Elimizde fener, suçlu kim?

Elimizde fener, suçlu kim?

0
PAYLAŞ

Suçu kabul eden pek yokta, suçun kimde olduğunu söyleyen var. “Suçlu benim.” ya da “suçlu biziz” diyen yok. Toplum olarak elimizde fener arıyoruz. Ne zaman, “BULDUM” diyebileceğiz.

Has Şekerler Madencilik. Bu şirketi unutmayalım. Öncelikle, kaza olan madenin girişinde, bu şirketin büyük harflerle yazılmış tabelası asılmış. Bu tabelanın üzerinde de küçük harflerle yazılmış, belli belirsiz, “Bismillahirrahmanirrahim” yazısı. Fotoğrafda gördüğümüz bu. Maden ocağına girereken iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin görülen, başka bir uyarı yazısı ya da levha yok. Bu girişi unutmayalım. Bu giriş sona giden bir başlangıç adeta. Bu giriş, bizi uyarıyor öncelikle. 21.Yüzyılda, bir maden ocağı çalışmasında gerçekliği gözümüzün içine sokuyor. Acıtırcasına.

Kazadan bir kaç gün sonraydı. Aynı şirket yetkilisi basına açıklama yapmıştı. Her türlü işçi sağlığı ve güvenliği önlemleri alınmıştır diye. Ayrıca ilave etmişti. Yemek ocağın içinde yenir, yemek için ocağın dışına çıkılmaz, bu devletin ocaklarında da da böyledir diye. Bu açıklamalardan sonra beklenen iki önemli açıklama gelmedi.

1. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, bu işyerinde son beş yılda kaç denetim yapılmıştır. Bu denetimlerde eksik olarak neler saptanmıştır. Bu eksikliklerle ilgili hangi yaptırımlar yapılmıştır. Küçük bir açıklama yer aldı sadece kesilen ceza, sigara içene kesilen ceza ile karşılaştırılarak basın da yer aldı. Ayrıca Bakan’ın bir başka açıklaması, kapatmaya kalkıyoruz, hatırlıların telefonları geliyor mealinde açıklamaları.

Şimdi, Çalışma ve Soyal Güvenlik Bakanı’na sadece bu açıdan düşen görevler var.

a. Son beş yılda, bu ocakta iş müfettişleri tarafından yapılan eksiklikleri belirleyen teftiş raporları. Yayımlanmalıdır. Hatta kitap haline getirilmelidir. Bu raporlar sonrası yapılan bildirim ve kontroller ile cezalar da açıklanmalıdır. Bu belgeler, ya da kitap, başta iş müfettiş yardımcılarının eğitim malzemesi olacak şekilde kullanılmalıdır. Sendikalar, bu belgeleri ya da kitapları, işçilerle ilgili eğitim çalışmalarında değerlendimelidirler.

b. Kimdir bu işyerleri kapanmasın diye Bakan’a telefon edenler. Sözü söylemek yeterli değil. Bunun arkasını getirmek belgelemek önemli. İşlevsel olmak önemli. Kimdir bu telefon edenler ve bu telefon edenlere karşı ne söylenmiştir. Ya da bu telefonlar sonucu ne yapılmıştır. Bu açıklamayı, kamu oyuna önceki açıklamasının devamı olarak, Çalışma ve Soyal Güvenlik Bakanı yapmakla sorumludur. Bu açıklama yapılmadığı sürece, bizler bu sorgulamayı yapamıyorsak, bizm konumumuz ne oluyor. Düşünelim.

2. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı açıklamalıdır. Madenlerde öğle yemeğinin ocakların içinde yapılması bir kuralmıdır. Bu kuralın bir dayanağı varmıdır. Bildiğimiz kadarıyla madenlerde çalışma süresi içinde yemeklerin ocaklarda yenileceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Yoksa bilmediğimiz, ocaklarda çalışma anında işçilere yemek servisi yapılması gibi bir uygulamamı vardır. Bu işin, “fıtrat”ın da mı vardır. Yoksa “Sektörel” bir gereklilikmidir. Kamu işyerlerinde öğle yemeği, maden de çalışanlar taafından, yanlarında ‘çıkın” götürülerek, peynir ekmekle mi geçiştirilmektedir. Bu konua bir açıklama yapılmalıdır. Kamu işyerlerinde maden ocaklarında yerin altında çalışanlar yemeklerini nerede ve nasıl yemektedirler.

Maden işleten tutuklanma öncesinde, avukatının yaptığı açıklama ile konu daha önemli bir noktaya gelmiştir.

“Çok basit bir şey soracağım, tepenizde binlerce ton su olduğunu bilseniz hemen de patlayıp gelivereceğini ve bunların olacağını bilseniz..” diye sürdürüyor ve bu haritaların belirtilmediğini, bildirilmediğini, bilgilerinin olmadığını belirtiyor.

Bir gazetecinin sorusu. “Devletin hatası mı?” sorusuna verilen yanıt da var. “Devletin burada ciddi hatası olduğunu düşünüyorum”
Açıklamada diğer mağdurlar da belirtiliyor. Gazete başlıkda atmış. “Maden sahibide mağdurmuş?.” Evet bunları da tartışmalıyız ve sorgulamalıyız.

Bu maden ocağında ki kaza sonrasında “doğal afet” açıklaması, işverenlikçe yapıldığında, Bakan hemen açıklamayı yanıtlamıştı. Bu bir doğal afet değildir diye. Peki şimdi bu iddia karşısında durum nedir. Ocak, işletme, taşerona verilirken, bu haritalar verilmemişmidir. Ya da bu haritalar yokmudur. Ya da varsa bu haritalar, taşerona işletmeye başlamadan önce neden verilmemiştir. Bu konuda bir açıklama, bilebildiğimiz kadarıyla hala yapılmış değil.

Bunu sorgulamayacakmıyız, bunu açıklamasını istemeyecekmiyiz. Bu olayları sadece seyretmek ve acı duygularımızı iletmekle yetinirsek, sorumluklarımızı tamamlamış mı oluyoruz.

16 cana hala ulaşılamadı. Yaşlı kadının sözleri ve görüntüsü gözlerimin önünden gitmiyor. Oğlu yüzme de bilmiyor, hala ne yapıyor orada acaba. Elimizde fener dolaşıyoruz, suçlu arıyoruz.

Has Madencilik işvereni tutuklandı. Devleti de sorumlu tutatacak açıklamalar da yaptı. Bunların yanıtları verilmeyecek mi ?

Geçen baharda, Soma da 301 can yitirdik. İstanbul’un göbeğinde Mecidiyeköy de rezidans inşaatında asansör düştü. 10 can yitirdk. Bu işyerlerinin asıl işvereni konumunda olanlardan, Has Madencilik’de olduğu gibi tutuklanan işveren var mı ?

Çalışma ve Ssoyal Güvenlik Bakanı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, bu olanlar sorumluklar karşısında, siyasi olarak da başka bir kişisel tavır alma gereği duyuyorlar mı ?

İşi ehline vermemekten, eğitimi gerçekleştirmeden, önlemleri almadan işçileri maden ocağına göndermelerden, denetimleri ve bilgilendirmeleri eksik yapmakdan, yönetim ve beceriksizliklerde kimler sorumlu? Kimler suçlu?

Bu canların yaşamlarının karıştığı kömürleri, kış geldi, seçimler de var, bedava dağıtılırken, alıp yakarken, biraz eziklik duyulmayacak mı? Geleceğimizi, bu tür ‘bedava’ alımlara göre değerlendirmeyi ve belirlemeyi nasıl sürdürebileceğiz. Bunu seyretmekle, sorumluluk arasında hiç bir ilişki yok mu?
Bunlar tepeden zembille inmediler. Kimler getirdi. Kimler kabullendi. Kimler suskun. Suçlu kim. Elimizde fener dolaşıyoruz. İşe, ışığın yettiği yerden başlayarak, ışığı yaygınlaştırmak gerekmez mi. Suçlu’yu nasıl bulacağız.

Suçlu kim ?

_________________

Ankara. 11 Kasım 2104. Salı. ismail.bayer1@yahoo.com

BİR CEVAP BIRAK

two × one =