ENDONEZYA… Cakarta’da Vali AHOK karşıtı gösterinin Türk  kazazedeleri!

Geçtiğimiz Ekim ve Kasım aylarında Jakarta iki büyük gösteriye sahne oldu. Özellikle 4 kasım tarihinde yapılan ikincisi, 17 bin ada’dan oluşan ülkenin her bir köşesinden gelen 100 bin katılımla şehirde hayatı adeta durdurdu. Bazı işyerleri ve okullar tatil edildi, halk zorunlu olmadıkça dışarıya çıkmaması ve özellikle gösteri yapılacak alandan uzak durması konusunda uyarıldı.

Bir çok asker ve polis gösteri alanında konuşlandırıldı.

Yakın demokrasi geçmişi tarihinde isyanlara ve bir çok katliama sahne olan Endonezya-Cakarta’da böyle bir yürüyüşe karşı olağanüstü önlemlerin alınmasının  elbette haklı gerekçeleri vardı  ve günün ilerleyen saatleri bunun ehemmiyetini gösterdi.

Nitekim en son 1998 yılında meydana gelen olan olaylarda bir çok Çin asıllı Endonez kadına tecavüz edilmiş, Endonezya’da ticaret hayatına hakim olan Çinli Endonezya’lı kısaca Çindo diye bilinen kesimin işyerleri yağma edilmişti. Kaçabilen ancak canını kurtarmış, şehirde yaşayan diplomatik personel ve yabancılar da eşyalarını arkalarında bırakarak tahliye edilmiş Singapur’a nakledilerek lüks otellerde konakladıktan sonra da ülkelerine dönüşleri sağlanmıştı.

Ülkeye daha sonra geri dönen ve işlerinin başına geçen Çindo’lar özlemle yurtlarına dönse de ne o travmayı ne de 1965-66 yıllarında yine çoğunluğu Çin azınlıktan oluşan ve darbe ile sonuçlanan 5 bin  Komunistin  kıyımının travmasını  hala atlatabilmiş değil. “Mazi kalplerinde acı bir yara”, zaman zaman kanıyor.  K.Maraş gibi, Sivas gibi ve birçok benzeri katliam gibi!

Çindoların azınlık olmaları nedeniyle bir çok dezavantajları var ki bunlardan birisi de politikanın  yasak olması. Bilinçli olarak politik hayata girmelerine engel olunmuş ve olunmakta. Herşeye rağmen iş hayatı, ticaret onlara emanet,  en çalışkan onlar karınca misali.

4 Kasım gösterisinin amacı öncekinde olduğu şimdiki Jakarta  Valisi  ve  2017 Şubat ayında yapılacak yeni seçimde aday olan  Hristiyan ve Çin’li azınlıktan  gelen Basuki Tjahaja  Purnama “Ahok’un” Kur’ana hakaret ettiği gerekçesiyle cezalandırılması istemiydi. Ahok bir seçim gezisi sırasında başka bir dinden olanların müslümanları yönetmemesi şeklinde yorumlara “sizi kandırıyorlar, Kutsal Kitap Kur’an da öyle bir yorum olamaz” demişti. Sözlerinin edit yapılarak sosyal medyaya aktarılmasının ardından hakkında ölüm fermanına kadar giden çağrılar yapılan  Ahok “Yanlış anlaşılan ve çarpıtılan sözleri” için  tüm müslümanlardan özür diledii ama nafile!

Herşeye karşın hem Çin hem de Hristiyan azınlıktan gelmekle,  hem de rüşvet ve yolsuzlukla verdiği mücadeleyle bir çok çevrenin işine gelmeyen Vali Ahok karşısında yapılan ve en ağır şekilde cezalandırılması isteyen kalabalığın  demokratik haklarını kullanarak gösteri yapılmasına engel olunmadı!

Gösteri  alanında neredeyse her bir göstericiye bir güvenlik görevlisi düşüyordu. 20 binden fazla polis, asker, sivil güvenliği sağlamak amacıyla alandaydı.

Cakarta’nın merkezindeki İstiklal Camisi’nde Cuma namazını müteakip  başlayan yürüyüş Başkanlık Sarayı’na kadar sürdü, aslında kısa bir mesafeydi. Resmi izne göre akşam 6’da havanın kararmasıyla sona ermesi gerekirken ermedi, gece yarısından sonra provakatör olduğu söylenen bazı gruplar azdı, özellikle Çin mahallesinde ortalığı birbirine kattı, gösteri alanında 2 polis arabasını yaktı!

O gün İstiklal camisine Cuma namazı için giden bir de Türk ekibi vardı! Namaz bitiminde bir anda etrafları Türkiye sever, müslüman  dindaşlar tarafında sarıldı, fotoğraflar cektirildi.

Sonrasında facebook gönderisi olarak paylaşıldı bu resimler ve “Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan bize destek olarak ekibini gönderdi “diye gururla sunuldu, çok beğeni aldı!

Resimleri facebook sayfasında paylaşan Said Anshar’ın herkese açık sayfasını geçerken uğradım ve   gönderilerine bir göz attım.  4.912 arkadaşı olan ve kendisini Msi Medis Suriah’da gazeteci olarak tanımlayan Anshar’ın 15 bin 500 gibi ciddi bir rakamda takipçisi olduğunu gördüm.

Endonezya sosyal medya, facebook ve twitter kullanımında en önde gelen ülke konumunda. Ayrıca interneti daha çok cep telefonunda kullanır, cazip4G  tarifeler sunan şebekeleri vardır.

Gazeteci Said Anshar’ın gönderisi kısa zamanda büyük ilgi görmüş ve Endonezya basınına yansımıştı. Ne de olsa Türk ekibindeki kişilerden birisi Büyükelçi Şander Gürbüz’ dü ve üstünde Türk Bayrağı dalgalanan  makam aracıyla İstikla Camisinin önündeydi!

Çok geçmeden Türkiye’nin Endonezya Büyükelçisi  Şander Gürbüz’den konuya ilişkin bir açıklama geldi ve Endonezya basınında yer aldı. İşin aslı öyle değildi! Tamamen bir yanlış anlaşılma ve saptırma vardı!

Türkiye’den Endonezya Savunma Kongesine gelen Savunma Bakan Yardımcısı Suat Alpay ile Büyükelçi Şander Gürbüz Facebook’da gösterildiği gibi Cuma değil Perşembe günü şehir turuna çıkmış, Monas Milli Anıtı’nı gezip ülkenin en büyük camisi ünlü İstiklal Camisi’ni ziyaret etmiş ve tam çıkarken Said ve arkadaşları Türk bayraklı resmi aracı görünce fotoğraf çektirmek istemiş Türk Ekibi de onları kırmamıştı! Olay bundan ibaretti!

Türkiye’nin Endonezya’nın iç işlerine karışmak, Vali Ahok’a karşı yürüyüşe katılıp destek vermek gibi bir durum kesinlikle söz konusu değildi.

Tecrübe ile sabittir ki Jakarta’da sokakta, müzede orda burada sizinle  fotoğraf çektirmek isteyen yerli halkla karşılaşmak olağandışı bir durum değildir. Bunun için yabancı ve beyaz olmak

(buradaki deyimle Bule) fazlasıyla yeterli bir sebeptir. Hele de resmi arabalı bir diplomatsa yakındaki bu fırsat hiç kaçırılmaz!

Ancak facebook  da saptırılmış bir gönderi bu işin sevimliliğini bırakmıyor!

4 Kasım Ahok karşıtı yürüyüşten ve facebook paylaşımından etkilenen tek Türk onlar değildi.

Uzun süredir Jakarta’da yaşayıp, iş sahibi olan, bir çok Endonezlı’ya istihdam imkanı sunmuş ayrıca  dini bütün bir müslüman olmakla birlikte dürüst Hristiyan Ahok’a çalışmalarından dolayı sempati duyan bir Türk Mustafa Mesin ‘idi diğer mağdur!

Mustafa’nın derdi ayrıydı! O yıllardır iş yaptığı ve iş yapabilmek için bir Endonezyalı ortağının olması zorunlu olan ülkede en son kendi kafasına uygun dürüst bir ortak  bulmuştu. Ortağı Cin asıllı Endonezyalı’ydı. O karanlık günde Mustafa Mesin’in ortağının Çin Mahalesinde olan işyerleri yakılıp, yıkılıp, yağmalandı. Ne yazıkki işin o kısmı  basında fazla yer almamış, yakma-yıkma  görüntüleri, gece 12 den sonra olanlar  yüzeysel olarak geçiştirilmişti.

Bu duruma üzülen Mustafa olayın videosunu facebook safyasında paylaşıp yapılanları eleştirdi.

Bunun üzerine sayfa arkadaşı olan Endonezyalı, Cemaat okulundan mezun, Türkçeyi iyi konuşan ve resmi heyetlere tercümanlık yapan bir şahsın ağır eleştirilerine hedef oldu O da yetmezmiş gibi kendi sayfasında Mustafa’yı takipçilerine şikayet ederek, açık açık  hedef gösterdi! Mesin’lerin şikayeti üzerine olaya facebook yönetimi el koydu da o şahsın facebook’dan kaydı tamamen silindi.

Daha olayların dumanı tüterken Vali Ahok soluğu Emniyette aldı, saatlerce sorgulandı, şahitler dinlendi ve dine hakaretten suçlu bulunarak yargılanmasına karar verildi! Başkan Jokowi’nin dediği gibi son söz yargının! Dava halkı açık olarak görülecek, TV kanalları aracılığı ile canlı yayında izlenebilecek. Polis kararı açıkladığında  Ahok taraftarları twitteri kilitledi, attıkları mesajlarla sonuna kadar Ahok’a destek olacaklarını belirtti.  Ahok adalete güvendiğini, yolundan dönmeyeceğini soyleyerek sevenlerini rahatlattı.Mahkeme sonuçlanana kadar bu konudaki tartışmalar bitecek gibi görünmüyor…

Diğer taraftan  düzenleneceği planlanan Vali Ahok  karşıtı yeni bir gösteri talebine Jakarta Polisi sıcak bakmadığını ve  izin verilmeyeceği açıklandı. Diğer taraftan yargılama sonucunu beklemek istemeyen  radikaller  Ahok’un kaçabileceği endişesi ile hemen hapse atılmasını talep etmekteler.

_____________

Gülseren Tozkoparan Jordan
Jakarta  17 Kasım 2016

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here