En büyük Türk sergisi basına tanıtıldı

Londra’da Kraliyet Sanat Akademisi tarafından düzenlenen ‘Türkler: Bin Yılın Yolculuğu 600-1600’ sergisi dünya basınına tanıtıldı. Akademi’de basın toplantısı sonrasında tanıtım kokteylinin de verildiği sergi Türklerin Orta Asya’dan batıya göç serüvenini anlatıyor.


Akademi yetkilileri 22 Ocak-12 Nisan tarihleri arasında izlenebicek sergiye 400 bin ziyaretçi beklediklerini söylediler. Kraliyet Akademisi’ne sergi için, Topkapı Sarayı başta olmak üzere, 11 ayrı ülkeden 37 kurum ve özel koleksiyondan eser getirildi.


400 BİN ZİYARETÇİ BEKLENİYOR


Açılışa katılan Turizm Bakanı Erkan Mumcu, serginin önemli bir tanıtım işlevini yerine getireceğini söylerken İngiliz Bakan Tessa Jowell da serginin önemli bir kültür adımı olduğunu belirtti


Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Akın Alptuna da, Royal Academy of Arts yetkililerine dayanarak 400 bin ziyaretçi beklendiğini belirtti.


Alptuna, Topkapı Müzesi’nde sergilenmeyen eserlerden özel koleksiyonlara pek çok değerli parçanın ilk kez Londra’da birarada sergileneceğini vurgulayarak, kendi dalında çok önemli uzmanların da sergi kapsamında düzenlenecek çeşitli toplantı ve söyleşilere katılacaklarını söyledi. Büyükelçi, İngiltere’de yaşayan vatandaşlara seslenerek da bu önemli sergiyi kaçırmamalarını istedi.


UZMANLAR: MÜTHİŞ BİR SERGİ


Serginin kuratörlerinden Sakıp Sabancı Müzesi Müdürü Nazan Ölçer, uzmanlara göre serginin 1930 yılından bu yana Londra’da gerçekleşmiş en kapsamlı sergi olduğunu söyledi. Sergi ile dünyada ilk kez Türklerin kimliğinin sorgulanmaya başladığını vurgulayan Ölçer, serginin Avrupa’da Osmanlı’ya karşı oluşan önyargıları kaldırmaya da yardımcı olacağını belirtti. Serginin bir diğer kuratörü olan Adrian Locke, “Olanüstü bir sergi. İnanılmaz bir görkeme sahip ve oldukça farklı” diye konuştu.


SERGİNİN KAPSAMI


Türkiye’nin kültür zenginlikleriyle sanat eserlerinin sergileneceği etkinlik, Türk kültürünün dünya çapında tanıtımı ve imajı açısından oldukça önem taşıyor.


600 -1600 yılları arasında Uygurlar’dan Timurlara, Selçuklardan Osmanlı’ya kadar bin yıllık bir tarihin sergilendiği projede, İpek Yolu’na hakim olan Uygurların kumaşları ve duvar freskleri, Selçuklu medreselerinin kültürel zenginlikleri , Timur döneminin fresk ve gravürleriyle, Osmanlı dönemine ait kaftan, çini, porselen ve padişah portreleri gibi nadide eserler sergileniyor.


370 parça sanat eserinin bir araya geldiği etkinlikte, İtalyan ressam Gentile Bellini tarafından 1480 yılına ait ll.Mehmet’in portresi, Sultan Süleyman’ın kılıcı, Yakup Sultan’ın altın oymalı savaş başlığı, Uzun Hasan’ın savaş zırhı, Mevlana’nın divanı ve tarihi Kur’an örnekleri de yer alıyor. Eserlerin çoğunun Topkapı Müzesi başta olmak üzere, dünyaca ünlü sanat galeri olan Metropolitan Müzesi, State Harmitage Müzesi ve Louvre Müzesi’nden getirildiği sergide dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçiler bir çok nadide eseri bir arada görme fırsatını elde ediyor. Türk sanatının en gözde eserlerinin sergilendiği proje, şimdiye kadar Türk sanatı ve tarihi adına yapılmış en büyük etkinlik olma özelliği taşıyor.


600-1600 yılları arasında Türklerin sanatsal ve kültürel mirasına ışık tutan Londra’daki ‘Türkler, Bin Yıllık Yolculuk’ sergisi, Türklerin Müslümanlıktan önce geçirdiği dinsel evreleri de gözler önüne seriyor.


İNGİLİZ BASININDA SERGİ


Bin Yılın Yolculuğu, İngiliz basınında geniş yer buldu. 


Sergi haberine sanat sayfasının tümünü ayırarak en geniş biçimde yer veren The Daily Telegraph gazetesi, organizasyonu “daha önce hiç anlatılmamış son derece heyecanlı bir öykü” olarak niteledi.


Sergide yer alan eserlerin dünyanın en güzel ve nadir bulunan hazineleri arasında bulunduğunu belirten Telegraph yazarı Richard Dorment, “Türkler sergisinin Royal Academy’nin bugüne kadar yaptığı en büyük sergilerden biri olduğunu” vurguladı.


Yazar okurlarına, “Nasihatımı göz ardı etmeyin, bu olay yaratıcı sergiyi bir kez gezdikten sonra, tekrar gidin ve bir daha gezin” tavsiyesinde bulunurken, bu sergiyle sadece Türk tarihinin zengin hazinelerinin gösterilmesinin amaçlanmadığını, asıl amacın Türklerin tarihin derinliklerine ve Orta Asya’ya, geniş bir coğrafyaya yayılan kültürlerinin ortaya konulması olduğunu kaydetti.


Royal Academy’nin daha önce düzenlediği sergilerin tersine, bu serginin tarihin hiç açılmamış sayfalarını ortaya koyduğunu, ”anlatılmamış bir öyküyü anlattığını” vurgulayan yazar, birbirinden üstün eserlerin sergileniş biçimiyle de serginin bugüne kadarkilerin en iyisi olarak nitelenmeyi hak ettiğini bildirdi. Yazar, sergiyi “tarihi bir olay” olarak nitelendirdi.


Eserleri tek tek tanıtmaktan da kaçınmayan Telegraph yazarı, 1453’te İstanbul’un fethiyle ortaya çıkan Osmanlı eserlerinin “müthiş bir pastanın üzerine sürülen leziz bir krema gibi zenginleştiğini” vurguladı.
   
“TÜRK SANATI AKADEMİYİ İŞGAL ETTİ”    


The Independent gazetesinde çıkan bir başka haberde ise sergi, ”Muhteşem Türk sanatının Royal Academy of Arts’ı (Kraliyet Sanat Akademisi) işgali” olarak nitelendi.


Sergiyi 350 şaheserin bir araya getirildiği bir “bomba” olarak niteleyen Independent gazetesi, Türk tarihiyle ilgili bu serginin, Türklerin aslında nasıl Orta Asya’dan Balkanlar’a, Doğu Avrupa’ya kadar uzanan değişik ırkların oluşturduğu bir kültür ağı olduğunu ortaya koyduğunu yazdı.


Independent gazetesinin haberinde Türkleri bir araya getirenin konuşulan ortak dil olduğu belirtilirken, Türk kültürünün değişik ırklar gibi değişik dinleri de kucakladığı vurgulandı.


Haberde, serginin başta Türk hükümeti ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere pek çok bilim adamı ve sponsorların emeğiyle gerçekleştirildiği de hatırlatıldı. Bu arada gazetenin köşe yazarlarından Philip Hensher de sergiyi “kültürel zenginliği ortaya koyan değişik bir sergi” olarak niteledi. Hensher, sergiyi değerlendirmekten öteye geçerek, serginin neden organize edilmiş olabileceği yolundaki spekülasyonlar üzerinde durdu.
   

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.