En uzun saatler

En uzun saatler

0
PAYLAŞ

Genelkurmay Harekât Başkanlığı için ‘Kurmay Kıdemli Albay’ unvanlı bir subay tarafından hazırlanmış ‘İrticayla Mücadele Eylem Planı’ adlı raporda, AKP ve Fethullah Gülen cemaatine yönelik bir dizi eylemin önceden ortaya çıkmasının, Ankara’da en uzun saatlerin başladığı anlamına geleceğini kimse aklından dahi geçirmezdi sanırım.

Birileri böyle bir andıçtan bahsetse“ aklından zoru var galiba“ denebilirdi.

Ama aksi yönde bir açıklama gelmedi.

Üstelik bir Ergenekon tutuklusunun ofisinde ele geçen kirli plan, soğuk savaş döneminden kalma stratejilerin de ötesinde önemli yaptırımları öngörüyor iken.
Biraz Hitler Almanyası öncesini andırıyorsa da…
Biraz da İttihat Terakki kıvamı entrikaları kapsama alanı içine alıyorsa da…

Genel Kurmay Başkanlığının bu son gelişme için çok süratli hareket etmesi gerektiğini yazdım…

Ama anladım ki gerçeğin ortaya çıkması için çok acele etmeye gerek yok.

Sağlıklı sonuca ulaşmak için soğukkanlı davranmak gerek.

Hata yapmadan sonuca ulaşmak gerek.

Demokratik kurallara zarar vermeden, sistemin temelini sarsmadan en azından büyük çalkantılara yol açmadan soruşturmanın bitirilmesi gerekir noktasındayız artık.

Büyük hatta vahim bir olayla karşı karşıyayız.

Üç uzun günü geride bıraktık.

İkinci gün Genel Kurmay Askeri Savcılığı devreye girdi.

Olayı ortaya çıkaran Taraf Gazetesi’ndeki belge ile ilgili yayınların durdurulması kararını verdi askeri savcılık.

Tartışılabilir…

Neler oldu bu üç uzun 24 saat içinde?

Kim, kiminle görüştü?

Genel Kurmayın tepe yönetimi ne türlü tezler ortaya koymak için kimlerle temasa geçtiler.

Kıdemli Kurmay albayla kimler görüştü.

Aslında tek kişilik askeri bir eylem hevesi değil bu.

Meşru bir iktidarı devirmek için zemin hazırlama, darbeye giden yolun açılmasını temin etme gibi kirli işleri bir kişinin becermesi nasıl mümkün olabilir.

Son üç ay içinde nasıl bır gelişme oldu?

Nasıl ve hangi kademeden bir kadro böyle bir planın hazırlanmasına öncülük etti?

Yüzlerce bilinmeyen var ortada.

Beri tarafta meşru, seçimle iktidara gelmiş bir Başbakan ve siyasi kadrosu var.

Meşru zeminde yasaları çıkaran bir TBMM var.

Başbakan ve sivil kurmayları son andıç olayına karşı acaba neler yaptılar bu son üç gün içinde.

Üç gün ve üç uzun 24 saat geride kaldı.

Ben, Pazar sabahı bunları yazarken hiç bir resmi açıklama yapılmamıştı.

Sadece Ankara değil, bana göre Türkiye’de son üç gündür nefeslerin tutularak geçirildiği bu zaman diliminde neler olduğu umarım gün ışığına çıkar.

Umarım karanlıkta hiç bir şey bırakılmaz.

Umarım böyle bir plan hazırlanmamıştır.

Umarım provakasyondur.

Artık böyle kir-pas içindeki planların, eylemlerin ve niyetlerin geride kaldığı gerçeğine inanmak istiyorum.

En uzun üç gün için “ meğerse rüya imiş“ demek isterdim.

Keşke rüya olsaydı…

Keşke…

BİR CEVAP BIRAK