En güneşli günümüz

En güneşli günümüz;
gözlerindeki ışığın
yine aynı şiddetle yanındaki bir çift gözün içine
90 derecelik açıyla girmesi olabilir…mi…ydi?
güneş kirpiklerinin arkasına gizlenmeseydi…belki…
Sonra şiddetli bir yağmur..

Pencereye vuran şekersiz kahve..
Odaya sinen büyük derin bir konuşmazlıkla
sustum ya öyle…
Daha giriş katında nefes nefese bırakan hüzün
yukarı çıksaydı kimbilir ne menem bir keder olurdu düşün…
Neyse gelmediği de iyi olmuştu,
kapı arkasında kalmalıydı çözümsüz her düğüm…
Çözülenler buyurdular,
gitgide biriken bir ömrün tozunu aldılar…
En güneşli günümüzdü;
nefes nefese bir merdiven boşluğunda
çıkma gayretindeki insanlar…
En az bir kez deneme cesareti..
Arkasından yağmur gelecek nasılsa…
Bilen bilir çalınmamış kapıların ağırlığını..
Yüzüne daha hızlı çarpar zaman…
Güneş…toprak..sevinç…sürgün…
ceza …hapis.. yoksulluk…zenginlik… ay.. martılar…
bir düşün..
Bütün bunlar.. bu anlam arayışı…
Haddini bilmez bozuk türkçenin içine hapsolabilir
ve köhneyebilir kelimeler çevrildikçe ağzında…
Hayal kurmayı beceremezse…konuşamazsa…
Cevapsız soru, sorusuz cevap ve niceleri…
Haydi canım şimdi yavaşça koy kederlerini yere…
Sen ki kabul ettin ölümün varlığını,
kazancın da başarının da mutluluğun da şimdidedir karşılığı…
Yine şimdi taşır en güzel dal zeytinini,
bir el uzanır ona,
bir el koparır,
bir el paylaşır.
Hiç de zahmetli olmayacak bil ki bu filmin bitişi…
En büyük tesellimiz
kendinden çoğu için yaşayanın,
kendinden çoğu için de öleceği..
En güneşli günümüz;
en soylu masallarımızdan çıkıp gelen kahramanımızın
nereye oturtulacağını bilememe telaşı..
Mesafesiz, kendiyle yalın, kendiyle yakın sükuneti..…
Güneşi 90 dereceyle gözüne yansıtan ışık
O kadar parlar ki ihtişamından
bu şiir de neyin nesi dersin utanırsın yazdığından.
Bizim filmimiz
mutlu sonlara çıkmak içindir…
Serpilirsin büyürsün tıpkı bir bebek gibi yeniden
gözlerin gördükçe.. kulağın duydukça…
baktıkça bakabildikçe…
Kapıyı çaldıkça, kapıya uzanan el oldukça,
doğal çıplak yakın oyunsuz
hiçbir yetimlik ve mazlumluk duygusu yaşamadan…
Kendinden çıkıp kendinden çoğuna da ulaşarak…
‘ne diyecektim’ lafına da dolandırıp yorulmadan…
‘Biz oraya geliyoruz’ diye yazdırdı rüyamdaki adam…
En güneşli günümüzdü
daha nereye gideceğini bilmeden
gitmeye hazır bir insafiyetle
kendini bırakıvermek umuda.
Yanlızca tek bir gerçekliğin yolu yok..tu..
gitmek için bir ata binmek gerekmiyor…du…
bazen bazı şeylerin bir nedeni olmuyor..du.
En güneşli günümüzdü…
Umut gitmenin kardeşi, gelmenin abisi, sevmenin teyzesi,
umut aşkın eşi, şefkatin annesi, güvenin babası…
Sevmediğimiz insan yok,
Sevdiklerimizin bize rastlayan yanlışları var…dı..
Yanlışları atınca
doğrularla başbaşa kalıverdik…
En güneşli günümüzdü…
üstelik yılın son ayı…

sibelbengu@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

6 + fourteen =