği yapan bölge, Resmi Gazete’de bugün yayınlanan bir kararla Kızıldağ Milli Parkı sınırlarına dahil edildi. Böylece Eldere kayalıkları peynir kalıbı gibi kesilerek tonu 100 dolardan Çin’e satılmaktan kurtulmuş oldu.

Isparta’nın Aksu ilçesinde, Dedegöl Dağında bulunan Eldere Kayalıkları, dünyanın en önemli kaya tırmanışı parkurlarını barındırıyor. Bölgede çok sayıda irili ufaklı mağara ve su kaynakları da bulunuyor. Uzunlukları 600 metreyi bulan onlarca tırmanış rotasına ev sahipliği yapan kayalıklar, dünyaca ünlü dağcıların rüyalarını süslüyor. İsviçreli ünlü dağcı Michel Piola, Kuzukulağı kayalıklarını dünyadaki 5 önemli parkurdan biri olarak görüyor. Ünlü Fransız dağcılar Stéphanie Bodet ve Arnaud Petit tarafından yayınlanan ‘Parois de Legende’ (Efsane Duvarlar) adlı kitapta Türkiye’den yer alan tek parkur olan Kuzukulağı kayalıkları akıl almaz bir kararla mermer ocaklarının yağmasına açıldı.

 100 HEKTARLIK ALANDA MERMER ARAMA RUHSATI VERİLDİ

Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) iki yıl önce Kuzukulağı kayalıklarının bulunduğu bölgede 100 hektarlık alanda mermer arama ruhsatı verdi. Bölgede mermer ocağı açmak isteyen özel firma, Kasım 2016’da ÇED sürecini başlatmak için Isparta Valiliği’ne başvurdu.

 YÖRE HALKI, DAĞCILAR VE MAĞARACILARDAN TEPKİ GELDİ

Konuyu gündeme getiren haberimizin ardından dağcılar ve mağaracılar başta olmak üzere mermer ocağı girişimine kamuoyundan büyük tepki geldi. Yöre halkı dilekçeler ile Isparta Valiliği’ne başvurarak mermer ocağı ruhsatının iptalini isterken doğa sporcuları da geçtiğimiz Haziran ayı sonunda Kuzukulağı Yaylasında düzenledikleri festivalle tepkilerini yansıttılar. Türkiye’nin dört bir yanından gelerek Eldere Kayalıklarının altında buluşan doğa sporcuları, bölgenin mermer ocağına kurban edilmemesi yönündeki taleplerini 2200 metre yükseklikteki kayaların üstünde yaptıkları nefes kesen ipte yürüme etkinliğiyle tüm dünyaya duyurdular. Türkiye Mağaracılık Federasyonu da ilgili bakanlıklar nezdinde girişimde bulunarak bölgenin korunması için çaba harcadı.

 ELDERE KAYALIKLARI VE DEDEGÖL DAĞI MİLLİ PARK OLDU

Bölge halkının ve doğa sporcularının endişeli bekleyişi sürerken Resmi Gazete’de bugün yayınlanan bir karar, Eldere kayalıklarının mermer ocağı katliamından kurtulduğunu müjdeledi. 27 Kasım 2018 Tarihli ve 30608 Sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan 378 sayılı karar ile Eldere kayalıkları ile Yaka Kanyonu ve çok sayıda mağarayı da kapsayan Dedegöl Dağlarının büyük bir kesimi Kızıldağ Milli Parkı sınırlarına dahil edildi. Böylece Eldere kayalıkları peynir kalıbı gibi kesilerek tonu 100 dolardan Çin’e satılmaktan kurtulmuş oldu. 

BÖLGENİN MİLİ PARK OLMASI İÇİN HAZIRLANAN RAPOR BEKLETİLİYORDU

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) 6. Bölge Müdürlüğü, kaya tırmanışı parkurlarını da içine alan Kuzukulağı Yaylası ile Yaka Kanyonunu da kapsayan Dedegöl Dağının yaklaşık 35 bin hektarlık kısmını Kızıldağ Milli Parkı’na dâhil etmeyi öneren bir rapor hazırlamıştı. Yaklaşık dört yıldır bakanlıkta bekletilen bu rapor, bölgenin doğa sporları merkezi olarak korunması yönündeki sivil toplum örgütleri ve kamuoyu baskısının ardından yasalaşarak yürürlüğe girdi.

Önceki haberGöller kururken DSİ neden havuzda top oynuyor!
Sonraki haberDışişleri Bakanlığı’ndan vize serbestisi açıklaması
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here