Şemdinli İddianamesi kabul edildi

Müdahil avukatlarından Cüneyt Caniş, Hakkari’nin Şemdinli İlçesi’ndeki olaylarla ilgili Van Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamenin 3. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti tarafından kabul edildiğini ifade etti.


Van Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı Şemdinli iddianamesi kabul edildi. Dava Van Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. İddianamede Org. Yaşar Büyükanıt’ın da adı geçiyor.


Müdahil avukatlarından Cüneyt Caniş, Hakkari’nin Şemdinli ilçesindeki olaylarla ilgili Van Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamenin 3. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti tarafından kabul edildiğini söyledi.
 
İDDİANAMEDE AYRINTILAR
 
Basına sızan bilgilere göre, iddianamede Gaffar Okkan’ın devlet içindeki yasadışı oluşumlarca öldürtüldüğü iddiası yer alıyor.
 
İddianamede ayrıca, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a yönelik suçlamalar da dikkat çekiyor.
 
Ancak iddianamede Orgeneral Büyükanıt’ın yanısıra, tanık anlatımlarına dayanılarak Jandarma Alay Komutanı Eşref Hatipoğlu ‘rüşvetçi’, Lice’de görevli Tuğgeneral Aydın Bahtiyar ise ‘sabotajcı’ olmakla suçlandı.
 
Eski Tümen Komutanı Tümgeneral Ali Karababa ve Kurmay Başkanı Albay Aziz Ergen’in ise bölgedeki ağalarla birlikte hareket ederek işadamlarını tehdit ettikleri, kaçakçılık yaptıkları ve ihalelerden haksız kazanç elde ettikleri öne sürüldü.


Savcılık, Karababa ve Ergen ile ilgili iddiaların araştırılması için dosyayı yetkisizlik vererek Şırnak Savcılığı’na gönderdi.


KAMU GÖREVLİLERİ VE TERÖR


İddianamede olayların tahlilini yapan savcıya göre, Şemdinli’de devlet görevlileri ‘terör eylemi’ yaptı. İddianamede şöyle denildi:
 
“Şemdinli’de ortaya çıkan olayda terör eylemi kullanılmıştır. Yani terör örgütlerinin yapmış olduğu eylemlerin bir benzeri kamu görevlileri tarafından yapılmıştır. Şüpheliler JİT’te görevlidir.”
 
Terör olaylarıyla hukuki olmayan yöntemlerle mücadelede halkın devlete olan güveni sarsılır” denilen iddianamede, bombalama eyleminin devletin birliğini bozmayı hedeflediğine dikkat çekildi.
 
İddianamede şu ifadelere yer verildi:
 
“Bu şekilde mücadele yöntemi benimseyen bir takım oluşumlar, devlet içinde yer bulmakla yasaların kendilerine tanımadığı yetki, görev ve keyfi eylemleri kullanarak kamuoyunun devlete olan güven ve inancının sarsılmasına neden olmuşlardır. Bu şekilde PKK’ya fırsat ve imkan tanınarak prim verilmiş eylem yapmasına zemin hazırlanmıştır.”
 
Bombalama sonucu Türkiye’de kamu düzeni ve istikrarın bozulduğunu öne süren savcılık, astsubayların Umut Kitabevi sahibi Seferi Yılmaz’ı öldürmek için anlaştıklarını, bu eylemle bölge halkını provoke etmeyi amaçladıklarını iddia etti.
 
Savcılık Gaffar Okkan suikastının da benzer oluşumlarca gerçekleştirildiği iddiasını içeren tanık beyanını da iddianamesine koydu.
 
İddianamenin Okkan’la ilgili bölümünde şöyle denildi:
 
“…. Çünkü bütün foyaları ortaya çıkıyor. Devleti kullanmışlar. Sahte belge tanzim etmişler. Suç işlemişler. Hatta Gaffar Okkan’ı dahi kullanmaya çalıştılar. Fakat bir şey beceremediler. Gaffar Okkan’da çok gizli bilgiler vardı. Bu adam bu bilgileri verecek diye onu da öldürttüler ve Hizbullah’a malettiler. 1998’deki macera bu.”
 
“Hakkari’deki 17 patlamadan 2’sini PKK üstlendi”
 
Savcılık kasım 2005’te Hakkari’de meydana gelen patlamalara ilişkin rakamlara da yer verdi. Toplam 17 patlamadan sadece 2’sini PKK’nın üstlendiğinin altını çizen savcılık, şüpheli astsubaylar yakalandıktan sonra bölgede hiç patlama olmadığına da işaret etti.
 
Van Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yaklaşık 100 sayfadan oluşan iddianamesindeki suçlamalar bunlarla sınırlı kalmıyor. İddianamede, JİTEM’in çalışmalarından itirafçıların çeteleşmelerine ve PKK’nın yeni yapılanmasına kadar çok değişik görüşlere yer veriyor.
 
Bu görüşler dile getirilirken, yer yer Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına yönelik suçlamalar da dikkat çekiyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.